Reklam
Reklam
239
0

TAŞ ÇÜRÜR/TUZ KOKAR/BUZ YANAR

TV’de İzmir depremi ile haberleri izlerken gördüklerimiz karşısında nutkumuz tutuldu.
Söylenecek söz bulamadık…
Göçük üzerinde…
Kurtarma ekibi harıl harıl çalışıyor.
Toprak altında mucize bekleniyor.
Kurtarılacak bir can sevinç çığlıklarıyla etrafa umut saçıyor.
Heyecan doruk noktada…
Bu arada…
Canını kurtaranlarda buruk bir hüzün var.
Yakınlarını ve evlerini kaybedenlerin yüzündeki endişe tedirgin edici bir hal almış durumda…
Aman yarabbim o ne?
Birileri depremzedelere yapılan yardımı iç etmeye çalışıyor.
Deyim yerindeyse…
Çalıyor, çırpıyor.
Yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelliyor.
Evet gördüklerimiz nasıl değerlendirilmeli bilmiyorum ama…
Bu düpedüz…
Deprem hırsızlığı…
Vicdansızların olmayan namusları ile dansları.
Gördüklerimiz yenilir yutulur cinsten görüntüler değil.
Arsızlığın hırsızlık boyutu tavan yapmış.
Ar duygusu diye bir şey kalmamış.
Dahası…
İnsanlığın insanlıktan utandığı evreye gelmiş.

****
Şimdi…
Burada
Asıl soru şudur?
Bu insanlardaki merhamet duygusuna ne oldu acaba?
Hangi terbiye anlayışında muhtaç olanın önündeki nimeti çalma gibi bir hayasızlık vardır.
İnsanı kendi cinsine karşı bu kadar acımasız kılan nedir?
Tarif etmek mümkün değildir…

****
Talim ve Terbiyesi ile övünen milli eğitimin terbiye ile ilgili kısmı nerededir?
İnsanlar,,,
Milli terbiyeden uzaklaşarak
Küreselleşmenin…
Bütünün parçası olarak değersizleştirilmektedirler.
İşte toplumsal hassasiyetleri kaybetmemizin, anlaşılmazlığımızın yegane biçareliği…
Bundan öte ne denebilir ki…
Vicdansızlık, ahlaksızlık…
İnsanlıktan hiçbir biçimde nasibini almama…
Ama her şeyden önce böyle bir ayıbı içine sindirebilen bir toplumsal yapı.
Bence anahtar kavram/şifre çözücü; bu yapıyı oluşturan temel taşların çürümüşlüğüdür.
Taş çürür mü?

Tuzun koktuğu yerde….
Taş da çürür….
Buz da yanar.!…

Diğer Yazılar