Safranbolu …
Bir tarih ve kültür şehri…
Kimliğini aslında Beylikler ve Osmanlı döneminde kazanmış.
Adeta…
Mimari eserleriyle ve onun kaynaklığını yaptığı kültürüyle…
Bir açık hava müzesi.
Düşünüldüğünde…
Bizim için çok büyük bir miras.
Bu mirasın gelecekle kucaklaşmasını sağlamak hepimizin görevi olmalı…
Çünkü bu şehir bize yaşam kültürü ile ilgili birçok veri sunar.
Neleri mesela…
Sevgi
Saygı
Merhamet
Üretim
Hoşgörü
Dayanışma.
İsraftan kaçınma.
Tutumlu olma.
Kuş evleri ile hayvanları koruma
Var olan mekanı en iyi biçimde değerlendirme.
İnsana değer verme.
İyi ama bugün Safranbolu’yu ziyarete gelenler, gezenler bu duyguyu içlerinde hissedebiliyorlar mı?
Hayır….
Neden?
Çünkü Safranbolu’nun tarihi anlamını bilmiyorlar.
Safranbolu’da görsellik kadar önemli olan diğer husus “ anlamlar “ dünyasıdır.
İçeriktir.
Manevi duygulardır.
Günümüzün yeni yapılarında ve mimari anlayışında bu duyguların hangisi var.?
Kapital düşüncenin ürettiği bugünkü konut yapım politikası hangi mirası geleceğe bırakacak.?
Estetik zevki yok eden bu yapılaşmanın anlamlar dünyasında yer bulması olanaklı mı?
………………………………
Gerçekten…
Biz günümüzde neyi tartışıyoruz.?
İnsanlarımızı kendine yabancılaştıran, anlaşılmaz kılan vahşetin sebebinin ne olduğunu.
Öyle değil mi?
Bunu anlamak için…
Yeni yapılan binalara ve bunların tasarımlarına bakın.
Bir de Safranbolu ‘nun mekanla nikah kıymış konutlarına
Bu karşılaştırma bize yaşama sanatından ve zevkinden ne kadar uzaklaştığımızı gösterecektir.!
Tarihten ders almayan toplumlar için söylenecek fazla söz yoktur.!

