Karabük’ün zaafı ne?
Mühim bir soru?
Peki böyle bir soruya şimdiye değin kimler kafa yorarak cevap aramaya çalışmıştır.
Sanırım pek az kişi…
Çünkü günlük çıkarlarımız geleceği pek adam yerine koymaz.
O nedenle de öngörüsüzlük perdesi gözlerimize set çeker.
Düşünce ufkumuzu sise boğar.
Bu sebepten…
Önümüzü göremez oluruz.
Şimdi…
Gelelim zafiyet yaşadığımız konulara…
Bir kere…
Her alanda çeşitliliği elde edememek.
Tek sektöre bağlı kalmak.
O’nun etrafında dönüp durmak.
Farklılık oluşturamamak.
Sonra…
Yetişmiş insan ve beyin gücü kaybı.
Bence en önemli eksikliğimiz bu…
Dünkü yazımda belirttiğim gibi…
İnsana değer vermemeyi de buna eklemek gerek.
Bakın Karabük’ün entelektüel çizgilerine…
Renklilik var mı?
Çeşitliliğin bu alanda azaldığını görürsünüz.
Var olanların da bir uyum içinde olmaması büyük handikaptır.
Bu husus bir kent için çok büyük bir noksanlıktır.
Kentte yaşayanların zaman zaman birbiriyle yok yere sürtüşmesi bu nedenledir.
Kent vizyonunun belirlenmesini engellemektedir.
…………………………………………………………
Bir kente ne değer katabilir?
Tabii ki ekonomik güç.
Bu olmadan refah olmaz.
Mutluluk olmaz.
Kaynaşma olmaz.
Gördüğümüz tablo şudur:
Alt ve üst sınıflar arasındaki uçurum giderek açılmaktadır.
Bu da toplumda istenilmeyen tutum ve davranışları tetiklemektedir.
Karabük’ün taşeronlaşan bir işçi kent olma hususunda at başı gitmesi var olan dengeleri alt üst edici bir özellik taşımaktadır.
Kim ne derse dersin.
Dengeler bozulmaktadır.
Bu da bizleri tedirgin yapmaktadır.
Kentin bu noktada sorunlu yapısı bizlerin soluk almasını güçleştirmektedir.
……………………………..
Dahası….
İnsanların mutsuzluğu yüzünden okunmaktadır.
Paranın yeniden üretime konu olmaması,geleceğin inşaat sektöründe yaşanan gelişmelere göre planlanması işleri güçleştirmektedir.
Üzerimizdeki sis bulutlarını daha da ağırlaştırmaktadır.
Peki bu zaafları nasıl ortadan kaldırabiliriz?
Ortak aklı işlevsel kılarak…
Yeter mi?
Hayır?
Kente yakışan güçlü lobiler oluşturarak…
Bunu da kim yapabilir?
Elbette sivil toplum kuruluşları…
Onların da arada sırada seslerinin çıkması maalesef kente bir mevcudiyet/vizyon kazandırmaktan uzaktır…
Eeee…
Öyleyse…
Fazla söze hacet yok.
Zaafiyet ortada…
Yapılacak şey…
Genetiğimizdeki olumsuzluklardan kurtulmaktır..

