Karabük’ü çözümlemek iyice içinden çıkılmaz bir hal dersek yanlış söylemiş olmayız herhalde…
Tarihten kopuş süreci Karabük’ü iyece anlamsızlaştırdı.
Eski Karabük planlı bir kentti.
Devlet mülkiyetinde planlılık söz konusu idi.
Şimdiki Karabük’ün övelecek hiçbir yanı kalmadı.
Planlı Yenişehir’in durumu gerçekten içler acısı.
Kardemir Karabükspor’un durumu mağlum.
Basın sözcüsü ve As Başkan Sayın Gölbek’in verdiği bilgilere bakılacak olursa kimse taşın altına elini koymak istemiyor.
Kentte umarsızlık diz boyu.
Büyük çoğunluk kendi sevdasında.
Ne olursa olsun düşüncesi hakim kitlede.
Deyim yerendeyse…
Kentte ruh ara ki bulasın.
Kasaba kültürü edasıyla sorunlara yaklaşım gösteriliyor.
Tabi buna yaklaşım göstermek denirse.
Söylemek gerekirse…
Fındık kabuğu doldurulmaya çalışılıyor.
Piyasada , söylemek gerekirse bir aldatmacılık ve dayatmacılık söz konusu.
Mesele nedir derseniz söyleyeyim.
Amaç…
Üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.
Yani…
Herkesin kendi çıkarlarını gözeterek kente bakması işleri karmaşıklaştırıyor.
Ortak aklı değersizleştiriyor.
Bu ne demek…
Frank Sinatra’nın my way şarkısında dillendirdiği gibi…
Herkes kendi yoluna…
Pekala bu yol nerede kesişir…
Hiçbir yerde…
O zaman biz neden burada lafı eveleyip geveliyoruz ki…
Laf ola beri gele demek için mi?
Evet…
Tastamam öyle…!

