Reklam
Reklam
720
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

GEREDE ÇAYI KARABÜK’E TEMİZ AKMAM DİYOR

“Bir Nehir’in Ölümü”

Aslında bu, bir suyun değil bir kentin çığlığıdır.

Bir zamanlar hayat veren derenin suskunluğu, bize hem ihmali hem de vurdumduymazlığı haykırıyor.”

*

Kainatın bir sahibi var. Doğa da bunlardan biridir.

Canlı, ve cansız nesnelerden oluşan, kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümüne doğa, tabiat denir.

İnsanoğlu bu tabiatı, bu doğayı kendi elleriyle maalesef yok ediyor.

Aynı zamanda insanın yaşaması bakımından önemli bin mekandır DOĞA

Ve doğayı korumak, gözetmek insanoğluna aittir.

İnsan ve canlı yaşamı için hayati öneme sahip olan suyun kullanılabilir olması için tehlikeli kimyasallardan ve bakterilerden temizlenmiş olması gereklidir. Ayrıca derelerden, ırmaklardan ve göllerden alınarak yerleşim yerlerindeki insanların kullanımına sunulan su belirli standartlara uymak zorundadır.

Aksi durumda kullanılması tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir.

Günümüzde teknolojinin gelişmesi, nüfus artışı gibi etkenlerden dolayı su kaynakları olan dereler, göller ve yeraltı suları aşırı kirlenme ile yüz yüze kalmaktadır.

*

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu işte bunlarda biridir.

Uzun yıllardır verdikleri GEREDE ÇAYI TEMİZ AKSIN mücadelesi veren,

Doğayı, tabiatı koruma görevini üstlenen Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu her alanda mücadelesini sürdürüyor.

*

“Bir Nehir’in Ölümü”

Gerede Çayı… Bir zamanlar dağların kalbinden doğan, köylünün tarlasına can, çocuğun oyununa serinlik taşıyan bir su. Bugün ise aynı çayın yatağında akan şey, su değil; pas, zehir, ölümün siyah mürekkebi.

Akredite laboratuvarların raporları birer bilimsel belge değil, adeta ölüm ilanı gibi. Düşünün: Azot sınırın 357 katı, yağ-gres 130 katı, oksijen ise neredeyse sıfır. Yani çayın nefesi kesilmiş, boğazına kimyasal bir düğüm atılmış.

Artık orada balık yüzmüyor, sadece sessizlik çürüyor.
Bu tabloyu ‘kirlilik’ diye adlandırmak, suçu hafifletmektir.

Bu bir doğa cinayetidir. Hem de herkesin gözü önünde, alenen işlenmiş bir cinayet. Faili mi? Çok belli.

Çıkar uğruna doğayı boğan sanayi, gözünü kapatan siyaset, susmayı marifet sayan yetkililer…

Ama unutmayalım:

Bir çay kirlenmez sadece.

Bir çay boğulursa, havzanın tamamı nefessiz kalır.

Ve bu zehir, Filyos’tan Karadeniz’e uzanır, hepimizin sofrasına, ekmeğine, suyuna geri döner.

Bugün Gerede Çayı kıvranıyor, yarın Karadeniz ağlayacak.

Bugün çayın yatağına ölüm akıyor, yarın çocuklarımızın hayatına karışacak.

O yüzden bu mesele ‘bir ilçenin meselesi’ değildir.

Bu, hepimizin hayatı, hepimizin geleceği.

Ve soruyorum:
Bir nehrin ölümünü sessizce izleyen bir toplum, kendi geleceğini nasıl koruyacak?
Bir çayın çığlığına kulak tıkayan bir devlet, halkına nasıl güven verecek?

Gerede Çayı, bugün bize son kez sesleniyor:
“Ya beni kurtarın, ya hep birlikte boğulacağız.”

*

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu’nu bu çalışmalarında bizlerde destek veriyor.

Bu mücadele için yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ediyoruz.

Daha temiz bir dünyada yaşamak için;

Kalın Sağlıcakla

2 Yorum

  1. Ramazan AYDEMİR

    Siyasiler ne yapiyor..Hic onlardan söz etmemissin

  2. Mehmet Emin ASLAN

    Zeki bey sizi ve nezdinizde tüm çevre duyarlı gazetecilerimizi kutluyorum. Bizler STK olarak bu mücadeleyi bilimsel temelli verilerle sürdürdükçe kirliliğe sessiz kalınmasını isteyen maalesef Gerede Deri OSB ve Karma OSB deki kirli üretim sürdürmekte kararlı işletmeler ve onları destekleyen siyasi makamlar artık bizim de susmamızı istiyorlar. Kirlilik yok sermaye düşmanlığı yapılıyor gibi absürt açıklamalar yapmaya başladılar. Bizler de onlara laboratuvar sonuçları ile yanıt veriyoruz. Artık herşey meydanda Karabük iktidar siyaseti Karabük’ü de kirleten bu sürece kayıtsız kalamaz. Kalmamalı. Masaya yatırılma zamanı geldi geçiyor bile. Biz hukuk, bilim ve halk ile bütünleşme temelinde sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tekrar teşekkür ederiz.

Yeni yorumlara kapalı.