Dünkü yazımı okuyanlar hatırlayacaktır…
Bir öğretmenin eğitim-öğretim sürecinde yaşadığı feryada yer verdim.
Bu feryadı duyacak olan var mı diye yazımı sonlandırmıştım.
Aslında öğretmenin şikayetçi olduğu husus teknoloji ile içli-dışlı olan gençlerin eğitim-öğretim sürecinde yaşadıkları ,yaşattıkları olumsuzlukları göz önüne sergilemekti…
Ve yazının esas konusu ; bilinçsiz ailelerin çocuklarına aldıkları pahalı akıllı telefonlarla onların geleceklerini kararttıkları ve okulda yaşadıkları başarısızlıklara sebep olduklarıydı.
Bu konuda eğitim-öğretim sürecinde bir sıkıntının olduğu bir gerçek.
Fransa’da okullara öğrencilerin akıllı telefonlarla girişinin yasaklanması bunun en çarpıcı kanıtı.
Bizde de camilere girişte bu yasağın olduğunu biliyoruz.
Ama buna karşın namaz kılarken cep telefonu sesi duymaktan kendimizi kurtaramamamız manidar bir durum ki sormayın gitsin.
Son zamanlarda cemaatten bazıları camide vaaz verilinken cep telefonlarına bakmaktan kendilerini alamaz duruma geldiler.
Kutsal bir mekanda kul ile Allah arasına kimse girmemelidir derken akıllı telefonların söz dinlemeden şeytanlık etmesi gerçekten geleceğimiz ve imanımız açısından çok düşündürücüdür…
Aynı zamanda şaşkınlık yaratan bir durumdur.
Camilerde de imamlar bu noktada cemaatten şikayetçi olduklarını sözle dile getirmektedirler.
Sürekli hatırlatma yapmaları bunun kanıtıdır.
Şimdi başa dönüp meseleyi çözümleme aşamasına gelirsek karşımıza Z kuşağı diye bir şey çıkıyor.
Z kuşağının özelliklerini bilmeden bu noktada ne dersek boşuna…
Bir kere…
Bunlar 70’li yılların X ve 80’li 90’lı yılların Y kuşağından farklılar.
Bu arada hemen belirtelim….
Toplum mühendisliğine soyunmayalım ama…
Her kuşağın kendine özgü özellikleri var.
Eğer bunları bilirsek günümüzde olup bitenleri daha iyi anlama olanağına kavuşmuş oluruz…
Z kuşağı, 2000 yılı ve sonrası doğanlara deniyor.
En büyükleri 17 yaşında…
İnternet ve mobil teknolojileri kullanmayı seviyorlar.
Günümüzde yaygın olan akıllı telefonlar, ipad’ler ya da tablet bilgisayarlar ile her alanda aktifler.
Özellikle internet aracığıyla sosyalleşmeyi tercih ediyorlar.
Diğer kuşaklardan farklı olarak, internet ve teknoloji ile doğdukları söylenebilir.
Ülkemizin %17’sini oluşturuyorlar .
Oyuncak yerine ipad’lerle oynuyor ve teknoloji ile birlikte büyüyorlar.
En büyük özellikleri tüketmeyi sevmeleri…
Fakat internet ile fazla haşır neşir olduklarından aynı anda birden fazla konu ile ilgilenebilme yeteneklerine sahipler.
Aynı anda dinleme, yorum yapma, resim, video vs. yayınlama/paylaşma yeteneğine sahipler.
Fakat kendisi ile konuşurken yüzüne bakılmadığını düşünen X kuşağı bunu “saygısızlık” olarak da nitelendirebiliyor.
Zaten tehlike ya da uyuşmazlıklar da bu noktada kendini gösteriyor.
Bu tür uyuşmazlıklar özellikle eğitim-öğretim sürecinde çok yaşanıyor.
Şimdi X ve X öncesi kuşağın Z kuşağı ile ters düşmesi normal değil mi?
Çünkü mecazi olarak söylersek her ikisinin teneffüs ettiği hava farklı…
Yani aynı anda birisi sıcak havadan diğeri de soğuk havadan hoşlanabiliyor.
O zaman ne olacak…
Tabi öğretmen ve öğrenci feryat edecek…
Sonra…
Kurtaran yok mu diye bağıracak..!

