Hal ve gidişimiz üzerine neler söylenebilir.?
İsterseniz şöyle bir soru ile konuyu açmaya çalışalım.
Hayatınıza bugünlerde ne yön veriyor?
Herkes bu noktada kendine göre bir şeyler söyleyebilir.
Ben…
Hemen yanıtlayayım…
Kural tanımama…
Yani…
Şarkı sözlerinde dile getirildiği gibi…
“Boş vermişim ben bu dünyaya” …
Ne yaparsak yapalım kimseye laf anlatamıyoruz.
Bütün uyarılara karışın
Maske takmamakta ısrarlıyız.
Konya’da belediye başkanı duraklara kamera koydurmuş.
Başkan bu yolla maskesizleri uyarıyor.
Sesi duyan yurdum insanı…
Önce şaşkınlık geçiriyor.
Sonra sesin nereden geldiğini anlamaya çalışıyor.
Uyarıdan sonra cebinden çıkardığı ya da alnında süs olarak taşıdığı maskesini takmaya çalışıyor.
Sonra..
Eğer dolmuşta yanındakilerden uyarı almış ise…
Kendisine bu uyarıyı yapanlarla kavga etmeye başlıyor.
“Maske Kavgası” …
Koronalı günlerde tarihe geçecek türden bir kavga türü.
****
Yaşadığım süre içinde sakinliğine hiç şahit olmadım.
İnsan varsa sorun var.
Sorunların olması önemli değil.
Önemli olan çözümler…
Kişilerin/kurumların doğruları gerçeklerle ne kadar örtüşüyor.
Bütün mesele bu…!
Yaşadığımız zaman içinde en kötü olanı ne diye sorarsanız hemen söyleyeyim.
Belirsizlikler…
Bir yerde belirsizlik varsa orada sorun kendini hissettirecek demektir.
Neden mi?
Çünkü bu durum..
Kaygıları tetikliyor.
Yaşama dair fay hatlarını kendi kontrolünde çaresizliğe teslim ediyor.
Herkesin kendine göre bir doğrusu olması…
Yaşamı anlama çabasından başka bir şey değil.
Doğrular bu çabaya göre gerçeklik kazanıyor.
Ancak, herkesin doğrusu kendisine ait olunca…
Kim haklı /haksız sorusu ortada sürüncemeye kalıyor.
Hayatın kendisi aslında bu farklı anlamanın kavgasından başka bir şey değil.
Bu kavganın içinde herkes kendini haklı görüyor.
Maskesiz yaşamda diretme bunun en açık kanıtı olsa gerek.
Hayata boş vermişliğin yaşama kafa tutması gibi bir şey.
Şimdi…
Yine başa dönersek…
Kendimize şu soruyu soruyoruz.
“Hal ve gidişimiz nasıl?”
Bugünlerde…
İçinizde bu soruyu cesaretle yanıtlayabilecek kişi var mı?
