Reklam
Reklam
214
0

KENTİN RUH HALİ…!

Bir kentin ruh hali olur mu?
Tabii ki olur…
Çünkü kentler içindeki varlıklarıyla canlıdır.
Kentlere hayat veren en önemli varlıklar insanlardır.
İnsanların ruh hali bir anlamda kentlerin ruh halini yansıtır.
Yani…
Kentler insanların aynasıdır.
İnsanları gözlemleyerek kentin bir çok özelliğini kavrayabiliriz.

Karabük’ün bugünkü ruh halini tespit etmekte yarar görüyoruz.
Bu noktada ilk tespitimiz şu…
Bu ruh halinin geçmişle hiçbir bağlantısı kalmamış durumda.
Tarihsel ortamın sürekli değişmesi bunda en büyük etkeni oluşturuyor.
İnsanlar şimdilerde geleceklerini farklı beklentiler üzerine kuruyorlar.
Gençlerde bu durum daha belirgin biçimde görülüyor.
Bu geçmişte kentimizde hiç görülmemiş bir durum.

Ruh hallerini etkileyen en önemli husus; toplum olarak üretici durumdan tüketici duruma düşürülmemiz.
Geçmişe baktığınızda Karabük üretici bir kenti idi.
İşçi ve emekçi olmak büyük bir meziyetti.
Fabrikada işçi olmak önemli bir statü kazanmak gibi bir şeydi.
Küreselleşen dünya ,neo- liberalizmle birlikte Karabük değişime uğradı.
Karabük artık emekçi ve değer üreten bir kent değil.
Eskiden 40 haddehane çalışırdı.
Şimdi 4-5 tanesi ancak çalışabiliyor.
Bu haliyle Karabük sürekli tüketen ve gerileyen bir kent görüntüsü sergiliyor.
Böyle bir ortamda ruh hali kenti moral ve motivasyon açısından etkisizleştiriyor.
Bu çok önemsenmesi gereken bir durumdur.

İnsanlar önce köyden çeşitli bahanelerle kente göç ettirildiler.
Bunun sonucunda ilk önce köylerde üretim durdu.
Kente göç eden insanlar,yaşamak için iş bulmak zorundaydılar.
En düşük ücretle buldukları işlerde şöyle ya da böyle çalışmaya başladılar.
Karın tokluğu onlar için kente uyum göstermenin en büyük mükafatı idi.
Bir süre sonra istihdamda doygunluk yaşamaya başladı.
Bunun sonucunda düşük ücretle iş bulmak ta imkansızlaştı.
Bir de buna işten çıkarmalar eklendi.
Tüfek bulundu mertlik bozuldu der gibi…
Kentin ruh hali birdenbire bozuluverdi.
Sormak gerekir.
Kente gelmiş,nüfusu artırmış,kalifiyesiz nitelikte bu insanlar şimdi ne yer,ne içerler.?
Onlara kimler sahip çıkar.?

Zaman zaman yaygın ve yerel medyaya yansıyan çirkinliklerin,kötülüklerin,fenalıkların ve hatta intiharların nedeni bu durum değil midir?

Kim ne derse desin.
Ortada bir gerçek var…
Tüketen toplum giderek tembelleşiyor.
Yapacak iş bulamadığı için dedikoduya başlıyor.
Ortaya bir değer ortaya koyamıyor.
İnsanlar bir iş yaptıklarını zannederek kendi kendilerini kandırmaya başlıyorlar.
Sorunları çözmede akılcı davranmıyorlar.
Kolaycılığı yaşam tarzı olarak benimsiyorlar.
Öze değil biçime önem veriyorlar.
Nitelik olarak…
“Büyük ile “Küçük” olanı bile ayırt edemeyecek duruma geliyorlar.
Kendilerine olan güveni kaybediyorlar
En önemlisi de zamanın önemini kavramakta zorluk çekiyorlar.
Sizce psikoloji…
Bu ruh haline ne der?

Yorumlar

  1. KARABUK

    SAYIN HÜR KALYONCU ÜSTADIM KENTİN RUH HALİ…! HİÇ İYİ DEĞİL BENCE,YAZINIZDA ÇOK GÜZEL AYRINTILI OLARAK YAZMIŞSINIZ.BENİM EKLEMEME HİÇ GEREK YOK YAZILARINIZI SEVEREK OKUYORUZ.DAHA ÇOK KENTİN SORUNLARI İLE İLGİLİ YAZILARINIZI BEKLİYORUZ.

Yeni yorumlara kapalı.

Diğer Yazılar