Reklam
Reklam
466
0

Okan Küçük Yorumluyor 30 Mayıs 2023

2.Tur Cumhurbaşkanlığı seçimleri bitti. Ve vatandaşların tercihi Erdoğan, oldu.

Aslına bakılışa Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi. İlk tur da 5 puan farkın yanı sıra mecliste çoğunluğu Cumhur İttifakının kazanması bu sonuca çok ciddi etki etti.

İktidarın en önemli  vurgularından biri İSTİKRAR’dı. Bu bu vurgu meclis çoğunluğu da alındıktan sonra çok daha etkili hale geldi.

Ve sonuç 13. Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan oldu. Vatana – millete hayırlı olsun.

CHP Değişim İstiyordu, Şimdi CHP’liler Değişim İstiyor.

CHP’nin  seçim sürecinde önemli mottolarından biri ‘Sana Söz Baharlar Gelecek’ söylemiydi. Söyleme inat mıdır nedir, bu sene bahar gelemedi bir türlü Karabük’e.

Hakikaten  SEÇİM SÜREÇLERİNDE güneşli günler yerine yağmurlu- kasvetli havalar yaşadık Karabük’te.

Tabi CHP Lideri  Kemal Kılıçdaroğlu değişim diyordu. CHP Lideri olarak KENDİ  TERSTEN REKORUNU KIRARAK bir seçimde daha yine- yeniden ve hep yenilen bir isim olan KILIÇDAROĞLU İÇİN ARTIK CHP’LİLER DEĞİŞİM İSTİYOR.

Koltuktan kalkmalı ve CHP’yi makus talihinden kurtarabilecek vizyona sahip birileri yönetmeli diyorlar.

Ekrem İmamoğlu adını  söyleyenler var, başka isimler söyleyenler var. Ama CHP’liler CHP Genel Merkezinde topyekün bir değişim istiyorlar açıkça….

Bahar gelmedi ama  Kılıçdaroğlu’nun değişim mottosu tersten de olsa tutacak gibi yani…

Emeğin de Yemeğin de Başkenti Karabük

Kültürümüzün lezzetlerini ortaya çıkarmak, korumak ve geleceğe aktarımının sağlanması için Türk Mutfağı Haftası kapsamında bu yıl 2’incisi düzenlenen Karabük Valiliği koordinasyonuyla yapılan düzenlenen  Karabük Lezzet Şenlikleri  başarıyla gerçekleştirildi.

Geleneksel – yerel – yöresel lezzetlerimizin tadımı ve tanıtımının yapıldığı şenlikler katılımcılar tarafından beğeniyle karşılandı. Karabük; demir çeliğin ve emeğin Başkentiydi zaten şimdi yavaş yavaş geleneksel lezzetlerin de Başkenti olma yolunda…

Karabük Lezzet Şenlikleri.

Yukarı da yazdım  etkinlikler beğeni topladı. Etkinliklerin büyük çoğunluğuna bir gazeteci olarak ben de katıldım. Bazı ufak tefek eleştiriler de bana iletildi.

Onu yazmadan önce ben bir eleştiri yapayım. Yenice’deki Lezzet Şenlikleri’ne Zonguldak Tren yolcuğuyla başlandı. Ama trenin camlarının neredeyse tamamı buğulu…

Tren yolculuğunun tek avantajı malum doğayı, çevreyi camdan rahatça izleyebilmek. Ama Zonguldak trenin de bu mümkün değil. Eskisi gibi camlar açılamıyor da…

Neredeyse camların tamamının buğulu olmasından dolayı dışarıyı göremiyorsunuz. Öyle olunca keyfiniz kaçıyor, yolculuğun tadı kaçıyor… Niye binsin ki vatandaş o zaman trene…

Çift cam mıdır, neden buğular giderilemiyor bunun acil çözümünün yapılması lazım. İş ve hizmet verirken vatandaşa ızdırap olmanın bir gereği yok, yani. Bu benim şahsi tespitim, zaten trenle yolculuk yapanlar da gördüler…

Bana gelen eleştirel yorum  protokol kültürünün eleştirilmesi üzerine.

“Türkiye’de var olan protokol kültürü tabi ki Karabük’te de var. Lezzet şenliklerinde  halkın katılımının yoğun olarak sağlanamadığı gibi bir durum  vardı. Genel de protokolün birbirini ağırladığı görüntüler oluştu. Ve yine etkinlikler de protokole özel masalar vs. ayrılıp tüm lezzetlerin onlarına masalarına getirilmesi, vatandaşların ise kimi yer de üst üste bir şekilde lezzet tadımı için yarıştığı görüntüler olmasının bir şekilde önüne geçilmesi lazım. 2023’te protokol ayrı , vatandaş ayrı olmamalı. Ya protokol de vatandaşlar gibi sıraya girerek tadım yapsın, ya vatandaşlar da masalara otursun servis herkese yapılsın.” Deniliyor.

Her Parti’de Bunlardan Var

Türkiye’de siyaset, kimileri için inanç – dava- vatan – memleket meselesi.

Kimileri içinde koltuk – rant – itibar- gelecek meselesi.

İşte partiler; içlerindeki gerçek partililerle,   kendi geleceğinin hesaplarını yapanları ayıklamalı.

Yani sapla samanı ayırmalı…

Her partide bu iki gruptan var…

Partiler dönüp içlerine baksınlar.

Örneğin son  milletvekili aday adaylığında çıkıp partim – memleketim diyenlerin kaç tanesi aday olmadıklarında partilerine destek verdiler. Kaç tanesi anında toz oldu…

Seçim zamanında ortalıktan toz olanları parti başkanları bilmiyorlar mı ?

Partililer bilmiyorlar mı ?

Çıkıp moda tabirle ifşa etsinler bunları ki, bunlar yarın – öbür gün vatan – millet sevdalısı gibi  pazarlamasınlar bunlar kendilerini tekrar tekrar.

Veya parti başkanları…

Kaç tanesi seçim çalışmalarında tam saha  çalıştı ? Kaç tanesi gücünü – enerjisini tam olarak yansıttı ?

Kaç tanesi aday ayırımı yaptı ?

Kaçı kendi adayının arkasından konuştu, dedikodu yaptı ?

Kendi adayını beğenmeyen – istemeyen, arkasından dedikodu yapanlardan il başkanı olur mu ?

Parti teşkilatlarındaki yöneticiler mesela…

Bunlar arasında  yöneticisi oldukları partiler de kendi adaylarını – kendi parti başkanlarını baltalayan, hatta  yöneticisi oldukları partinin dışında başka partilere oy yönlendirmesi yapanlar olmadı mı ?

Kendi partilerini, adaylarını, başkanlarını baltalayanlar olmadı mı ?

Karabük’te temiz- dürüst – ilkeli siyaset isteniyorsa,   bu seçim döneminde yaşananların hesabı – kitabı  doğru bir şekilde yapılmalı.

Yani kimi partiler de yöneticilere, kimi partiler de başkanlara, kimi partiler de milletvekili adaylarına, kimi partiler de milletvekillerine ama tüm partiler de partilerin genel merkezlerine büyük görev düşüyor.

Bakalım  eğri ile doğru ortaya çıkartılacak mı ?