Küreselleşme…
Ya da globalleşme
O ne demek.?
İçinde bulunduğumuz çağın özeti…
Daha doğrusu anlatımı.
Bütün değerlerin alt/üst olması.
Tüm güzelliklerin anlam değişikliğine uğraması.
Sloganı da belli…
“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”
Küreselleşmeyi bundan daha iyi anlatan bir öz anlatım olamaz herhalde.
Dahası…
Tek kutupluluk.
Her açıdan dünya ile bütünleşme…
Ortak değerlere yelken açma.
Ulusal ve yerel olandan evrensele kulaç atma.
Tabi bu arada…
Tarihin yeniden yazılma çabası…
Şimdi…
Ne oldu bu dünyaya birdenbire.
Selam veriş şeklimizi bile değiştirdi.
Bizleri başka kalıplara soktu.
Maske ve mesafe sözcükleri yaşamımızın bir parçası oldu.
Ey dünya bize ne olup bittiğini anlatmayacak mısın.?
İnsanlığa ettiğin bu eziyet yenilir, yutulur cinsten değil.
Eziyetin önce tarih önünde Afrika kıtasından başladı.
Daha sonraki süreçte tüm Ortadoğu halklarını ölüme sürükledi
Kıtlık, açlık, yoksulluk ve sefalet.
İnsanın insanlığından utanası geliyor.
Bir de Arap baharı derken…
Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılması süreci başladı.
Soyu belli olmayan DEAŞ türetildi.
YPG/PYD gibi diğer bölücü örgütlerde bunlara ekleniverdi.
İnsanlar büyük küçük demeden öldürüldü.
Vahşet neredeyse barbarlığa rahmet okutmaya başladı.
Küreselleşme ile 21.yüzyılda hayatımıza ilk müdahale iklim krizlerinin yaşanması ile başladı.
Sonra ekonomik krizler ortaya çıktı.
Etrafı hormonlu yiyecekler esareti altına aldı.
NANO teknoloji ortaya çıktı.
Sonra virüs çeşitleri hayatımıza yön vermeye başladı.
Sars,Mers-Cov derken bunun Corona aşaması bizi özgürlüğümüzden etti.
Evet…
Felaketler birbiri ardına geliyor.
Küreselleşme.
Adı üzerinde….
Dünyanın köyleşmesi.
Küre idi…
Birden “selleşti”
Sel önüne ne alırsa alıp götürür..
Önünde durmak mümkün değildir.
Hele evler bir de dere yataklarına yapılmışsa.
Ne eve bakar
Ne insana…
Bu bakımdan
Giresun’da yaşananlar gerçekten bizler için bir ders olmalı
Sakın “sel” bize dokunmaz demeyin.
Doğaya sahip çıkın.
Son söz mü?
Betonun kulu…
Ve..
Kölesi olmayın.!
