Reklam
Reklam
225
0

Tarihçi Gözüyle…!

Tarihçi gözü ile olayları yorumlamaya çalışmak bazen gerekli oluyor.
Tarihten ders almanın ehemmiyeti bunu zorunlu kılıyor.
Birileri bunu önemsemeden toplumsal sorunları çözümleme gayreti içine giriyor.
Bunun anlamı nedir?
Yüzeysel çözümler peşinde koşma…
Kendi burnunun doğrultusunda hareket ederek gerçekleri görmezden gelme…
Bir kere biz bu ülkeyi kolay kolayına vatan eylemedik.
Bu böyle biline…
****
Herkesin bu konuda ezberinde tutması gereken bazı gerçekler var.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir devlettir.
Köklü bir kültür geleneği vardır.
Temeli sağlamdır.
Bu temel gücünü Lozan Antlaşmasıyla belirlenmiş olan vatandaşlık hukukundan almaktadır.
Vatandaşlık hukuku eşitlik ilkesine dayanır.
Bunu bilmeyen ,bilmezlikten gelen bazı çıkar çevreleri zaman zaman ülkemizin huzurunu bozmaya çalışmaktadırlar.
Bu ülkenin geçmişine baktığınızda birçok isyan hareketi görürsünüz.
Ülkenin tarihinde huzurunu,birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik her isyan hareketi başarısız olmuştur.
Başarısız olmaya da mahkumdur.
Neden?
Nedeni basit…
Ülke olarak,millet olarak,halk olarak,insan olarak huzurdan yanayız.
İç barıştan yanayız.
****
12 Eylül öncesi bu ülke ,sağ ve sol diye ikiye ayrıldı.
Kardeş kardeşi acımasızca yok etti…
Neden?
Düşünceler farklı diye…
Oysa…
Bu zaten demokrasinin bir gereğidir.
Benden farklı düşünüyor diye bir başkasını öldürmek demokratlıkla bağdaşmaz.
Ama bu ülkede nifakçılar,bölücüler ,işbirlikçiler kardeşi kardeşe düşürdüler.
Ülkenin 10 yıl geri kalmasında doğrudan rol oynadılar.
Bu coğrafyanın uygarlık birikiminden Türk insanının faydalanmasına engel oldular.
Yazık değil mi?
****
Bakın bu ülkede günümüzde işsizlik var.
Bu işsizlikte yaşanan kötü olayların sorumluluğu yok mu?
Huzuru olmayan,güven vermeyen bir ülkede yatırım olur mu?
Elbette olmaz…
Günümüzde huzuru bozmaya çalışan örgütlerin amacı ortada…
Buna halk olarak alet olmamamız gerekiyor.
Tarihsel bilinç geçmişten geleceğe bize yaşanan olumsuzluklardan ders çıkarmamızı emrediyor.
Evet son söz şu olmalı…
Lütfen şeytana uymayalım.
Cana,canlara kıymayalım.
Bir elin parmakları birbirinden farklı uzunluktadır.
Parmaklardan birisi acırsa diğerleri de aynı sıkıntıya yaşar.
Uzun ya da kısa parmak fark etmez.
Bunu da asla unutmayalım…!