Pandemi sürecinde yazmak ve düşünmek…
Bana sorarsanız esaret altında yaşamak gibi bir şey…
Çünkü insan özgür iradesini kullanarak hiçbir iş yapamıyor.
Bence Pandemi…
Derslerde küreselleşmeyi anlatan akademisyenler için çok önemli bir veri.
Çünkü…
Dünya küresel bir baskı ile karşı karşıya.
İnsanlığın yaşam hakkı elinden alınmış.
Özgürlüğü kısıtlanmış.
Robot gibi kodlamaları yapılarak…
Ne zaman dışarı çıkacakları…
Ne zaman eve girecekleri murakabe altında.
Bir araya gelmeleri engellenmiş.
Örf, adet ve gelenekleri elinden almış.
Şimdi…
Gel de düşün bakalım.!
Hiç alışık olmadığımız durum değil mi?
Doğal olarak düşünmeye çalıştığınızda da insanın aklına çok kötü şeyler geliyor.
Acaba birileri dünya düzenini değiştirmek mi istiyor diye…
Pandemi olmadan önce…
Zaten biz derslerde küreselleşmeyi gerçek anlamda öğrencilere anlatamamıştık.
Gelgitler yapıyorduk….
Benim konuya ilişkin verdiğim örnek şöyleydi:
Elinizde cam bir vazo var.
Bu vazoyu yere bırakıyorsunuz.
Paramparça oluyor.
Bu parçaları toplayıp yeniden vazo haline getirebilir misiniz?
Hayır…
Neden?
Çünkü yerdeki cam parçaları toplamaya, birleştirmeye kalktığınızda eliniz kanayacaktır.
Bu örnekte anlattığım gibi…
Postmodernite yani modernlik sonrası yaşamdan beslenen küreselleşme , insan özgürlüğünü parçalara ayırarak onun acı çekmesine neden oluyor.
Gerçekten…
Artık bu parçaları bir araya getirmek çok zor.
İster kabul edin, ister etmeyin.
Pandemisel , küresel tehdit bizi birimizden ayırıyor.
Bunu de kendince başarıyor.
Yani…
Kısaca…
Eski yaşamınızı…
Yaşantınızı unutun diyor…!

