Reklam
Reklam
136
0

Eylül’ün Düşündürdükleri…!

Eylül deyince ilk aklıma Mehmed Rauf’un aynı adı taşıyan romanı gelir.
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı diye bilinir.
Öğrencilerimizin büyük bir çoğunluğu Mehmed Rauf’un adını “Eylül” romanı sayesinde öğrenmişlerdir.
Eylül deyince benim aklıma gelen ikinci husus Arapça olan bu ay adının aslının Süryanice oluşuyla ilgilidir.
Sözcüğün aslı “Aylül”dür.
Arapça’da Eylül biçiminde değişikliğe uğramıştır.
Akadça’da ise “sevinçten haykırmak “ anlamına geldiğini iddia edilmektedir.
Yani neresinden bakarsanız bakın sözcüğün kaynağında Mezopotamya var.
Hristiyanlarda ise eylül; istavroz ayı olarak geçiyor.
Hristiyanlar için bu ay aynı zamanda Hac ayıdır.
Karadeniz kültüründe ise bu istavrite çevrilmiş.
Sizin anlayacağınız Eylül ayında yenmesi gereken yegane balık istavrittir.
Karadenizli balıkçıların Eylül ayında bizlere verdikleri doğrudan mesaj bu.
Bu arada palumut ile incirin de hakkını teslim etmek gerekir.
Ama bu bilgileri paylaşırken sizlere Eylül’ün düşündürdükleri ile ilgili olarak bir durumu sizinle paylaşmaktan yapamayacağım…
Her yıl 18-19 Eylül tarihleri arasında Bağbozumu Şenliğinin Safranbolu’da yapılmasının hem bu ay ile ilgili hem de üretimin teşvik edilmesiyle bağlantılı özel bir yanı var.
Safranbolu’da 22 çeşit üzüm var.
Bunlardan sadece birkaçı kalmış.
Üretim giderek sönükleşiyor.
En meşhuru Çavuş üzümü…
Kelaynak kuşları gibiler.
Korunmaları gerekiyor.
Üreticilerin her yönüyle teşvik edilmeleri elzem bir hususu oluşturuyor.
Şu ana kadar yapılan teşviklerin üretim alanlarına ne kadar fayda sağladığının yetkililer tarafından takip edilmesi gerekir.
Düzenlenen üzüm şenlikleri bu bakımdan çok önem taşıyor.
Bakın daha önce bu şenliklerde neler yapılmış…
Konarı Yakupoğlu bağından üzüm toplanması…
Pekmez yapılması…
Hıdırlık Tepesinde üzüm yarışması.
En iyi 3 üzüm üreticisine ödül verilmesi
Ve üzüm güzeli seçilmesi.
Unutmayın Eylül ayı üzüm ayıdır.
Bu ay içerisinde aynı zamanda Kurban Bayramı’nın idrak edilecek olması büyük bir güzelliktir.
Ancak bu güzelliğin turizm haftası gibi kutlanması da çok ilginç manzara oluşturuyor.
Çünkü insanlar bayramın güzelliğini yaşamadan anlamadan tatile çıkıyorlar.
Hani ne derler…
Bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu…
Anlaşılan…
Bayramları da kapitalizme kurban etmiş durumdayız.
Paranın gücü ve motivasyonu da burada kendisini gösteriyor.
Her şeye karşın gelecekten umutluyuz.
Allah utandırmasın…
Bu vesileyle bayramınızı kutlarım.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerim.
Evlatlarını vatanımız için kaybeden şehit ailelerine Allah’tan güç ve sabır dilerim…