Şekilcilik sözcüğü size neyi çağrıştırır.?
Neleri düşündürür.?
………………………..
Yaşadıklarımız ve hissettiklerimiz.
Yani…
Birisi şekil yani biçimse diğeri yaşamın kendisi olma durumu gibi bir şey…!
Bunu tartışmak gerekir diye düşünmekteyim.
Bu ülkede giderek değerler üzerinden anlamlandırma ve keyfiyet belirleme başlamış durumda…
Öyle ki…!
Şekilcilik yüzünden kimin neye önem verdiğini bu ortamda anlamak da mümkün görünmüyor.
Demek ki yaşam algısında bir takım yanlışlamalar var.
Buna göre…
Sözün kısası…
Biz yaşadığımızı zannediyoruz.
Ancak keyif alamıyoruz..
O halde birileri bizi kandırıyor demektir.
Hem de yaşam algısı oluşturarak.
Öyle olmasa idi özü korur,biçimi yani şekle ona uygun hale getirirdik.
Ama gelinen noktada durum hiç de öyle görünmüyor.
Var olanı özümsemeden yaşama ,hızlı olarak bizleri şekilsel dönüşüme uğratıyor.
Ancak bu dönüşümü yapı zenginliği haline değil de birbirimizi anlamama noktasına getiriyoruz.
Bu hiç de iyi bir şey değil.!
Gelecek bu nokta da bize kaygıyla bakıyor dersek yanlış düşünmüş olur muyuz?
Bekleyip görmek gerekir.
Demem o ki…
Kısa zamanda kendimizi şekilcilikten kurtararak öze dönmeliyiz.
Öze yabancılaşarak şeklin esiri olmamalıyız.
İşte eğitime bu nedenle el atmak zorundayız.
İnsan yetiştirme düzenimizdeki çatlakları kısa zamanda tamir etme gayretinde olmalıyız.
Ama bunu nasıl başaracağız.?
Elimizde bu ülke insanın ruhuna uygun projeler olması gerekir.
Bir kere eğitim ve öğretim sürecinin üretimi konu alması gerekir.
Burada üretim dediğimiz şey bizim özümüz.
Bizi biz yapan esas değerler manzumesi…
Oysa şimdilerde öylemi…!
Öyle bir sistem ki bizlere sürekli tüketime özendiriyor.
O’nu da bir tarafa bırakın…
İnsanı keşfetmeyi,onu güzelleştirmeyi hedeflemiyor.
Öyle olunca öğretim özellikle genç nesil karşısında cazibesini kaybediyor.
Neden.?
Çünkü verilen bilgililerin özle,bizimle bir ilişkisi yok.
Biçimin aldatıcılığıyla kimlik yitimine yol açıyor.
Öyle olunca da yaşam ; taklitçiliği/şekilciliğe kendini teslim etmek zorunda kalıyor.
Bakın genç nesle…
Onların yaşamı kendileri dışında hayran olduklarıyla dolu.
Kendi olamamanın huzursuzluğunu yaşıyorlar.
İyi de böyle bir insan yaşadığı ortama nasıl faydalı olacak.
Kendi ve toplum adına ortaya bir değer koyamadıktan sonra…
O nedenle…
Mesele ne.?
Kendin olabilmekte…
Şekle kendini kaptırmamakta.!
Öze temayüz edebilmekte….


Kirli sakallı karizmatik genç
•Şekilcilik çok kötü.