Şafak Zeki Akca yazdı…
Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bugün geldiği noktaya bakıldığında, çok konuşmayan ama sahada etkisi açıkça hissedilen bir isim öne çıkıyor:
Prof. Dr. A. Taylan Çebi.
Başhekimlik makamını bir vitrin, bir basın kürsüsü ya da kişisel görünürlük alanı olarak değil; doğrudan sorumluluk alanı olarak gören bir anlayış bu. Günümüz kamu yönetiminde sıkça karşılaştığımız “çok söyleyip az yapan” profillerin aksine, Çebi’nin yönetim tarzı sonuç üzerinden konuşuyor. Ne süslü basın bültenleri, ne afişli başarı hikâyeleri… Onun yerine işleyen bir sistem, genişleyen hizmet kapasitesi ve sahaya yansıyan somut çıktılar var.
Bu tercih, sanıldığının aksine fazlasıyla politiktir.
Çünkü bugün kamu yönetiminde esas mücadele, algı siyasetiyle hizmet siyaseti arasındadır.
Artık mesele kimin daha yüksek sesle konuştuğu değil; kimin daha doğru ihtiyacı görüp, onu çözüme dönüştürdüğüdür. Şehirler her zaman dev projelerle, manşetlik yatırımlarla büyümez. Bazen doğru bilimsel adımı atmak, o adımı sürdürülebilir kılmak ve vatandaşı başka şehirlere muhtaç etmemek; en gerçek kalkınma göstergesidir.
Karabük’te sağlık alanında son dönemde atılan nitelikli adımların arkasında da tam olarak bu yaklaşım vardır.
Ocak ayı itibarıyla Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Botulinum Toksin (Botoks) uygulamalarının başlayacak olması, bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Kimileri için bu, “detay” gibi görülebilir. Oysa bu karar, sağlık hizmetlerinin merkezle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan net bir iradenin ürünüdür.
Şunu açıkça ifade etmek gerekir:
Sağlıkta asıl eşitsizlik, hizmetin adında değil; erişimindedir.
Çene eklemi rahatsızlıkları, diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm) gibi sorunlarla yaşayan Karabüklüler bugüne kadar çözüm için başka illerin yolunu tutmak zorunda kalıyordu. Zaman kaybı, yol masrafı, randevu stresi… İşte sağlık politikalarının sahadaki gerçek karşılığı buydu.
Bugün bu tablo değişiyor.
Üstelik Botulinum Toksin uygulaması, Türkiye genelinde diş hastanelerinde sınırlı sayıda merkezde yapılabiliyor. Yani mesele yalnızca yeni bir tedavi başlatmak değil; Karabük’ü sağlık hizmetlerinde üst lig hedefi olan şehirler arasına taşımaktır.
Prof. Dr. A. Taylan Çebi’nin başhekimliği döneminde öne çıkan temel fark da tam burada yatıyor:
Nicelik değil nitelik.
Günü kurtaran adımlar değil, yarını inşa eden kararlar.
Karabük’te sağlık hizmetleri artık yalnızca rutin işlemlerden ibaret değildir. Bilimsel, çağdaş ve ileri uygulamalarla güçlenen bir yapı inşa edilmektedir. Bu da şehrin sessiz ama etkili bir sağlık politikası yürüttüğünü göstermektedir.
Şehirler bazen büyüdüğünü sanayiyle anlatır.
Bazen yollarla, betonla, rakamlarla…
Ama gerçek gelişme, insanın hayatına doğrudan dokunan hizmetlerle ölçülür.
Prof. Dr. A. Taylan Çebi’nin öncülüğünde atılan bu adım, Karabük için tam olarak şunu ifade ediyor:
Sessiz, iddiasız ama politik sonuçları olan bir yönetim.
Ve bu anlayış sürdüğü sürece Karabük;
sadece yaşanılan bir şehir değil,
sağlıkta eşitlik ve kalite iddiası olan bir şehir olmaya devam edecektir.
Kalın Sağlıcakla


