Reklam
Reklam
233
0

MAZİ VE ATİ ARASINDA…!

Yaşam denilen süreç anlamlar ve değerler üzerine kurulu…
Anlam bütünlüğü bozuldu mu yaşama ait değerler altüst oluveriyor.
Birdenbire roller değişiyor.
Eski olanın tarihe karışması kolaylaşıyor.
Evet….
Bir kentte yaşıyorsunuz.
Kente ait değerler manzumesi içinde kendinizi anlamaya çalışıyorsunuz.
Bu durum sizi yaşadığınız çevre ile bütünleştiriyor.
Size sürekli anlam yüklüyor.
Gelişmenize vesile oluyor.
Şimdi …
Şöyle bir soruyu kendimize yönelterek işe başlayabiliriz.
Niçin bu kentte yaşıyorum .?
Evet…
Gerçekten.
Anlam bütünlüğü bozulmuş bir kent burası…
Mazi ve ati arasında bağ kalmamış.
Ne tarihiyle,ne doğasıyla ne de insanıyla bir süreklilik ve devamlılık göstermeyen bu kente anlam yüklemek safdillik olur .

Herkesin oturduğu kenti bilinçli bir şekilde bu açıdan sorgulaması gerekiyor.
İnsanların yaşadığı kentte araması gereken ilk husus anlam bütünlüğünü aramak olmalı..
Çünkü bunu sağlayamayan kentlerde bir keşmekeşlik göze çarpıyor.
Her kafadan bir ses çıkması bunun ilk belirtisi olarak kabul edilebilir.
İnsanların çıkarları için birbirini çok kolay üzebilmesi işin diğer bir yanını oluşturuyor.
Bu arada…
Olan kentlere oluyor tabi ki..
Çünkü kendine özgü özellikleri kayboluyor.
Biçimsizlik kol gezmeye başlıyor.
Cazibe diye bir şey kalmıyor.

Kentleri anlam yitikliğine iten birçok etken var.
Bunları çok iyi saptamak gerek.
Her şeyden önce…
Kentler fevkalade nüfus almaya başladı.
Anlam bütünlüğünü sarsan,deprem etkisi yapan birinci neden bu…
Çetin Altan,1980’ler de hızlanan ve kentleri altüst eden bu dönüşüme “yeni köylülük” demişti…
Şimdi bu süreç tamamlandı.
Sosyolojik açıdan yeni köylüler,yeni kentliler olarak yaşadıkları yerleri biçimlendirdiler.
Kentlerin yeni efendileri olarak kuralları kendilerine göre yeniden tanımladılar.
Dünyaya kendi pencerelerinden bakarak şekil verme çabası içine girdiler.
Tarihle hesaplaşmaları başladı.
Çünkü eskiye ait ne varsa eleştiriyorlar.

Bitti mi?
Tabi ki bitmedi.
Kendileri için yeniden tarih üretiyorlar.
Moda deyişle geçmişle hesaplaşmak istiyorlar.
Öyleyse…
Artık kentleri ve onların yeni efendilerini anlamak için yeni kavramlar bulmak zorundayız.
Çünkü mekanlar eskisi gibi tanıdık değil artık…!

Diğer Yazılar