Kartaltepe TOKİ 280 Konutun teslimine başlandı ve tamamının tesliminin15 Aralık’ta sona ereceği açıklandı..
Biraz gecikti bu süreç ancak gelinen nokta da hak sahipleri yuvalarına kavuşmaya başladı.
Süreçte emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Karabük böylesine mutlu haberlerle yazılmayı hak ediyor. Yeni yuvalarına kavuşacak olanlara; sağlıklı, hayırlı, mutlu yaşamlar dileriz.
***
Yine hafta başında; AK Parti Karabük Milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç ile İl Başkanı Ferhat Salt, Yenice’ye bağlı Tır Köyü’nde yapımı sona yaklaşan TOKİ Afet Konutları’nda incelemelerde bulunmuşlardı.
Sel afetinin ardından başlatılan projede 5 bloktan oluşan 40 konutun yapımı büyük ölçüde tamamlandı. Heyet, çalışmaların planlandığı şekilde ilerlediğini belirterek konutların kısa sürede teslim edilmesi için süreci yakından takip ettiklerini ifade etti.
Uyum içinde yapılan bu çalışmalar Karabük ve ilçelerinin sorunlarının hızlı şekilde çözümüne katkı veriyor.
Mutlu Karabük, sorunlarının hızlıca çözüldüğü bir Karabük görmek, her Karabüklüyü de sevindiriyor.
Not: Karabük protokolünün yanı sıra bir de “Karabük’ün damadıyım” diyen Eniştemiz Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Bakan Sayın Murat Kurum’un yakın ilgisi var Karabük’e sağolsunlar.
‘Karabüksel Dönüşüm’ dediğimiz kuruluş mahallelerinin, bugün adeta risk alanları haline gelen mahallelerimizdeki 70-80 yıllık yapıların 1. Derece deprem yönetmeliğine uygun- güvenli evlere kavuşturulması için ivedi bir şekilde düğmeye basılması için geç kalınmamalı. Sayın Kurum’un Karabük’e olumlu yaklaşımı gecikmeksizin Karabüksel Dönüşümü başlatmalı…
***
KARDEMİR’de Karabük’lülere Öncelik Verilecek
Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz, yerel basınla bir program yaptı bildiğiniz gibi.
Basın toplantısının soru cevap bölümünde , Karabük’lü gençlerin Kardemir’de işe giremedikleri için ERDEMİR’e gittiklerinin konuşulduğunu, bazı üst düzey yöneticilerinin kendi memleketlerinden işçi alımı yapıldığı iddialarının bir dönem gündem de yer tuttuğunu hatırlatarak, KARDEMİR’in 2026 yılında alabileceği işçilerin Karabüklü olmaları gerektiği , Karabük’te ikamet şartı aranması gerektiği yönünde kamuoyunda güçlü bir talebin olduğunu ve bölge insanını da dışlamadan %70’e %30 – %80’e / %20 gibi bir dengenin en azından kurulması gerektiğini ifade ederek bu konudaki görüşlerini sordum. Sayın Oflaz’a.
Sayın Oflaz, sıcak bir yaklaşım gösterdi. İşçi alımlarında Karabük’ü önceleyen bölgeyi de işin içine katan bir anlayış ile işe alımlarım yapılacağını ifade etti.
Karabük’te ikamet şartı bence çok önemli. Kamuoyunda bu talebin artık sadece bir beklenti değil, haklı bir sosyal adalet isteği olduğu açık.
100 işçi alınacaksa en az %70–80’i Karabük’te ikamet edenlerden, geri kalanı ise Zonguldak, Kastamonu, Bartın gibi bölgemizden olabilir. Bölgeyi kendimizden ayrı görmüyoruz. Böylece hem Karabük mağdur edilmez hem de bölge insanı dışlanmamış olur.
Böylece aynı zamanda dışarıdan hiçbir bağlantısı olmayan, Karabük’le bağı bulunmayan kişilerin gelişi iddialarıyla geçmişte oluşan kırgınlık ve adaletsizlik hissi ortadan kaldırılmış olur. Çünkü Kardemir, Karabük için sadece bir fabrika değil; şehrin ruhu, geçmişi ve geleceği.
Sayın Oflaz’da böylesi bir yönteme sıcak bakıyor. İşe alımlar da Karabüklülerin önceleneceğini ifade etti. Bence Karabük’ten- Karabüklüden yana umut verici çok önemli bir irade beyanı- niyet beyanı ortaya koydu verdiği cevapta.
***
Kurumsal İletişimsizlikte İkinci Perde
KARDEMİR Basın toplantısında yönelttiğim soruların videosu ya da deşifresinin tarafıma gönderilip gönderilmeyeceği konusunda Kardemir Kurumsal İletişim ile WhatsApp üzerinden yaptığım yazışmaların ilki, üç gün boyunca cevaplanmamıştı. Onu yazmıştım…
Hadi arada cumartesi–pazarın olması bir mazeret olarak kabul edilebilir… Ancak pazartesi günü 13:51’de yazım yayınlandıktan yaklaşık yirmi dakika sonra dönüş yapılması doğrusu düşündürücüydü.
Oradakiler de memur bir yer de farkındayım. Onay bekler; onay alırsa talebi karşılar, onay alamazsa talebin onaylanmadığını bildirir. Konu bir sonuç bildirmemiş olmaları. Şahıslara – kişiliklere asla bir eleştirim olmaz. Ben durum eleştirisi yapıyorum sadece, umarım bu anlaşılıyordur.
Hafta sonunu ayırdık diyelim; Pazartesi işbaşı yapıldığından yazı yayınlanıncaya kadar geçen yaklaşık 5 saatte onayın beklendiği cevabı verilebilirdi pekala. Yazıdan sonra verildi, o cevap. Ama sonrasında yeni bir bilgilendirme de yapılmadı, bu kadar basit bir süreç(onay verildi, verilmedi) ucu açık bırakıldı adeta.
Ben de Perşembe’ye kadar bekledim ve hala bir cevap gelmeyince Perşembe saat 13.36 da tekrar Kardemir Kurumsal İletişim WhatsApp hattına mesaj atarak sürecin hangi aşamada olduğunu gün içinde bu konu da olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmesini rica ettiğimi yazdım.
Ancak Perşembe günü 13:36 da yazdığım bu mesajıma, bu yazıyı hazırladığım bu ana kadar olumlu ya da olumsuz hiçbir yanıt verilmedi.
Aslında daha da vahimi şu:
Yıllardır çift mavi tik sistemi açık olan bu kurumsal hatta gönderdiğim mesaja, görüldü bile yapılmamış, (çift mavi tık sistemini değiştirmedilerse – ki bir kurumsala çift mavi tık sistemini kapatmak yakışmaz bence-) yani 3 günün sonunda ve hala okunmamış görünüyor.
Bakınız şahıslara , şahısların özel numaralarına değil, Kardemir’in resmi kurumsal hattına gönderilen bir mesajdan bahsediyorum. Kişisel iletişimsizlik değil ve de kişisel veri değil paylaştığım yani. Doğrudan Kurumsal İletişim’in iletişim kurmaması gibi bir tablo söz konusu ama.
Benim açımdan bir açıdan sorun değil; gazetecilikte bu tür aksaklıklar olur, olur da aşılır.
Fakat mesele kişiler arası bir gecikme değil, Kardemir’in kurumsal itibarına yansıyan olumsuzluk meselesi.
Çünkü basının sorusuna yanıt verilmemesi, hatta mesajın açılmamış görünmesi, dışarıdan bakıldığında şu soruyu gündeme getiriyor:
“Kardemir’de Kurumsal İletişim gerçekten iletişim kurmak için mi var, yoksa mesajın bile görülmediği bir ciddiyetsizlik mi yaşanıyor?”
Bu durumun zararını ben görmüyorum; tam tersine, Kardemir görüyor bence.
Şirketin kamuoyu ile bağını, şeffaflık algısını ve kurumsal güvenini zedeleyen bir tutum bu.
Kaldı ki Kardemir gibi Türkiye’nin köklü bir sanayi devi, iletişimde “görüldü bile yapılmayan” bir yaklaşımı hak etmiyor.
Kurumsallık, sadece devasa tesislerde değil; bazen bir mesajın zamanında açılmasında, bir gazetecinin sorusuna gecikmeden dönülmesinde kendini gösterir.
Kısacası mesele benim mesajım değil;
Mesele Kardemir’in imajı. (Kişisel sorun değil yani, kurumsal sorun.)
Ve bu imaja zarar veren, maalesef iletişimsizlikten doğan bu tablo orta da duruyor. Ne diyeyim, hayırlara vesile olsun inşallah.


