Sayın Gölbek,tatil dönüşünde 23 Ağustos tarihli “Her Telden” köşesinde çok önemli bir yazıya imza attı.
Kendisini bu yazı münasebetiyle müsaade ederseniz buradan tebrik etmek istiyorum.
Neden mi?
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü olan bürokrata yönelttiği o ilginç ve güzel sorular nedeniyle.!
Önce sorulara geçmeden önce yaşananlara bir göz atalım isterseniz.:
KARDEMİR AŞ yönetim kurulu aldığı bir kararla Kübana evlerinden başlamak üzere yapı ve çevre bakımve düzenleme işlemlerini başlatmış.
Yani erken dönem Cumhuriyet mimarisinin en güzel konutlarını konu alan, 1926 yılında Fransız mimar Henry Prost’a planları çizdirilen yapılara bir çeki düzen verilmek istenmiş.
Fakat bu düzenlemeler yapılırken bir sorunla karşılaşılıyor.
Sayın Gölbek’in deyimiyle Kardemir AŞ’ye “ Dur Bakalım Kardeş” sen böyle kafana göre 21.10.2019 yılında T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından 2466753 sayılı olurla ,“Doğal Sit,Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edilen Yenişehir’de böyle bir iyileştirme işlemi yapamazsın deniliyor.
Bilindiği gibi Karabük’ün Yenişehir Semti Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 1996 yılında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından koruma altına alınmıştı…
O nedenle bu koruma alanına çivi dahi çaksanız izin almak zorunluluğu bulunuyor.
Hatta bir ara dikey mimari düşüncesi çerçevesinde erken cumhuriyet dönemine ait bu binaların bir ara Kardemir yönetimi tarafından yıkılması ve yeni yapılaşmaya izin verilmesi hususu kamuoyunda konu gündeme gelmiş, daha sonra itirazlar üzerine bu düşünceden vazgeçilmek zorunda kalınmıştı.
Ancak şu an Yenişehir konutları için kültürel korumanın olmadığı sadece bölgenin doğal açıdan SİT alanı haline getirildiği anlaşılıyor.
Bu açıdan Yenişehir konutları ile ilgili olarak alınan koruma kurulunun değişikliğe uğrattığı kararın yeniden sorgulanması gerekmektedir.!
Şimdi gelelim asıl meseleye…
Sayın Gölbek’in de dediği gibi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü,Yenişehir Mevkiine müdahale etmekle haklı mı.?
Evet haklı..
Çünkü İl Müdürlüğü elindeki prosedür gereği, yetkisini kullanarak,Kardemir AŞ’ye sözüm ona “Dur Bakalım Kardeş” demiş…
Buraya kadar mevzuatın uygulanmasında bir sorun yok…
Ama…
Karabük Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü bürokratları Sayın Gölbek’in soruları karşısında kamuoyuna neden bir açıklama yapma ihtiyacını duymuyorlar!
Çevre kirliliği ne boyuttadır?
Örneğin her sene yanan Safranbolu çöplüğü Allah korusun, patlarsa çevreye zararı ne olur?
İstanbul Ümraniye çöplüğü patlamasında yaşanan üzüntü verici gelişmeler Safranbolu’da da yaşanır mı?
Bu konuda yapılmış bir etüt değerlendirme raporu var mı?
Keza…
Karabük’te…
Hava kirliliği ne durumdadır?
Su, gürültü,
Görüntü kirliliği vb.
Yani…
Sözün kısası
Bu sorulara verilecek yanıtlar mucibince…
Karabük yaşanabilir bir kent midir?
…………………………………………………


Hür Kalyoncu
•Yazılarıma verdiğiniz destekten dolayı çok teşekkür ederim.Bir kent ona gönül veren insanların gösterdiği özveri ile ancak geleceğe umut ışığı olabilirler.Saygı ve sevgilerimle…
Sevgi YAVUZ
•Duyarlılığınıza sağlık Hür Hocam.