Mutluluğun; savaş, katliam ve haksızlıklara konu olan bir dünyada yok edildiği bir zamanda Karabük’te bir sivil toplum kuruluşu başkanı tarafından birdenbire dillendirilmesi dikkatimi çekti.
Gerçekten…
Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Karabük Şubesi yaptığı ziyaret ve açıklama ile 19 Eylül Şehitler ve Gaziler Gününe damgasını vurdu.
Bir gün öncesinden “gün” dolayısıyla yapılacak programlara katılmayacaklarını söylediler.
Gerekçe şuydu…
18 Eylül’de dernek olarak,14 Eylül 1990’da Şırnak’ta 21 yaşında şehit olan er Cafer Demirhan’ın ailesini ziyaret ettiler.
Şehit evine vardıklarında…
Namık Kemal Mahallesinde iki katlı olan evin inşaat olarak tamamlanmamış bir görüntüsü vardı.
1993 yılında faizsiz konut kredisi ile alınan evin birçok eksiği söz konusu idi.
Öyle ki evin balkon duvarları ,sıvası,boya ve badanası yoktu.
Şehidimizin çocukları bu evde büyümüş ve ağabeyinin maddi katkılarıyla okullarından mezun olmuşlardı.
Dernek başkanı Sami Özer, şehit ailesinin bu durumuna bakarak, Şehit ve Gaziler Günü programına katılmayı düşünmediklerini belirterek basına şöyle demeç verdi”
“Yarın nasıl mutlu olalım.
Şehitler ve Gaziler Gününü biz bu sefer kutlamayı düşünmüyoruz.
Bu tepki değildir aslında.
Bizim içimizdeki hüzündür.
Gazilerimiz olarak ortak alınan bir karardır.
Bize orada onurumuza yemekler veriliyor.
Biz orada hiçbir zaman yemek peşinde olmadık, olmayacağız.
Biz orada yalnızca onurumuzla, gururumuzla yaşamanın, mücadele etmenin peşindeyiz.
Burada hafif bir onursuzluk durum varsa da biz de bunu kendi içimizde küçükte olsa protesto eder gibiyiz.”
Şimdi işin esasına gelirsek…
Dernek başkanının bu açıklaması karşısında ne dememiz gerekir.!
Kutladığımız günler hayatın gerçekleri ile buluşmuyorsa bir anlam taşımıyor.
Hatta üzüntü bile veriyor.
Kandırmaca gibi görünüyor.
Demek ki bu işler hamasi nutuk atmalarla olmuyor.
Gerçek içtenlik maziye ve hatıralara sahip çıkmakla olur.
Hani şehitlerimizin çocukları bizlere emanetti.
Yani…
Demek ki öyle değilmiş…!
Bu onursuzluğa son vermek bizim,devletimizin biricik görevi olmalıdır.
