Karabük Türkiye’nin gözbebeği bir kenttir.
O halde…
Nasıl oluyor da kentte Karabük’ün bu özel durumu ilgili olarak bir çift söz edecek insan olmuyor.
Düşündürücü değil mi?
Geçenlerde bir okuyucumuzun da belirttiği gibi…
Yenişehir SİT alanı olmaktan çıkarıldı.
Şimdi ne olacak.?
Köhneleşmiş ve bakımı yapılmamış olan bu evler yıkılacak.
Yıkılınca….
Yeşil alan beton istilasına uğrayacak.
Ucube binalar etrafı saracak.
Estetik kaybolacak.
Kaybolan nedir.?
Sadece estetik mi?
Hayır…
Bir kenti hafızası yok edilecek.
Geçmişle olan bağ kopacak.
Geleceğe bir kültür mirası bırakılamayacak.
Artık Karabük Cumhuriyet kenti olma özelliğini tamamen yitirecek.
Biz neden bu haldeyiz?
Kente olan ilgimiz neden azalmış bir durumdadır.
Bunu öncelikle yanıtlamamız gerekmektedir.?
İnsanların yaşadığı kentle ilgili doğru dürüst bilgilere sahip olmaması bunun birinci nedenidir.
Bu nasıl bir şeydir diye soruyorsanız anlatalım.
Bakmakla görmek aynı şey midir?
Değildir elbette…
Biz Karabük’te sadece bakıyoruz.
Ancak göremiyoruz.
Neden göremiyoruz derseniz yanıtlayalım:
Bu kentte yaşamanın sorumluluğunu hatırlatan tarihi objelerle olan bağımız kopmuş durumda.
Bakın…
Karabük Üniversitesine bağlı bir Demir Çelik Enstitüsü var ama Demir Çelik ve Ağır Sanayi Müzemiz yok.
Bu büyük bir eksiklik değil mi?
Demir dağı erittik diye övünmek güzel bir övünç kaynağı.
Bu durumu tamamlayan anlatım ne olmalı.?
Demir üretimindeki başarı azmini ve üretme kültürünü geç nesillere aşılamak
Durumla ilgili objeleri gelecek kuşaklara miras bırakarak kent hafızasının canlı tutulmasını sağlamak.
Kentimizde böyle bir gayret/mesuliyet içinde olan var mı?
3 Nisan kutlamaları ne kadar cılızlaştı…
Anlamını ve ruhunu yitirdi.
Çünkü bu kutlama kimseye bir katma değer sağlamıyor.
Çıkar ilişkilerini tetiklemiyor.
Daha doğrusu maziyi öğrenme çabasının maddi karşılığı yok.
Maneviyat ise karın doyurmuyor….
İşte Karabük’e bakış açımızın özeti….
Böyle giderse daha çok dedikodu yaparız.
Birbirimizi üzeriz.
Üzdükçe de birbirimizle olan bağlarımız gevşetiriz.
Geleceğe mutluluk adına hiçbir miras bırakmayız…!
…………………………….
Rabbim….
Boşvereboşvere ne hallere geldik…!


İbrahim Kaytmaz
•Sit alanlarıyla ilgili kararlar, ülkemizde süreklilik arz etmiyor. Bilimsel olması gereken bir karara bile siyaset bulaştırmaya çekinmiyoruz. Safranbolu sit alanlarıyla ilgili olarak da olumsuz bir karar değişikliği yaşamayız inşallah.