Karabük’te bazı çevreler de Karabüklü ailelere diyeyim, birikmiş eleştiriler var. Bugün onları yazayım.
Karabük’te bir Demir Çelik Müzesi yok. Genç Cumhuriyetin Türkiye’de demir ve çeliğin temellerini attığı, ilk Türk Demirinin üretildiği , ülkeyi inşa eden, fabrikalar kuran fabrika olan KARDEMİR yıllardır bir demir çelik müzesi kuramamış iyi mi ?
Bu konuda gelen yorumlar bunun sorumluğunun büyüğünün Karabüklü yöneticilerde olduğunu söylüyor.
Bu yanlışsa, bu yanlış Karabüklü yöneticilere aittir,
Bu hataysa son dönemlerde dışarıdan gelen (Ömer Faruk Öz’ün – İsmail Demir’in – Alparslan Bayraktar’ın – Muhammed Ali Oflaz’ın…) Kardemir yöneticilerinin bunda hatası en azdır,
Yıllarca aynı aileler tarafından yönetildi Kardemir. Bu aileler ellerini değil gövdelerini taşın altına koydular ve bugünlere zorlu süreçlerden getirdiler fabrikayı. Emekleri büyük ve yadsınamaz. Orası ayrı… O konuda da söylenecek çok şey , çok övgü ve teşekkürlerimiz var.
Ama, BİLMEM KAÇ KAT MİSLİYLE DE EMEKLERİNİN, GAYRETLERİNİN, MÜCADELELERİNİN KARŞILIĞINI DA ALDILAR. Alacaklı değil verecekli hale çoktan geldiler de, onlar hep almaya alışkın olduğundan vermesini nereden bilecekler” diyorlar.
İsmail Demir’e Hak Veren Görüşler
Önceki yorum haber de yazdığım Kardemir önceki YKB Sayın Demir’in ‘Ne oldurmuşlar ne öldürmüşler’ açıklamasını haklı görenler var. O görüştekiler;
Karabüklü bir iki aile yıllarca yönetimdeydiler de peki neden bir Demir Çelik Müzesini Karabük’e gururla kazandırmadılar diye soruyorlar.
Kardemir bugün bir Türkiye şirketi ama kökü de , temeli de Karabük ve Karabüklülerdir. Hani olsaydı bir Demir Çelik Müzesi ve o demir çelik müzesinin içinde Kardemir’in temellerinin atılmasından tutun, 1 Liraya yöre halkına özelleştirme sürecinde yaşananlar, Karabük’lüleri fabrikayı ve Karabük’ü yaşatmak için verdikleri mücadelenin, Karabük’ün tek yürek oluşunun klas/kaliteli bir şekilde hazırlanmış BELGESELİ, ve dışarıdan her gelen Valisinden , Bakanına ve Karabük’te görev yapacak her kişiye ve özellikle KARDEMİR Yöneticileri yani DIŞARIDAN ŞEHRE GELEN HERKES ÖNCE BU MÜZEYE GÖTÜRÜLÜP BU BELGESEL İZLETİLSEYDİ, neredeeen nereye gelinmiş, ne mücadeleler verilmiş bir görselerdi onların da Karabük’e Karabüklülere bakışları daha bir farklı olurdu , deniliyor.
Hatta yeni nesilde Kardemir de çalışan işçiler ve aileleri de belli periyotlarla o müzeye götürülüp o belgeseli izleyerek, nasıl bir fabrika da hangi yolculuklardan geçmiş bir fabrika da çalışıyorlar görselerdi, onlar da işlerine daha bir dört elle daha disiplin içinde sarılmazlar mı, emeklerini – alınterlerini daha bilinçli bir şekilde akıtmazlar mı, diyorlar.
KARDEMİR’in bu bahsedilen gibi KARABÜK’ÜN TARİHSEL HAFIZASI OLACAK hem dışarıdan gelenlere, hem kardemir işçi ve ailelerine hem de genç kuşaklara aktarılacak, o günleri genç kuşaklara da hatırlatacak bir BELGESEL yaptıracak gücü mü yoktu, parası mı yoktu,
Karabüklü aileler yıllarca akıllarına bile getirmediler, onların aklı hep başka konulardaydı, diyorlar. Tabi bu eleştiriler sonrasında ama şimdi bu görevin Sayın Oflaz’da olduğunu ifade ediyorlar.
Sayın Oflaz döneminde Karabüklülerin on yıllardır yapmadıkları MÜZEYİ DE BAHSEDİLEN kaliteli BELGESELİ de yaptıracaktır. Bu MÜZE Sayın Oflaz döneminde kazandırıldı diye 50 yıl sonra – 100 yıl sonra bile adından hayırla bahsedilecektir, diyorlar.
***
Japon Şok Testi Anlatılıyor
Japonya da İkinci Dünya Savaşının sonlarında 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombasının eğitimlerinde hala kullanıldığını ifade ederek şunu anlatıyorlar.
Japonya’da Şok Test denilen bir uygulama var. Japonya öğrencileri eğitimin başlarında alıp önce hızlı trenlere bindiriyorlar, robotlarla çalışan dev fabrikalara götürüyorlar, yüksek teknolojiyi gösteriyorlar ve öğrencilere dönüp ‘İşte bun üstün teknolojiyi sizin atalarınız yaptı. Eğer siz daha çok çalışırsanız daha hızlı giden ulaşım araçları yapar, daha üstün teknoloji meydana getirir, daha modern fabrikalar kurarsınız, derlermiş.
Sonra aynı öğrencileri Hiroşima ve Nagazaki’ye götürüp düşmanın harap ettiği bölgeleri gezdirir ve bu defa: Bakın, eğer siz birlik beraberlik içinde çalışmazsanız, işte düşmanlar sizin ülkenizi yakar, yıkar, bu hale getirirler. Ama birlik beraberlik içinde çalışırsanız, güçlü olursunuz, düşmanlarınız size saldırmaya cesaret edemezler. Artık birlik beraberlik içinde çalışmak ve çalışmamak konusunda kararınızı siz verin.’ Derlermiş.
Daha eğitim hayatlarının başında böylesi bir yerli –milli ruh yüklerlermiş.
İşte bu Karabüklülük ruhu, bu müze ve belgesel ile sağlanabilir. Bu konu da sayın Oflaz’dan umutluyuz, o yapsın Karabüklüler de izlesin, diyorlar.
Karabüklüler Ne Oldurdu Ne Öldürdü Görüşlerine Devam…
Karabükte bazı çevrelerin gerçekten birikmiş eleştirileri var. Sayın Demir ‘Ne oldurmuşlar ne öldürmüşler, derken doğru söylüyordu diyenler, Sayın Demir döneminde işletmesi Belediyeye verilen Havuzlu Bahçe örneğini veriyorlar.
Yani bırakın Karabüklülerin demir çelik müzesi yapmak gibi bir ufuklarının – vizyonlarının olmadığını, Yenişehir Bölgesindeki vaktiyle Türkiye’nin gıptayla takip ettiği tesisleri on yıllarca çürüttüler adeta yok ettiler de dışarıdan gelen Sayın Demir döneminde örneğin Havuzlu Bahçe, Karabük Belediyesinin işletmesine verildi de on yıllar sonra yaşamaya başladı.
Kaldı ki bu işleme ŞERH düşen Karabüklü değil miydi ? Karabüklülere rağmen şerhe rağmen verilmedi mi ? Eski Yenişehir açık sineması da öyle , yakında orası da hizmete girecek. Var olanı çürüttüler kendileri ihya olurken umurlarında oldu mu ,diyorlar.
Gerçekten bazı çevrelerin birikmiş eleştirileri var.
Sen Karabüklü dediklerini genel olarak hep savunageliyorsun ama bak bir vakit gelir sen de görürsün bunların birileriyle işleri kalmasın telefonlarını açmazlar, bir konu da arayacağın tutar işleri varsa birinci çalma da o telefon açılır, işleri yoksa istediğin kadar ara ne açarlar ne de geri dönerler, bunları çook kişiler yaşamıştır Karabük’te ? Kendilerinden başkasını, kendi çıkarlarından başka bir şeyi düşünmeyenler Karabüklü olsa ne olur, olmasa ne olur, diyorlar…
Sayın Demir çok haklı kendileri uçtular gittiler, ihya oldular. KARDEMİR ZARAR EDERKEN KENDİ ŞİRKETLERİ KAR REKORLARI KIRDI ama Kardemir’i ‘ne oldurdular, ne öldürdüler’ Yenişehir’deki tesisleri zaten öldürdüler Demir, az bile demiş, diyorlar.
Yani bir kesim de farklı bir bakış açısı var. Birikmiş eleştiriler var. O kesimden gelen görüşlerin bir kısmını yazdım. Aslında daha sert eleştiriler de yapıyorlar. Onu da söyleyeyim de daha sert, daha yüksek eleştiriler de var…


