Reklam
Reklam
70
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Gazetecilik …

Gazetecilik   ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamayacağınız bir meslektir.

Herhangi bir partinin neferliğini yapmıyorsanız,

Tarafsızsanız , taraf olmayan bertaraf olur  kabilinden  orta da kalırsınız

Bir partinin   sesi olursanız da durum çok fark etmez

O partinin taraftarları arasında makbul olursunuz diğer partilerin taraftarları için değersizleşirsiniz.

Yani birilerinin ‘adamı’ olsanız da , kimsenin ‘adamı’ olmasanız da gazetecilik zor iştir

Bir yer de hep ‘hedef’ olursunuz, vesselam…

***

Doğru Bildiğini Yazmalısın

Bir yer de gazeteciler hep ‘hedeftir’ diye boşuna söylemiyorum.

Şöyle örneklemeye çalışayım.

Karabük Milletvekillerinden Sayın Cem Şahin ile ilgili diyelim ki,  Ankara’da güçlü olduğunu, Bakanlıklardan ek olarak ödenekler çıkarttığını , Karabük için yoğum gayret içinde olduğunuz yazarsanız,  Ak Partililer bravo çok doğru söylüyor derler. Ama CHP  ve diğer muhalefet partileri yağcılık yapıyor derler…

Yine örneğin Milletvekili Sayın Cevdet Akay’la ilgili  diyelim ki,  TBMM’de başarılı bir temsil gösteriyor,  Karabük’ün sorunlarını Mecliste gündeme getiriyor, Meclis karnesi parlak derseniz, CHP’liler alkış tutar bravo der, Ak Partililer  yağcılık yapıyor derler.

Tersten gideyim Sayın Şahin’in Ankara ile ilişkilerinin Karabük’e yansımaları daha güçlü olmalıydı, zayıf kaldı derseniz, bu sefer Ak Partililer ‘ayağa kalkar’  CHP’liler bravo derler.

Sayın Akay’ın  Karabük’te hiçbir sokakta olmadığını, Meclisten Karabük’e gelmediğini Karabük Milletvekili olarak asli görevinin Karabük’te saha da olması gerektiğini yazarsanız, Ak Partililerden alkış alırsınız, CHP’liler tepki gösterir.

Yani dediğinizin ne olduğu ya da doğru olup olmadığı değil mesele.  Hemen  taraftarlar devreye girer ve ortalık kaynar.

***

Belediyelerde De Geçerli

Belediye başkanlarından örneğin Sayın Özkan Çetinkaya için genç, dinamik, yeni bir soluk getirdi, parklar –bahçeler- çarşı merkezindeki yol – kaldırım çalışmaları kenti değiştiriyor dersiniz,  öyle…

Sayın Çetinkaya parktan başka ne iş yaptı. Çarşı merkezinde yol- kaldırım derken her yeri karıştırdı. Organizasyonu bile düzgün yapamadı. Kent daha da karıştı dersiniz, böyle…

Sayın Elif Köse için,  muhalefet belediyesi olarak sınırlı imkanlarına rağmen karla mücadele de yoğun gayret sarf etti, mücadeleye kesintisiz devam ediyor derseniz, öyle…

Safranbolu’da vatandaş sokağa çıkamadı, araçlar çakılı kaldı, kendi bölgesine hizmet veremezken bölgesinin dışında bir vatandaşı kurtardık diye şov yapıyor derseniz, böyle…

***

 Gazetecilik ve Mutlu Yıllar

Gazetecilik; kime ne söylediğinizle değil, söylediğinizin doğru olup olmadığıyla ölçülen bir meslek olmalı. O yüzden gazeteci olarak , yazdıklarımı başkalarının terazisinde değil, kendi vicdanım da  tartarım. Ölçü de, terazi de vicdanımdır.

Boşuna demiyorum; bu meslekte “Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamazsınız.” diye.
Zaten ne yazarsanız yazın, birileri “helal olsun” der, birileri de “olmamış” diye veryansın eder. Bu işin ağır abi dizilerindeki jargona göre söyleyeyim ‘raconu’ budur.
Mühim olan; övgü gelince havaya girmemek, yergi gelince de kalemi yere düşürmemektir.

Şahsen; alkışla şişmeden, eleştiriyle de sinmeden, yıllarını bu mesleğe vermiş bir gazeteci olarak işimi dürüstçe yapmanın verdiği iç huzur bana fazlasıyla yetiyor.
Çünkü bu meslek; makamla, etiketle değil, alnın açık, başın dik uyuyabiliyorsan anlam kazanıyor.

Şaka maka derken…
Bakın, 2026 geldi bile.

1997’nin son çeyreğinde başladım bu yola. O günden bugüne kadar da başka hiçbir iş yapmadım.
Tek mesleğim,  Gazetecilik.
Başka ek işim de yok, “kenarda çok bir şeyler” de yok bu kadar yılın sonunda ya. Neyse…
Artı olarak son yıllarda şartlar zorlaştı mı? Evet.
Ekonomik olarak geriye düştük mü? Maalesef.
Yıprandık mı? Hem de fazlasıyla.

Ama ne yapalım…
Biz bu mesleği kolay olduğu için değil, inandığımız için seçtik.

2026 itibarıyla meslekte  29 yılı geride bırakmış oldum.
Dile kolay… 29 yıl.
Böyle yazınca yaş meselesi de bir parça yaşlandığım da  ister istemez ortaya çıkıyor ama artık onu da Karabük’ün  yazı – kışı , sisli- puslu havası, gündemi bitmeyen memleket halleriyle açıklayıp geçeyim.

Allah ömür verdikçe, bir yılı daha geride bırakmanın huzuruyla;
Yeni yılda da, bugüne kadar olduğu gibi doğru, dürüst, eğilip bükülmeden haber ve yorumlarla Karabük’e hizmet etmeye devam edeceğim inşallah.
Çünkü bu şehir bizim, bu memleket  bizim, bu insanlar bizim insanımız.

Bu vesileyle;
Tüm Karabüklü hemşehrilerimin yeni yılını en içten dileklerimle kutluyor,
Hayırlı, mutlu, sağlıklı; adaletin, hakkaniyetin ve vicdanın eksik olmadığı nice yıllar diliyorum.