19 Temmuz’da Karabük’te haber yapan internet sitelerinde bir haber dikkatimi çekti.
Önce gözlerime inanamadım.
Sabah mahurluğu ile….
Yanlış görmüş olabileceğimi düşündüm.
Ama okuduklarım doğru idi.
Karabük’te halkın sağlığını düşünen bir sivil toplum kuruluşu konu ile ilgili görüşlerini açıklıyor ve bu konuda diğer sivil toplum kuruluşlarından destek talep ediyordu.
İçimden…
Karabük uyanıyor dedim.
Tabi bu uyanma meselesine açıklık getirmem lazım.
Çünkü yanlış anlaşılabilir….
Sivil toplumculuk ve bunu ihtiva eden dernekler açısından Karabük diğer illere nazaran çok fazla örgütlenmeye sahip bir il….
Bunların birçoğu seçim zamanlarında sahne alıyorlar.
Hangi siyasi partiyi destekleyeceklerini belli ediyorlar.
Ondan sonra derin bir sessizliğe bürünüyorlar.
Bu tutumun Karabük’e fazla bir yararı olmuyor.
Kamu yararına işlevsel işler yapması gereken sivil toplum kuruluşlarımızın bu hali Karabük’ün sorunlarını kısa zamanda çözmesini engelliyor.
Çünkü normal zamanlarda siyaset üzerinde etkili olamıyorlar.
Demokratik yaptırım gücünü bu yüzden yitiriyorlar.
O nedenle bir hoca olarak ders anlatırken hep bu konunun önemi üzerinde durmuşumdur.
Sivil toplumsuz demokrasi olmaz.
Siyaset mercileri sivil toplum kuruluşlarının isteklerine kulak tıkamışlarsa ağır aksak yol alıyorlar demektir.
Şimdi dün okuduklarımıza gelelim.
Olayı sivil toplumculuk açısından değerlendirelim.
KARÜNDER adlı sivil toplum kuruluşunun başkanı Sayın Erol Börekçi basını nasıl bilgilendirmiş.:
“Kente yeni tıp fakültesi hastanesi ve diş hekimliği fakültesi hastanesi kurulmak suretiyle halkın sağlık sorunlarıyla ilgili mağduriyeti giderilmelidir.
Karabük’ün 246 bin civarında nüfusu var .
Bu durum çevre illerle birlikte kentte yoğun bir trafik sorununa yol açmaktadır.
Kentte daha önce 600 yatak kapasiteli iki devlet hastanesinin kapatılarak yerine 400 yatak kapasiteli ikinci basamak sağlık kuruluşu olan Karabük Devlet Hastanesi kurulmuştur.
Ancak mevcut kapasiteye odalarda iki hasta yatırılmak suretiyle ulaşılmış olup
Sağlık Bakanlığı’nın odalarda tek hasta kalması önerisine istinaden aslında gerçek kapasite 300 yatak civarındadır.
Dolayısıyla yatak kapasitesi daha öncekinin yarısına kadar indirilmiştir.
Bu eksikliği ve kaybı önlemek için Tıp Fakültesi Hastanesi ve Diş HekimliğiFakültesi hastanesi kurulmak suretiyle halkımızın mağduriyeti giderilmelidir.
Yeni yapılacak ‘Tıp Fakültesi Hastanesi’ ve ‘Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi’nin il içerisindeki mevcut iskan alanlarının dışında, geniş bir alanda ve ulaşım sorunu olmayan bir mekanda çözülmesinin yararlı olacağı kanaatindeyiz.
Bu talebimize öncelikle Karabük Üniversitesi rektörümüzden, Karabük Üniversitesi yönetiminden, Karabük milletvekillerinden, Karabük’te hizmet veren ve Karabük dışında Karabüklülerin kurmuş oldukları STK ve yöneticilerinden ve hemşerilerimizden destek talep etmekteyiz.
Bizde bu hedefe ulaşılması hususunda elimizden gelen gayreti göstereceğiz”
Özetle Sayın Börekçi ne diyor.?
Karabük’te hastane sorunu var…
Dahası sağlık sorunlarının çözümünde yetersizlik söz konusu…
Ayrıca….
Trafik problemi var.
Olur olmaz mekanlara hastane kurarak kenti boğmanın kimseye bir yararı yok…
Çözüm….
Bazılarının dediğini duyar gibi oluyorum.
Sorunlarla uğraşmayı bırak….
Yat….
Herkes gibi sende keyfine bak….
Ne dememi bekliyorsunuz…
Pışşııık….!

