Reklam
Reklam
240
0

KİRLENMEDEN YAŞAMAK .!

Hayatı ciddiye alsak…
Sorunların çözümüne bu bakış açısıyla yaklaşsak.
Yalan ve dolandan arınsak…
Güzel işler yapmayı ilke haline getirsek.
Şeytanlar iş yapacak mekan, aldatacak insanlar bulabilir miydi.?
Yanıt belli değil mi?
Her işte güzeli aramak.
Bunu yaşam felsefesi haline getirmek.
Ve…
İlkeleştirmek…
Ne hoş olurdu değilmi?
Şimdi..
Sen şu…
İnsanlığın çilesine bak.
“Kendim ettim kendim budum” der gibi.
Bu kadar kötülüğe ve had bilmemezliğe dünya nasıl dayansın.?
O’nun da bir çekeri var elbette.
Bu gerçeği göremeyen bizler nefsimize yenik yaşamaya devam ediyoruz.
Yani…
İşi zorlaştıran bizleriz.
Aç gözlülüğümüz.
Pay tadından nasibini almayanlarımız.
Allah’ın nimetlerinin anlamını kavrayamayanlarımız.
Asıl mesele ne biliyor musunuz?
Gözlerimiz bir türlü güzel ,hayırlı ve iyi olanı bir türlü görmek istemiyor.
Yaşamı hep kendi menfaatlerimiz üzerinden tanımlamaya çalışıyoruz.
Bencillik….
Bireycilik…
Ve önlenemez dünyevi tutkularımız.
Barış varken savaş çığırtkanlığı yapma.
Kavgayı ve didişmeyi ilke edinme.
Güzel olanı elinin tersiyle itekleme…
Evet…
Böylece…
Hayatı kendimize zehir ediyoruz.
Dünyayı yıkıma getiren düşünceleri sürekli besliyoruz.
Ne için…
Güçlü olmak için.
Ya insanlık…
Ortak /manevi güzelliklerimiz.
Yaşama anlam katan değerlerimiz.
Onlar neredeler.?
Niçin onların arayışı içine girmiyoruz.
………………………………….
Sinirlenmek..
Yakıp/yıkmak
Hiddetlenmek
Ve etrafa zarar vermek…
Sadece yaşamı tatsızlaştırır.
Kimseye bir yararı olmaz.
Öyle ya;
İnsanlar neden birbirleriyle didişirler ki…
Neden birbirlerine zarar verirler.
Neden acımasızlaşırlar.
Oysa…
İnsanı insan yapan içindeki “yaratılış” sevgisidir…
……………………………..
Evet hayat denilen şey aslından sevmeyi bilmektir.
Kin ve nefret duygularından arınabilmektir.
Barışçıl olabilmektir.
Benliğinin kirlenmesine izin vermemektir.
Çünkü insan kirlendikçe…
Dünya yaşanmaz bir durum almaktadır.
Kirlenmeyi önlemenin yolu birbirimizi sevmekten ve haklara riayet etmekten geçmektedir.

Diğer Yazılar