Geçenlerde Karabük medyasında herkesin dikkatini çeken şöyle bir haber yer aldı:
“Ormanda dikenlere takılı vaziyette kalan ayı, bu durumundan kurtarıldıktan sonra ormana geri gönderildi…”
Böyle bir haberin sizce dikkati çeken yönü ne olabilir?
Hayvanların bulunduğu doğal ortama salıverilmeleri değil mi?
Hayvan sevgisi, koruma bilinci yanında iyi bir çevreci olduğumuzu düşündürmez mi?
Bence düşündürür…
Ayı’yı bulanlar pekala hayvana zarar verebilirlerdi…
Ama vermediler…
O’nu özgürlüğüne teslim ettiler.
Bu haberin güzel olan yönü de bu…
Ama aynı duyarlılığı ve çevre bilincini kendileri söz konusu olduğunda göstermemeleri ne kadar ilginç değil mi?
Ne demek mi istiyoruz.?
Kentimizde aynı duyarlılığı, çevre bilinci konusunda birey olarak gösterebiliyor muyuz?
Elbette ki hayır…
Bu konuda kendimize önderlik edecek kişiler arıyoruz.
Ya da internet sitemizde rumuz kullanarak, korkak halimizi kanıtlarcasına tepkiler vermeye çalışıyoruz.
Yani…
Ayı’ya gösterdiğimiz ilgiyi…
Kendimize göstermiyoruz.
İnsan kendini düşünmez mi?
Elbette…
Karabük halkının umursamazlığı bizim böyle bir soruyu yöneltmemizi haklı kılıyor.
Daha öncede belirttiğim gibi halkın dumanı kanıksamış olan hali yaşam ve geçim şartlarından kaynaklanıyor.
Ama birçok kentte görülen çevre bilinci gerçekten Karabük’te yok.
Bu bir gerçek…
Hava kirliliği bir yana…
Bir de mahallelerde çöp kirliliğine ne demeli…?
Geçen gün Bayır Mahalle muhtarımız sayın Mehmet Özen sosyal medyada bir fotoğraf paylaşımı yaptı…
Fotoğrafa baktık…
Hayıflandık…
İnsan yaşadığı çevreyi bu kadar zarar verir mi diye düşünmeden edemedik.
Haklı olarak muhtar bunları yapanları kınamış.
Gerçekten de…
Aç domuzlar bu çöplerle karınlarını doyurmak için Yeni Mahallede, sokak aralarında gezinirken görülmüşler.
Domuzları görenler çok korkmuş…
Kardeşim kim davet ediyor bu hayvanları mahalleye…
Bizim yerlere bıraktığımız çöpler değil mi?
Eyvah..!
