Safranbolu ve Eskipazar’ın tarihsel ve kültürel zenginlikleri göz önünde tutulduğunda
Karabük…
Turizmde marka kent olma noktasında…
Acaba geleceğini daha refah kılabilir mi?
Karabük gibi sanayi kültürüne odaklanmış kentlerde bu kolay kabullenebilecek bir durum olmasa gerek.
Hatta bazılarınca dikkate alınmayacak öneri olarak bile görülebilir.!
Devletçi ekonomik genden gelen Karabük’te her şeyi devletten bekleme gibi bir hastalık var.
Bu noktada girişimcilik konusunda gerçekten eğitilmeye ve cesaretlendirilmeye ihtiyacımız olduğu bir gerçek.
Nedir o tarihsel gerçek…
Devlet yatırımı varsa Karabük vardır.
………………………………………
Kardemir AŞ’nin kurulmasıyla 1995 yılında “Devletçi Karabük” tarihe karıştı.
Karabük “işçi” iken” emekli” şehri oldu.
Yeni bir süreç başladı.
Bu sürecin en güzel tanımı bana göre…
“Kendine yetme” dönemidir.
…………………………………
Karabük’ün kuruluşundan beri dinamik unsurunun temeli olan devlet yatırımları ve onun açtığı yolda yatırım cesareti gösterebilen özel teşebbüsçülük.
Haddehanelerin kurulması bunun en güzel örneğidir.
Bugün Karabük ,kent olarak demir-çelik dışında yeni bir sektöre yönelememenin sıkıntılarını yaşamaktedir.
Bunu aşmak için düşünce üretmeye çalıştığımız bir ortamda Karabük’ü turizm alanında markalaştırmaya çalışmak ,konuya nesne oluşturabilecek kültürel zenginliklerimizi yeniden tanımlamak gerekiyor.
Geçmişte özellikle…
Karabük eski valisi İzzettin Küçük’ün turizmde markalaşamaya yönelik yaptığı açıklamalar ve bu konuda yayınlara yapılan destekler ufuk açıcı idi.
Yol göstericiydi.
Karabük’ün turizm potansiyel gücünü kaynaklarını Safranbolu dışında değerlendirmeye çalışırsak Eskipazar/Hadrianauopolis antik şehri çok önemsenmesi gereken mekan konumundadır.
Roma İmparatorluğu döneminde kurulmuş bir yerleşim alanı.
Saray ,hamam ve kilise harabeleri,kütüphane,sığınak,su kanalları,saray merdivenlerine ve mahzenlere rastlanmaktadır.
Ayrıca, Anadolu’da birçok yerde aranan ve bir türlü bulunamayan VII. Kleopatra yazıtının burada bulunması herkesi hayrete düşürecek bir zenginliktir.
Çok sayıda cam kullanılarak hazırlanmış tiyatro biletleri sosyal hayatın canlılığına işaret eder.
Evet birçok açıdan yoruma açık ,içinde farklılıkları gizleyen Hadrianaoupolis kenti keşfedilmeyi ve tanımlanmayı bekleyen değerleriyle günümüz insanının ilgi odağında antik bir kent özelliği olarak dikkat çekmektedir.
Kentin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte MÖ.64-MÖ.37 yılları arasında olduğu sanılmaktadır.
Bütün bu anlatımlara karşın hala burada yanıtını bulamamış bir soru var?
Roma’nın Eskipazar’ı neden bir yerleşim merkezi olarak seçtiği meselesi…
Eskipazar bir termal merkez.
Bu termal merkezin bir ayağı konumundaki Akkaya Hamamı atıl durumda girişimcisini bekliyor.
Oysa burası Roma /Bizans döneminde halka açık bir şifa merkezi idi.
Eskipazar’da buna benzer birçok termal kaynak var…
O kadar var ki…
Belki de koskoca kent,sıcak su ile alttan ısıtılıyordu.
Bu tekniğin 6. ,7. ve 8. yüzyıllarda konutlar/yapılar için kullanıldığını düşünün bir kere…
O zamanlar için çok ileri bir teknoloji….
Kaloriferin olmadığı bir çağda Hadrian’ın kentinde insanlar bu özellikleriyle belki de böbürleniyorlardı.
Temiz olma ve temizlik de bu insanların övündükleri diğer bir hususu oluşturuyordu…
Hamamlar boşuna mı yapıldı.?
……………………………………………..
VIII.yüzyılda bölgeye yoğunlaşan Arap-İslam akınları neticesinde Hadrian’ın kenti Bizanslılar tarafından terk edildi…
Bir daha da kullanılmadı…
Bu termal teknolojisi de böylece tarihe karışmış oldu…
……………………………………….
Şimdi buradan sormak gerekir.?
Hadrianaupolis Antik kentinin turizme kazandırılması ve bu sürece Deresemail köyündeki Kimestene Asar tepe’nin eklenmesi aktiviteye hız kazandırmaz mı?
Bu arada bizim Keltepe’yi’de unutmamak gerekir.
Önemli Kayak merkezi …
Aynı zamanda….
Dağcılar için trakking/dağ tırmanışı yapabilecek bir etkinliği turizm adına hizmete sokabiliriz…
Hiç de fena olmaz değil mi?
