Reklam
Reklam
285
0

KÜLTÜR HAVZAMIZ…!

Bunları da bilelim istedik.
İnsanın başına ne geliyorsa cahillikten geliyor.
Köylü iken birden şehirli olduk.
Ancak şehir kültürünün anlamını bilmediğimiz için adapte olmakta güçlük çekiyoruz.
Şehri maalesef kendimize benzeterek kendisini muhtaç duyduğu kültürden mahrum bırakıyoruz..
Her şeyin bir yolu yordamı var.
Şehir de yaşamanın da…
Şehir de yaşamak ne demektir?
İçinde yaşadığımız coğrafyanın kendine özgü özellikleri nelerdir?
Bunlara şöyle kısaca bir göz atalım istedik.

Karabük’te var olan değerler,cumhuriyet kültürünün bir parçasıdır.
Ondan soyutlanıp incelenmesi ve yoruma tabi tutulması olanaksızdır.
Karabük,Türkiye Cumhuriyeti’nden önce bu yörede egemenlik kurmuş farklı kavimler zamanında da demir kültürüne sahip bir kentti.
Karabük’te yerleşim alanlarından biri olan Sipahiler Köyü’nde bulunan küre havuzu(demir elde etmek için yapılmış atölye)Roma döneminde,bu devletin demir ihtiyacını karşılayan bir imalat merkezi idi.
Geçen günkü yazılarımın birinde de değindiğim gibi “kültürel gen” teorisine göre değerlendirme yapılacak olursa,Karabük’ün tarihsel oluşumunda demirin geçmişten kaynaklanan etkisi bulunmaktadır.
Günümüzde göz ardı edilen bir geleneği konu alan bu durum göz önünde gerçekten önemsenmesi gereken bir hususu oluşturmaktadır.
Bu birikim,bilinmese de Karabük’ün yaşamında hala canlılığını korumaktadır.
Hatta Karabük’e hayat vermeye devam etmektedir.
Demirle ilgili yatırım yapacak ülkeler zaman zaman bu birikimden yararlanmak için Karabük’e gelmekte,kendi ülkelerindeki yatırımlarda bu birikimden azami ölçüde yararlanmaktadırlar.
Özellikle de bunların başında İran,Suriye,Cezayir ve Fas gibi ülkeler gelmektedir.
Karabük’te yetişmiş birçok elaman bu adı geçen ülkelerde çalışmak suretiyle,demir kültürünün evrensel anlamda temsilciliğini yapmaktadır..

****
Yenice ormanları da bu açıdan medeniyetimizi tanımlayan önemli yapı unsurlarından biridir.
Roma döneminde çok meşhur bir özelliğe sahip bu ormanlar,Osmanlılar döneminde de aynı alanda hususiyetini korumuş ve bu cihan devletinin gemilerinin yapımında önemli bir yer tutmuştur.
Eflani,Hulana adıyla ,Hititler döneminden beri bir hayvancılık diyarıdır.
Yün anlamına gelen bu sözcüğün tarihsel anlamda taşıdığı önem ortadadır.
Safranbolu gibi bir kent,dericilik alanında gelişme gösterirken bu alandaki başarısını Eflani’de yetiştirilen ve bu yöreden getirilen büyük ve küçükbaş hayvanlara borçludur. Safranbolu,bilindiği üzere mimari açıdan çok önemli bir kenttir.
Bu muhteşem yapıların çoğu 19.yüzyıldan kalmadır.
.Safranbolu 19.yüzyılda ne yaptı da bu görkemli yapılara sahip oldu dersiniz?
Şu ana kadar hiçbir araştırmaya konu olmamış bu sorunun yanıtını ; adı geçen kentin, başta Rusya olmak üzere Avusturya ve Fransa ile yaptığı deri ticareti bizlere vermektedir.
.Safranbolu,Batı Anadolu’da aynı İzmir kenti ne ise gelişmişlik açısından aynı konumda olan bir yerleşim noktası idi.
19.yüzyılda lonca ekonomisinin can çekiştiği bir ortamda İmparatorluğun ,kapitalist ilişkiler açısından kendini aşmış nadir kentlerinden birisi idi.
Eski çarşıda bulunan sayısı 84’ü bulan debbağ /deri işleme atölyesi i zaten bu durumu kanıtlar niteliktedir.

****
Eğer Karabük iline ait bir folklor yaratılmak isteniyorsa,bu yapılırken de özgün bir nitelik aranıyorsa bunun merkezi Türkmen diyarı Ovacık ve Eskipazar olmalıdır.
Çünkü Türk boylarının halisane yerleştikleri yerler özellikle Tamışlar, Bayındır,Beğdili gibi köyler geleneksel renklerimizin canlılığını yakalama ve tanıma açısından önemli birikimlere sahiptirler.
İnsan bunları öğrenince içinde bulunduğu kültür fukaralığına isyan edesi geliyor.
Öyle değil mi.?
Bunları bilmekle iyi etmedik mi?…

Yorumlar

  1. Kültür Kültür

    Hocam daha bir tane muzemiz yok . Ilimizden çıkarılan tarihi değerler komşu illerde sergileniyor. Kucuk te olsa önceden kardemirin sanayi müzesi vardı oda yok. Karabuk insanı nankör yediği ekmeği bile bilmiyor. Dolaylı yollardan da olsa karabukte yaşayanların çoğunun burda bulunma sebebi d.c işletmelerinin buraya 3 nisanda atamizin emriyle ısmet paşa tarafından temelinin atilmasidir. Degerli 3 nisan kutlama komitesi uyeleri yogun calismalar neticesinde 3 nisan programi duzenlemisler kendilerine diyecek söz bulamiyorum. Artik sizlerde köşenizde yazmaktan yoruldunuz sanirim her yıl aynı kepazelik.. milli bayramlar unutuldu sehrin kuruluşu unutuldu karabükspor sanat müzik kültür diger spor dallari hatta insanlik bile unutuldu… unutulmayan tek şey var karabukte kirli siyaset. Ilimizin her eksiği giderilmiş gibi vekiller 2 dönemdir senede 20 gün bile kayak yapılamayan kayak merkezini yatırım diye yutturuyor belediye reisi sanki halka temiz su içirmiş yollar hep asfalt trafik ve çevre sorunları halledilmiş gibi bulak deresine halkin parasını kömuyor vekiller altta kalmayalım diyor millet bahçesi bombasini patlatıyor.. nasıl bir şehirde yaşıyoruz bir kişide demiyor halk için ne yaptın kayak merkezi millet bahçesi bu mudur yani nerde müze nerde tiyatro salonun sinema kültür merkezin .. sanırım bu şehir bunu hak ediyor. Kırk yılda bir akillanir gibi oldu uyaralım diye muhalefet partisine şans verdi seçimde onunda durumu ortada. Belediye dersen neresinden tutar san orası eline geliyor. Basın almış başını gidiyor dun ki muhabirler eline deki cep telefonlarıyla gazetecilik internet televizyonculuğu yapıyor. Parayı verenin iyi haberini vermeyenin kara haberini yapiyor. Esraf zaten bitmis yok kimsede zaten istemiyor boyle bir sehirde esraf olmak. Daha soyleyecek cokkk soz varda hem kiziyyorum hem üzülüyorum bu gidişat düzelecek gibi değil sanirim fırsatı bulup bu şehri terk edenler gibi bende ardıma bakmadan bir daha gelmemek üzere terk edeceğim memleketi mi..

Yeni yorumlara kapalı.

Diğer Yazılar