Kentin ahvali…
Durumu…
Ya da vaziyeti…
Hal ve gidiş.
Ne derseniz deyin.
Sanki bir şeyler eksik gibi.
Sorumsuzluk…
Ya da sahipsizlik…
Bunun nedeni olabilir mi?
Evet…
Bir yerlerde eksiklik var.
Asıl olanı görmeme…
Köklü çözümlerden uzak durma.
Sorunları geçiştirme.
Ve…
Politika yapmayı kendi çiftliğinde at koşturmaya benzetme.
Aslında söylenecek çok söz var…
Söylemek yetmiyor ki…!
Ama maalesef…
Söylemeden de olmuyor…
****
En iyisi hiçbir şeyi dert etmemek.
Konuşmamak…
Kadermiş demek.
Olanları kabullenmek.
****
Bu kentte olup bitenlere kimsenin bir türlü aklı ermiyor…
Ama kimse bir söz de söylemiyor.
Söyleyen bile kendi söylediğine inanmıyor.
****
Sanki…
Bir başıboşluk söz konusu…
Hem de tedirgin edici ölçüde…
Felsefe:”Böyle gelmiş böyle gider”
Yani..
Yarınları hafife alma.
Geleceği önemsememe.
Ve en vahimi;
Önünü görememe…
****
Karabük…
Geyikli Dede’nin kuruluşta söylediği o anmak istediğimiz bedduası.!
“Biriniz iki olmasın”..
Eyvah…
Eyvah ki ne eyvah.!
Üzerimizde hala bir karabulut gibi dolaşıyor.
Öyleyse…
İşleri yoluna koymak için.
Yeni bir kuruluş öyküsüne bugünlerde çok ihtiyaç var.
İçinde umut olan…
İlkinde olduğu gibi…
“Biriniz iki olmasın” demeyen…
