Karabük’ün sıkıntılarını,sorunlarını düzelmeyeceklerini bildiğimiz halde yazılarımızda sürekli dile getiririz.
Bu sorunlar düzeltilmeye düzeltilmeye sıradanlaşırlar.
Bir süre sonra bizlere normalmiş gibi gelme başlar.
Ancak Karabük’e dışarıdan gelenler için durum böyle değildir.
Keza bu kentte görülen aksaklıklara ilk işaret edenler ve dillendirenler onlardır.
Örnek mi?
Karabük Üniversitesini kazanan öğrencileri düşünün…
Ne hayaller kurarak buralara gelmiştir gelmişlerdir.
Hayal etmekle umduğunu bulmak ayrı ayrı şeylerdir.
Karabük’ü gezdikten/gördükten sonra acaba onlar nasıl bir düşünceye sahip olmuşlardır.?
Bunları bazen yazılanlardan çizilenlerden öğrenmek mümkün olmaktadır.!
Duyduklarımız işittiklerimiz bazen bizlerde tedirginlik yaratmaktadır.
Ne gibi mi?
Yolcu taşıyan minibüslerin hali.
Gerçekten içler acısı bir durumdur.
Yollarda beklemek bir yana ayakta istiflenmiş vaziyette çaresiz bir biçimde yola koyulmak başka….
Karabük-Safranbolu arasında çalışan yolcu minübüsleri ihtiyaca cevap vermemektedir.
Büyük sıkıntılara neden olmaktadır.
Haddinden fazla sıkıştırılmış/tıkıştırılmış kafilelerle zar zor yolculuk yapılmaya çalışılmaktadır.
Ortada bir sorun vardır.
Ve bu sorun öğrencilerin şikayetine neden olmaktadır.
Çözüm ise sanki yeni çözümsüzlüklere işaret etmektedir.
Öyle değil mi?…
Bitti mi?
Karabük’tesiniz…
Gezeceksiniz/ vakit geçireceksiniz.
Ne yapacaksanız?
Lütfen ilgi çekecek,kendinden söz ettirecek bir mekan tarifi yapabilir misiniz?
Buna cesaret edebilir misiniz?
Ben Yenişehir’i öneririm.
Bazılarımız bu öneri karşısında şaşkınlık geçirmiş olabilirsiniz.
Ama metruk görüntüsüne rağmen Yenişehir yeşillikleriyle albenisini hiçbir zaman yitirmedi.
Karabük’ü en iyi simgeleyen yer olarak hafızalarda yerini korumaya devam etmektedir.
Şimdi…
Karabük’tesiniz.
Üniversite öğrencisisiniz…
Branşınız ile ilgili bir kitap alacaksınız.
Ancak…
Kentte donanımlı,ihtiyaca cevap verecek doğru dürüst bir kitapçı yok.
Daha acısı…
Bir sahaf yok.
Bu husus…
Akademik eğitim yapan bir üniversite öğrencisi için zül bir durum değil midir.?
Ayrıca…
Kitap fuarları düzenlemeli.
Her yıl kitap fuarı düzenleyen Bartın örneğinde olduğu gibi.
Yazar/çizerler davet edilmeli.
Söyleşiler gerçekleştirilmeli.
Edebiyat zevki oluşturacak mekanlar oluşturulmalı.
Daha doğrusu içinde yaşadığımız kenti kendi kültür üretecek hale getirmeli…
Karabük “üniversite kenti “ ama…
Kültürel canlılık bunu yansıtmamaktadır.
Bu anlamda sorun yaşadığımız bir vak’adır.
Bizde bilindiği gibi başa bir musibet geldiği zaman işin ehemmiyeti kavranıyor.
Ne demişler:
“Bir musibet bin nasihatten hayırlıdır.”
Evet ne diyorduk…
Kenti kültürel anlamda güzelleştirecek çalışmalar yapılmalıdır.
Etkinlikler artırılmalıdır.
Bir kenti kent yapan sadece maddi yatırımlar değildir.
Manevi kültür unsurlarını da unutmamak gerekir…!


radar
•Boşuna kendinizi yormayın sayın Kalyoncu Karabük küçük şehir bir cacık olmazzzzzzz.