Gazete arşivlerine baktığınızda Karabük’e sahip çıkma noktasında dikkate değer yoğunlukta çok sayıda yazı karşınıza çıkar.
Bu durum kuşkusuz bu kentte yaşayan bizleri sevindirir.
Kente verdiğimiz değerin kanıtı olan bu yazıların her biri önemli bir konuya temas eder.
Ortak aklın bulunmasına yardımcı olurlar.
Farklı düşüncelerin ortaya çıkmasına, tartışılmasına ortam hazırlarlar.
Kente düşünsel açıdan bir dinamizm getirir…
Her şey buraya kadar çok güzeldir.
Ya sonrası…
Sonrasını sormayın.
Hem de hiç sormayın.
Neden…
O kadar yazılan ,çizilen, söylenen sözlere rağmen kentte iş üretimi noktasında yol almak mümkün olmaz.
Bunun nedeni nedir acaba diye insanın aklına bir soru takılır.
Herkes kendine düşeni yerine getirse, sorumluluklarının çerçevesinde iş yapmayı kafasına koysa ve bunları eyleme dönüştürse durum böyle mi olurdu acaba ?
Bizim gibi toplumlarda lider çok önemlidir.
Türk tarihinin genlerinde güçlü lidere bağlılık ve onun emirlerine göre hareket etme bir gerçekliktir.
Yönlendirici lider yoksa toplum ne yapacağını bilemez.
Hangi yöne gideceğine karar veremez.
Lidersizlik bizim gibi toplumlarda kararsızlık demektir.
Bu anlamda bugün için en önemli sorunumuz kent olarak sahiplenme noktasında bizim birleştirici bir güce sahip olamayışımızdır.
Kent için ortaya atılmış güzeli arayan o kadar yığınla düşence,arşivde tozlu rafların üzerinde duran gazete koleksiyonlarını süslemekten başka bir işe yaramamıştır.
Ne acı bir gerçek.
Söylenen sözler gerçekleşmiş olsa…
Karabük ihya olurdu.
Günümüzde sıkıntı yaratan birçok sorun daha önce çözümlenirdi.
Karabük’te yaşam kalitesi artardı.
Sosyo-ekonomik dengeler korunurdu.
Karabük bu anlamda pek çok fırsatı yitirmiş kent durumunda.
O nedenle…
Kentte bir keyifsizlik var.
Bunun nedenlerini ;birikmiş ,çözümü ertelenmiş sorunlarda aramak gerekir.
Karabük’te yön şimdilerde neyi gösteriyor.
Sizin cevabınızı bu köşeden duyuyor gibi oluyorum.
Evet…
Ne diyelim….!
Beklemekle günler tükenmez…
Haydi hayırlısı.
