Reklam
Reklam
249
0

SUÇLU KİM?

Kentlerde yaşamak herkesin olmazsa olmazı…
Bu anlamda kırsal alanda insan kalmadı dersek yeridir.
Kentler yaşamsal açıdan büyük bir çoğunluğun cazibe merkezi olmuş durumda.
AVM’ler de bu cazibenin simgesi .
Bilmem farkında mısınız.?
Hala kentler nüfus çekmeye devam ediyor.
Kentlerin bu durumu Covid-19’un hızla yayılmasına neden oluyor.
Her alanda yaşanan kuralsızlıklar dizgesi de buna eklenince Coronavirüs azalacağı yerde artamaya devam ediyor.
Bu arada…
Alt yapı hizmetlerini belediyelerin karşılaması gittikçe zorlaşmakta…
O zorluğu çeken kentler arasında Karabük ve Safranbolu da var.
Hizmet ile büyüme arasında orantısızlık sorunlara davetiye çıkarıyor.
Bu arada…
Trafikteki taşıt bolluğu dikkat çekici boyutlarda…
Ama yollar aynı…
Taşıt bolluğu karşısında, çaresizlik kendini hissettiriyor.
Trafik kazalarının her geçen gün sayısı artıyor.
Bir de sürücü cahilliği söz konusu ise kazasız gün yaşamak mümkün olmuyor.

At ile taşıt arasındaki farkı bir türlü kavramış değiliz.
Kendimizi bozkırda yaşıyor zannediyoruz.
Kural tanımaz ruhumuz hız yapmaktan büyük haz alıyor.
Emniyet kemeri, bugünlerde takmak zorunda olduğumuz maske gibi sanki bizim için lüks eşya…
Aldığımız eğitim davranışlarımızda bir değişikliğe neden olmuyor.
İçimizden geldiği gibi hareket ediyoruz.
Bencilliğimiz ve yetersizliğimiz kurallara uymamızı engelliyor.
Yollarda öyle kazalar görüyoruz ki akıl alacak gibi değil.
Bilimsel olarak bu kazaların izahını yapmak mümkün değil.
Bir de…
Kaza yapan şahıs ;
Uyuya mı kalmış.
Alkollü mü?
Kırmızı ışıkta mı geçmiş…
Yanlış sollama mı yapmış.
Hız haddini mi aşmış…!

Kaza yapanlara bakın…
Sadece birbirlerini suçluyorlar.
Suçlu kim.?
Yanıt yok.
Trafik kazaları Türkiye’nin çözümsüzlük içeren sorunlarının başında olmaya devam ediyor.
Sadece ceza kesilerek sorunun çözümü beklemek beyhude bir davranış.
Burada da her işte olduğu gibi eğitim eksikliği kendini gösteriyor.
İçimizdeki canavara teslim olmaktan bizi ala koyamıyor.
Ne yaparsak yapalım…
İşin içinden bir türlü çıkamıyoruz.
Çıkacak gibi de görünmüyor.
Ata binmek maharet…
Arabaya binmek ise kural + maharet ister.
Bunun ayırımında olmamız bizleri biraz olsun trafikte ferahlatacaktır.
Öyle değil mi?…

Yorumlar

  1. önemli degil

    ne yazikki yasi 18 i dolduran genclerimiz kendilerini ispat edecekler ya ilk once ehliyet almaya kosturuyorlar. ailelerde buna maddi destek verip ortak oluyorlar. biraz durumu iyi olan hemen yasi buyuk modifiye araclardan aliyorlar. yasananlar ortada. cocuklar safranboluda 100 yilda arabanin icine dolusup sokaklarda yuksek sesle muzik dinleyip tur atiyorlar. pandemi nedeniyle universite ogrencileri olmasada, trafik ve asayis ekipleri son zamanlarda bir cok noktada kontrol yapsada bu cocuklar simdide sokak ve mahalle aralarinda fink atmaya basladilar. burada is ailelere dusuyor. bazılarınin kulağının cekilmesi sart.

Yeni yorumlara kapalı.

Diğer Yazılar