Reklam
Reklam
83
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Karabük’te Yeni Yaşam Alanı

Millet Bahçesi 4 Temmuz’da açılacak.

Tasarruf tedbirleri çıktığında  aslında kalıyordu orası, yapımı erteleniyordu.

% 30-40 civarlarındaydı yapım çünkü ve tasarruf tedbirlerinde %75’i bitmemiş yapımların durdurulması kararı vardı.

Ve yapım kısa bir süre durdurulmuştu.

Özellikle Milletvekili Cem Şahin’in ilgili firmayla yaptığı  görüşmeler sonucunda yapım tekrar  devam etti.

Tasarruf tedbirleri Sayın Şahin’in gayretleriyle aşıldı

Zamanında açılamadı ve gecikme oldu ama yarım kalmadı ve 4 Temmuz’da  vatandaşların hizmetine girecek.

Karabük Millet Bahçesi Kent Meydanı iken çok eleştiri alıyordu.

Beton yuvası falan deniliyordu.

Yeşillik yok, taş meydan deniliyordu.

Şimdi Millet Bahçesiyle  o eleştiriler ortadan kalkacaktır.

Karabük’ün yeni bir yaşam alanı ve cazibe merkezi olacak

Emeği geçenlere teşekkür ederiz.

Sayın Şahin’e teşekkür ederiz.

***

Dondurulan Sözleşmeler Rafa Kalktı. Karabük Esnafı “1 Nisan Şakası” Gibi Kararla Ortada Kaldı!

Millet Bahçesi Karabük’ün yüzünü, çehresini, sosyal hayatını olumlu etkileyecek değerli bir proje.

Ama  bir sorun var  orada. Pek görünmüyor belki ama orası Kent Meydanı iken 6 işletmeci – esnaf vardı orada. Onlar şu an mağdur olduklarını ve ortada kaldıklarını söylüyorlar.

İşimiz – aşımız oradaydı ve oradan evlerimize ekmek götürüyorduk. Belediye ile de kapı gibi sözleşmelerimiz vardı.

2023 yılında Millet Bahçesi yapımı için  ekmek teknelerimizi boşalttık. Önceki Belediye Başkanı Rafet Vergili döneminde sözleşmelerimiz donduruldu.

Yani “Millet Bahçesi bittiğinde, sözleşmeniz kaldığı yerden devam edecek.” denildi, hak kaybı yaşamayacaktık.

Ancak  1 Nisan 2026’da Karabük Belediyesi Meclisi’nden adeta “Nisan 1 Şakası” gibi bir karar çıktı. Alınan kararla, bize  verilen o sözler, imzalanan o protokoller  yeni dönemde bir kalemde silindi, dondurulan sözleşmeler iptal edildi. Gerekçe olarak  “Hukuken ve fiilen mümkün değil, rayiç bedelle yeniden ihaleye çıkılacak…” denildi. Biz ortada kalakaldık diyorlar.

“Evini, Arabasını Satan Var; Depodaki Mallar Çürüdü!”

Kamu yararı, rekabet ilkeleri, güncel piyasa koşulları…

Kağıt üstünde bu kelimeler kulağa çok doğru, çok nizami gelebilir. Kimse belediyeye “kamu malı zarara uğratılsın” demiyor zaten diyerek şunları söylüyorlar.

“2023’ten beri işsiziz. Aramızda günlük hayatını döndürebilmek için evini, arabasını satan, banka kredileri altında ezilen arkadaşlarımız var. Depolara kaldırdığımız malzemelerimiz çürüdü. Biz belediyeye ‘bize bedava dükkan verin’ ya da ‘eski fiyattan oturalım’ demedik ki! ‘Günün şartları neyse güncelleyin, kiramızı ödeyelim ama bizi ekmeğimizden etmeyin’ dedik. Yeni başkanımız bize ‘mağdur etmeyeceğiz’ diye söz vermişti. Şimdi hem işsiz kaldık hem ortada bırakıldık. Mecburen adalete sığındık, dava açtık.”

Tertemiz Çözmek Varken, Bu Mahkeme Kapıları Neden?

O esnaflar,  Millet Bahçesi’nde tam 15 yeni dükkan yapıldığını ve  eski esnaf sayısı  olarak sadece 6 esnaf olduklarını belirterek,

Yönetim vizyonu ve “insan odaklı belediyecilik” tam da burada devreye girmeli değil miydi? Biz 6 esnafa, güncel piyasa değerinden yeni dükkanlar tahsis edilemez miydi?

En azından dondurulan sözleşmelerinin kalan süreleri bitene kadar  güncellenecek rakamdan oraları işletmemize izin verilemez miydi?

Sözleşme süremiz  bittiğinde yine canınızın istediği gibi ihaleyi açardınız.

Böyle bir formül uygulansaydı;  Karabük’ün öz evladı olan  biz esnaflar mağdur olmazdık,

Ne belediye kamu zararına uğrardı,

Ne de konu mahkeme koridorlarına taşınır, kurumsal güven zedelenirdi.

Buna engel olan şey neydi, yoksa “biz geldik, eski sözler bitti” anlayışı mı? diyorlar.

Devletin Sözü Yarı Yolda Bırakmaz Görüşü

Belediyelerin  sadece taştan, duvardan, parktan ibaret kurumlar olmadığını belirten esnaflar; belediyeler şehrin anasıdır, babasıdır, güvencesidir. Belediye Başkanı  “Şehrül-emin”dir. Şehri ve içinde yaşayanları emanet bilir,

Makamda oturan isimler değişebilir ama devletin, kurumun esnafına verdiği söz baki kalmalıdır.

Biz adeta kapı dışarı edildik, ortada bırakıldık. Ekmek teknelerimizin temiz bir formülle karşılıklı yarar  gözetilerek  sözleşmeden doğan haklarımız  verilmeliydi.

Şehri güzelleştirmek için birçok  çalışmaya imza atan, ‘Şehri imar, gönülleri ihya’ mottosu olan başkanımız bizim kırılan gönlümüzü,  yok olan ekmek teknemizi, mahkeme sonucunu beklemeden çözmesini isteriz. Haklı bir isyanımız var, adalet elbet yerini bulacaktır ama dileriz ki Başkanımız bir daha bu kararı gözden geçirir ve mağduriyetimizi ortadan kaldırır. Gönlümüzü de  ihya eder inşallah, diyorlar.

***

Karabük’ün Öz Evladı Yuvaya Döndü!

Demir-çelik sektörünün devlerinden KARDEMİR’in bağlı ortaklığı KARDÖKMAK A.Ş.’de genel müdürlük koltuğu, sektörün deneyimli ismi Metalurji Mühendisi  Karabüklü Sabri Kılıç’a emanet edildi. Kariyerine ilk adımı attığı KARDEMİR’e bu kez en üst düzey yönetici olarak dönen Kılıç, 26 yıllık  tecrübesini KARDÖKMAK’ın geleceği için sahaya yansıtacak.

Karabük İçin Gurur Kaynağı

Bu atamanın en dikkat çekici ve kentte heyecan yaratan boyutu ise Sabri Kılıç’ın Karabüklü olması. 1976 yılında Karabük’te doğan, şehrin sokaklarında büyüyüp İTÜ Metalurji Mühendisliği gibi prestijli bir okuldan mezun olan Kılıç’ın göreve gelişi, Karabük kamuoyunda büyük bir memnuniyet ve olumlu yankı uyandırdı. Şehrin bağrından çıkan bir değerin, yine bu toprakların en önemli sanayi kalesine liderlik edecek olması, hem yerel aidiyet duygusunu pekiştiriyor hem de “şehrin kaderini yine o şehri en iyi bilenler yönetmeli” fikrini doğruluyor.

Sektörde Çeyrek Asırlık Başarı Hikayesi

İsdemir ve Erdemir Mühendislik gibi dev kurumlarda başmühendislikten genel müdür yardımcılığına kadar her kademede kritik görevler üstlenen Kılıç, adeta sektörün mutfağından geliyor. KARDEMİR’deki İşletmeler Genel Müdür Yardımcılığı görevinin ardından, yalnızca 6 ay gibi kısa bir sürede KARDÖKMAK’ın başına geçmesi de onun vizyoner yapısının ve operasyonel başarısının en net kanıtı.

Sonuç olarak; Sabri Kılıç’ın  yöneticilik birikimi, KARDÖKMAK’ın teknolojik dönüşüm ve yeni yatırım hedeflerine güçlü bir ivme kazandıracaktır. Ancak bundan da öte; Karabüklü bir liderin yuvaya dönüşü, fabrikaya ve şehre bambaşka bir sinerji ve motivasyon katacaktır,  vesselam.