Reklam
Reklam
468
0

Her Telden (15.Şubat.2017)

BİR KESİM “KARABÜK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ SAYISI 30-35 BİNE DÜŞECEK..” BİR KESİM İSE “50 BİN ÖĞRENCİNİN ALTINA İNMEZ..”
Bir zamanlar KARABÜK’ÜN LOKOMOTİFİ gibi olan Karabük Üniversitesi,şu günlerde,Karabük’ün en ciddi sorunu gibi duruyor ve burada en ciddi konu ÖĞRENCİ SAYISININ DÜŞÜP/DÜŞMEYECEĞİ..
Bir kesim “ÖĞRENCİ SAYISI 30-35 BİNLERE DÜŞÜRÜLECEK..” diyor..
Buna gerekçe olarak da “YÖK’E 8730 ÖĞRENCİ KONTENJANI BİLDİRİLMİŞ.YANİ KARABÜK ÜNİVERSİTESİ’NE GELECEK YIL İÇİN 8730 ÖĞRENCİ ALACAĞIZ DEMİLMİŞ..” iddialarını gösteriyor.
Hatta “VAKİT GEÇMİŞ DEĞİL,KONTENJANLARI REVİZE EDEREK ATTIRMAK MÜMKÜN..” görüşünü de dile getiriyorlar ve Öğrenci sayısının azalacağını buradan yola çıkarak dile getiriyorlar.
Bu iddialara karşılık Karabük Üniversitesi’ne yakın çevreler ise “KARABÜK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ SAYISI 50 BİNİN ALTINA DÜŞMEZ..” gibi yaklaşımlar getiriyorlar..
BUNLAR KÜÇÜK BİR ÇEVRE DE TARTIŞILAN KONULAR..
Oysa ki KARABÜK’ÜN GELECEĞİ İLE ÇOK YAKINDAN İLGİLİ BİR GELİŞME bu durum ve Karabük’ün çok geniş bir kesimi,özellikle KAMUOYU oluşturmakta önder olması gereken kesimler nedense sessiz kalıyorlar..
KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Karabük’ün sorunu oldu iyi mi..?
TOPRAK KAYMALARI,ÖĞRENCİ SAYISI AZALMASI falan ciddi sorun.

YAYALAŞTIRILMIŞ YOLDA KOLUMUZA GİREN İKİ MUHTAR KARDEŞİMİZ ; “ABİ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ SAYISI DÜŞÜRÜLECEK Mİ..?”
Geçtiğimiz gün YAYALAŞTIRILMIŞ YOLDA yürüyorduk,iki MAHALLE MUHTARI Kardeşimiz kolumuza girdiler ve “ABİ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ SAYISI DÜŞÜRÜLECEK Mİ..?” diye sordular.
Tesadüfen O GÜNDE bizi bir dostumuz telefonla arayarak “ABİ ÜNİVERSİTE 8730 KONTENJAN İSTEMİŞ.BUNUN 730 KADARI GELMEZ.8 BİN ÖĞRENCİ KARABÜK’E GELİR.ÖĞRENCİNİN HER YIL 8 BİN GELECEĞİNİ DÜŞÜN,4 YILDA 32 BİN ÖĞRENCİ YAPAR..” demişti.
Ve ;”ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ SAYISI DÜŞÜRÜLÜYOR.KARABÜK UYUYOR MU..?” diye sormuştu,o MAHALLE MUHTARI Kardeşlerimize bunu anlattık ve BİR KESİM ÖĞRENCİ SAYISI DÜŞÜRÜLÜYOR görüşünde dedik.
Buna karşılık Karabük Üniversitesi Yönetimine çok yakın kaynakların ise “ÖĞRENCİ SAYIMIZ 50 BİN RAKAMININ ALTINA MÜMKÜN DEĞİL DÜŞMEZ..” gibi iddialar dile getirdiğini anlattık.
O KARDEŞLERİMİZLE UZUN/UZUN KONUŞTUK..
Kendilerine “NASIL OLSA ESKİ REKTÖR,ŞİMDİ Kİ AK PARTİ MİLLETVEKİLİ PROF.DR.SAYIN BURHANETTİN UYSAL SIK/SIK KARABÜK’E GELİYOR.SİZİNLE DE TEMAS KURDUĞUNU BİLİYORUZ.BU KONUYU KENDİSİNE SORSANIZA..” dedik.
KARABÜK’TE bu konu KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL gibi görünüyor..
Oysa ki KONU KARABÜK’ÜN GELECEĞİNİ ilgilendiriyor,değil mi..?

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKAN YARDIMCISI SAYIN MEHMET CEYLAN VE İŞKUR HİZMET BİNASI İNŞAATININ BAŞLAMASI KONUSU..
Dün FEVZİ FIRAT Caddesi’nin İSTASYON MEYDANI’NA yakın bir bölümünde İŞKUR Karabük İl Müdürü Sayın COŞKUN GÜVEN’İ gördük ayaküzeri biraz sohbet ettik.
İŞKUR İL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET BİNASI İNŞAATI BAŞLIYOR..
SONDAJ ÇALIŞMALARI BİTİRİLMEK ÜZERE..
Sayın COŞKUN GÜVEN hizmet binası inşaatını kontrola gelmiş ve öyle sanıyoruz ki TEMEL ATMA İŞLEMİNE geçilmek üzere,kısa süre içinde temeller atılır.
Bu nokta da ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKAN YARDIMCISI Sayın MEHMET CEYLAN’IN bu konuda çok büyük,çok ciddi emeğinin geçtiğini iyi biliyoruz.
YOKSA KILI/TÜYÜ DERKEN İNŞAAT DAHA ÇOK UZAYABİLİRDİ..
Sayın MEHMET CEYLAN konuyu bire/bir izledi,sonuçlandırdı ve şimdi İSTASYON CİVARI esnafları BU BİNANIN bitmesini İŞKUR Müdürlüğü’nün buraya taşınmasını bekliyorlar..
AĞIZ/DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ ile İŞKUR BURALARI HAREKETLENDİRİR..
Belki FEVZİ FIRAT Caddesi O BERBAT DURUMDAN bile kurtulur..

YÜKSEKÖĞRENİM ÖĞRENCİ YURT İŞLETMECİLİĞİ YAPAN BİR KARDEŞİMİZ “EĞER ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ SAYISI DÜŞÜRSE BİTTİK..”
Üniversite Öğrencilerine yönelik YURT İŞLETMECİLİĞİ yapan bir kardeşimizle sohbet ettik ve bize “ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ SAYISINDA BİR AZALMA OLURSA BİTTİK..” dedi.
“ŞU AN İTİBARI İLE BİLE ZAR/ZOR AYAKTA DURUYORUZ.KAPASİTE DOLDURMAKTA ZORLANIYORUZ,EĞER ÖĞRENCİ SAYISI AZALIRSA ÇOK CİDDİ SIKINTILAR YAŞARIZ..” dedi.
“PEKİ İŞİN İÇİNDE OLAN SİZLERSİNİZ.SİZİN BU KONUDA Kİ KANAATİNİZ NEDİR..?” diye sorduk “HANİ DERLER YA,BİR DOKUN BİN AH İŞİT DİYE..” aynı hesap..
“ÖĞRETİM YILININ ORTASINDA SAĞLIK YÜKSEKOKULU SAFRANBOLU’YA TAŞINIR MI.BURADAN HAREKETLE HERŞEYİ BEKLEMENİZ MÜMKÜN..” dedi o Kardeşimiz.
“BAKIN DEVLET HER AY BOŞ OLAN KREDİ YURTLAR KURUMU YURTLARINDA Kİ YATAKLAR/ODALAR İÇİN BİNLERCE LİRA PARA HARCIYOR.BU ÜLKENİN PARALARI HAVAYA GİDİYOR.BELKİ HAVAYA DEĞİL BAZI İNSANLARIN CEBİNE GİDİYOR,AMA DEVLET BOŞUNA VERİYOR O PARALARI..” dedi o Kardeşimiz..
“EĞER ÖĞRENCİ SAYISI AZALIRSA,ÇOK BATAN FİRMA OLUR..” dedi..
Hayli dertlilermiş.
“PEKİ NEDEN SESİSİNİZ ÇIKMIYOR…” diye sorduk..
Cevap vermedi “DERNEĞİMİZE SOR İSTERSEN..” dedi

5231 NÜFUSU OLAN SAFRANBOLU BOSTANBÜKÜ KÖYÜ “BELEDİYE OLMAK İÇİN NEDEN BAŞVURU YAPMIYOR ACABA..?”
5231 Nüfusu olan SAFRANBOLU/BOSTANBÜKÜ Köyü BELEDİYE KURMAK İÇİN başvuru yapmadı,görünen yapmak gibi bir niyet yok ,böyle, bir niyet görülmüyor..
BOSTANBÜKÜ O HAKKI YAKALAMIŞ ARTIK.
BELEDİYE İÇİN BAŞVURU YAPSALAR “BELEDİYE KURULACAK..”
Kaldı ki BOSTANBÜKÜ Köyü sürekli büyüyor,BOSTANBÜKÜ Köyü sürekli gelişiyor ve sorunları KÖY STATÜSÜ ile çözülmekten uzaklaşıyor,ancak,yine de BELEDİYE KURULMASI için bir başvuru yok.
KARABÜK-KASTAMONU KARAYOLU’NUN karşı tarafı da BOSTANBÜKÜ Köyü hudutları içinde ve orası Safranbolu Belediye Hudutları içinde sayılıyor.
YOLUN KASTAMONU İSTİKAMETİ bölümünde kalan BOSTANBÜKÜ Köyünün parçası Safranbolu Belediye Hudutları içinde,ancak,aynı yolun Kastamonu istikametinde ki sağ tarafı KÖY STATÜSÜNDE..
ENTERESAN BİR DURUM DEĞİL Mİ YANİ..?
BOSTANBÜKÜ KÖYÜ,BELEDİYE KURMAK İÇİN NEDEN BAŞVURU YAPMAZ..
Elbet ki bunun geçerli,KÖY HALKI LEHİNE bir cevabı vardır..
Bu cevap ne olabilir dersiniz..?

BİR KARAYOLU SORUNU HALLEDİLMEYEN KILAVUZLAR KÖYÜ 4521 KİŞİLİK NÜFUSU İLE,ÇOK SÜRMEZ, BELEDİYE İÇİN BAŞVURU YAPAR.
Karabük’ün EN BÜYÜK KÖYLERİ arasında yer alan KILAVUZLAR KÖYÜ bir Karayolu sorununu çözemedi,KILAVUZLAR KÖYÜ’NÜN bir Karayolu henüz çözülmedi..
KÖY MUHTARLIĞI BUNUN İÇİN ÇIRPINIYOR..
Ancak,KARAYOLU SORUNUNA ÇÖZÜM GETİRİLEMEDİ..
KILAVUZLAR Köyü’nün 4521 nüfusu var,bu nüfus 5393 Belediyeler Yasası’nın istediği “BELEDİYE KURMAK İÇİN 5 BİN NÜFUSUN EŞİĞİ VAR VE KILAVUZLAR KÖYÜ YAKINDA O EŞİĞİ AŞACAKTIR..”
KILAVUZLAR KÖYÜ BELEDİYE İÇİN BAŞVURU YAPAR..
BOSTANBÜKÜ KÖYÜ HAK ETMESİNE RAĞMEN başvuru da bulunmuyor,ancak,bize öyle geliyor ki KILAVUZLAR KÖYÜ gerekli nüfusu bulduğunda BELEDİYE KURMAK için gerekli girişimleri başlatır.
Dün KILAVUZLAR Köyü Muhtarı Sevgili Kardeşim Sayın MİTHAT GÜMÜŞ ile karşılaştık “BİZİ RESEN KARABÜK BELEDİYESİ’NE ALDILAR ,ANCAK,HENÜZ YASAL PROSEDÜR TAMAMLANMADI..” şeklinde bilgiler verdi..
KILAVUZLAR BELEDİYESİ için “HELE BAKALIM ZAMAN NE GÖSTERİR..” dedi.

KILAVUZLAR KÖYÜ “ŞU AN İTİBARI İLE NE TAM ANLAMI İLE KÖY STATÜSÜNDE,NE TAM ANLAMI İLE MAHALLE STATÜSÜNDE..”
Nüfusu 50 binin üzerinde olan Belediyeler,Kentin gelişimi için,gerektiğinde YAKIN OLAN BAZI KÖYLERİ Resen Mahalle statüsüne alabiliyorlar ve örneğin Karabük KILAVUZLAR Köyü o noktada..
RESEN KARABÜK’ÜN BİR MAHALLESİ GİBİ..
Ancak,halen KÖY STATÜSÜ SÜRÜYOR/SÜRDÜRÜLÜYOR..
O nedenle olsa gerek,pek fazla hizmet alamıyor KILAVUZLAR Köyü,baksanıza bir KARAYOLU BİLE çözülmedi,o sorun bile halen sürüyor /sürdürülüyor..
KILAVUZLAR KÖYÜ kısa süre içinde KENDİ BELEDİYESİNİ KURMAK için gerekli 5 bin nüfusunu bulacak gibi görünüyor ve o zaman KÖY SAKİNLERİ BİZ KENDİMİZ BELEDİYE OLMAK İSTİYORUZ gibi bir taleple Kamuoyu karşısına çıkabilirler..
BU İHTİMALİ KİMSE GÖZALDI ETMESİN SAKIN.
KILAVUZLAR KÖYÜ şu an KARABÜK Mahallesi gibi telakki edilebilir,ancak,bunun Resmiyet kazanmış bir yönü yok,KILAVUZLAR Köyü bir Köy statüsünde sayılabilir,bununda bir tarafı topal gibi.
Bir zamanlar KÖY SINIRLARI içinde ÜNİVERSİTESİ VAR,ancak,İLKÖĞRETİM Okulu,LİSE Okulu yok şeklinde haberler çıkmıştı KILAVUZLAR Köyü için,şimdi de “NE KÖYDÜR,NE MAHALLE..” gibi değerlendirmeler yapılabilecek bir statü de..
KILAVUZLAR BELEDİYESİ KURULURSA yakışmaz mı..?

KARABÜK VALİSİ SAYIN MEHMET AKTAŞ’IN TALİMATI İLE İL NÜFUS MÜDÜRÜ SAYIN ERTUĞRUL ATALI ÇALIŞMALARI BAŞLATTI..
Karabük Üniversitesi öğrencilerinin KARABÜK NÜFUSUNA kayıt olmaları için Karabük Valisi Sayın MEHMET AKTAŞ ilgili tüm birimlere gerekli talimatları verdi.
VALİ Sayın MEHMET AKTAŞ ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATTI..
Bu adım üzerine Karabük İL NÜFUS Müdürü Sayın ERTUĞRUL ATALI,gerekli hazırlıkları başlatarak Karabük Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrencilerin ADRESE KAYITLI NÜFUSLARINI Karabük’e almak için gayret gösteriyor.
MUHTARLARLA İŞBİRLİĞİ YAPILIYOR.
Gerektiğinde EMNİYET birimleri ile işbirliği yapılacak.
Eğer Karabük Üniversitesi öğrencilerinin NÜFUSLARI KARABÜK’E alınabilirse,KARABÜK’ÜN ÇOK CİDDİ KAZANCI OLACAK bu gelişmeler KARABÜK’E ÖNEMLİ PARASAL KAYNAK getirecek.
İL’LERE KİŞİ BAŞINA DEVLET YARDIMI VERİLİYOR..
İL ÖZEL İDARELERİNE,BELEDİYELERE kişi başına ödenek çıkıyor ve bu anlamda Üniversite Öğrencileri KARABÜK NÜFUSU’NA alınırsa GELİRLER ARTACAK.
DİLERİZ OLUMLU SONUÇLAR ALINIR..

FEVZİ FIRAT CADDESİ ÜZERİNDE “ONLARCA ESNAF,KARABÜK BELEDİYESİ BİZİ UNUTTU..” GİBİ BİR KARAMSARLIĞIN İÇERİSİNDE..
Karabük’ün FEVZİ FIRAT Caddesi,bir zamanların en hareketli,bir zamanlar PARANIN EN BOL DÖNDÜĞÜ Caddesi olarak bilinirdi ve bu bir gerçekti.
Bu durumu en iyi bilen isimlerden birisi Karabük Belediye Başkanı Sayın RAFET VERGİLİ olsa gerektir,zira gençlik yılları hep bu Cadde üzerinde geçmiş.buralarda ticaret yapmıştır.
FEVZİ FIRAT CADDESİ BERBAT BİR DURUMDA..
Alt yapısı ile berbat bir durumda,Üst yapısı ile berbat bir durumda..
Geçtiğimiz yıl EYLÜL AYI içinde “KISA SÜRE İÇİNDE BU CADDENİN ASFALTINA BAŞLAYACAĞIZ..” yolunda söz verilmesine rağmen,en küçük bir çalışma yapılmadı..
Cadde üzerinde “ONLARCA,BELKİ YÜZLERCE ESNAF..” karamsar..

11 Yorum

  1. oflu 78

    KARDEMİR’İN VERGİ DAİRESİNE SUNDUĞU TABLODA 2016 YILI DÖNEM NET ZARARI 245.018.951 net zarar eregli 1 katrilyon 500 trilyon kar yapsın isdemir 950 trilyon kar yapsın niye profosyonel yöneticilikl profosyonel anlayıs ah karabük ah

  2. Çarkçı

    Dün ulusal bazda yazı yazan bir köşe yazarının isimsiz bir şekilde “kopyala yapıştır” ile bu köşede yayınlanması ile ilgili bir şeyler yazmıştım. Bir kardeşimiz de cevap yazmış. Yazdığı cevapta aslında benim düşünceme ve yazdıklarıma katılmış ama görülüyor ki ön yargısı onu son anda yanlış cümleler kurmaya itmiş. Ve beni de yandaşlıkla filan itham etmiş.

    Dün yazdığım gibi fikir ve bilgi paylaşımına karşı değilim. Alıntıya da karşı değilim. Ama her ne kadar isim belirtilmemişse de kendi yazısıymış gibi yazılmasına karşıyım.

    Yine söylüyorum: Hem bu köşenin yazarı olan sayın Gölbek’e haksızlık, hem de yazarın kendisine haksızlık. Benim asıl takıldığım konu yazının çalıntı vs. olmasından ziyade yapılan işin “ROL ÇALMA” olması durumudur.

    Ayrıca bir konuya daha değineyim: Arkadaşımız cevap yazacağım derken;

    1- Bana “yandaş vs” gibi hakarette bulunmuş. Oysa ben bu yazıyı yazarken “İKİDİR bu köşede yorum adı altında yazılar görüyorum. Kopyala yapıştır mantığı ile köşe yazarlarının yazıları burada yorum diye yayınlanıyor. ” şeklinde yazmıştım. Ve ilk gördüğüm yazı da ikinci yazıyla fikir olarak tamamen ters bir yazıydı. Birbirinden farklı olmasına rağmen iki yazıyı görüp alışkanlık haline gelmesine tepki göstermiştim.

    2- Konunundışında olan 3. şahıs veya kurumlara da ithamda bulunup cevap hakkı doğurmuş. Eğer cevap hakkı doğuracak bir şey yazacaksanız isminiz kullanmalısınız.

    Netice: Bir yorum yazabilirsiniz, yorumunuzun içine bir yazardan alıntı koyabilirsiniz, (ismini yazmanız daha iyi olur), link de koyabilirsiniz. Bu yaptığınız yoruma zenginlik katar. Ama bir yazıyı olduğu gibi, önüne arkasına hiç bir eklemeden hele hele ismini yazmadan koyarsanız, bir de bunu başka bir köşe yazarının köşesinin içine koyarsanız bu doğru olmaz. Ben buna düşünce paylaşımı da demem. Olsa olsa “PROPAGANDA” olur.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Not: Konu güncel kalsın diye dünkü yorumların altına değil bu günkü yorumlara yazdım.

  3. Çarkçıbaşı

    Çarkçı rumuzlu arkadaş…Siz yazdığınız yazıları kendi isminizle mi yayınlıyorsunuz da yaptığınız eleştiri kime, hangi kuruma yöneldiği belli mi oluyor da başkalarının yazılarında isim arama önceliği,kurnazlığına yöneliyorsunuz….Yazan her paylaşımcı sayfa geleneğine göre hareket ederek farklı rumuz,sonuç cümlesi,konu başlıkları,mahlaz kullanımlarıyla düşüncelerini ortaya koymaktadır…Tıpkı sizin yaptığınız gibi….Çok sık başvurulmayan alıntı yazılar Ahmet Gölbek Sayfasında nadiren görülmektedir..Ancak yazının içeriği sizi rahatsız etmiş olmalı….Bu yazıda paylaşımcının gerçek ismi yok,hiç bir yazıda olmadığı gibi bu yazının edebi değeri hedef yönü ortaya koyduğu güçlü mesaj,düşünce değeri elbet bir haykırışın,halkın taleplerine,düşüncelerine ,tepkilerine tercüman olduğudur…Yine her paylaşım bir düşünceyi kuvvetlendirmek,bilgiyi aktarmak,yaymak ve her şeyden önemlisi ise PROPOKANDA değeri taşıyor olmasıdır….

    Emre Kongar’ın bu yazısı da özellikleri itibarıyla,içeriğinin doluluğu ile sayfa paylaşımcılarının beğenisine sunulmuştur…Yok efendim,ismi yokmuş da,emek hırsızlığıymış da,Ahmet Gölbek sayfasına haksızlıkmış falan…Bunların hiç de maddi temeli yoktur…Çıkıp mertçe ben bu yazıdan rahatsız oldum de uzatma….Ayrıca siz Ahmet Beyin sayfasına müdahil olma,sayfaya ayar verme hakkını nereden alıyorsunuz????

    Bu sayfada paylaşımlar düzeyli,seviyeli,kullanılan dil etik kurallar içinde olduğudur…Paylaşımlar bu saygınlıkta olduğu sürece bu sayfanın değeri artar,daha da izlenilir olur…Sizler, bu çizgiyi bozmaya yönelik bu atraksiyonlarınızı bırakmak durumundasınız…Sayfa paylaşımları gayrı ahlaki bir çizgide olduğunda en ağır eleştirinizi ortaya koyma hakkınız olmalı….Aristo’nun dediği gibi” sözlerinize katılmıyorum ancak söz söyleme hürriyetinizi sonuna kadar destekliyorum”…..Hoşça kal… İyiliklerle kal..

  4. Çarkçıbaşı

    Bir paylaşımda alıntı yazı paylaşıldığında paylaşımcının gerçek adı olmadığı halde rumuz isimler kullanılmasına rağmen nasıl oluyorda kendine menfaat sağlayacak bir çıkarım “ROL ÇALMAK” iddiasında ve çirkinliğinde bulunabiliyorsunuz???Akıllara zarar……Yazı ,çalıntıymış falan…..Yazıda hiç bir ekleme yok aynen alınmış her hecesine kadar paylaşılmış,hiç bir ekleme yapılmamış orjinal haliyle ,iyi niyetle paylaşılmış ..O kadar…Beğenilen ve bu sayfadaki insanların da beğenileceği düşünülen bir yazı, hiç bir kişisel ikbal,mevki makam,herhangi bir çıkar ilişkisi hedeflenmeksizin sadece ve sadece paylaşılmış….Öküzün altında bızağa arar bu anlayışınız tam bir fikir fetişizmidir….

    Ahmet Gölbek aciz midir ki kendi sayfasında oluşabilecek bir rahatsızlığa müdahil olmasın…..Sizin bu gazetede ve sayfada bu yazılara müdahil olma hakkınız mı var da biz bilmiyoruz….Asıl siz, sizinle ilgisi olmayan bir gazete sayfasına müdahale hakkını nereden buluyorsunuz…Anlaşılır gibi değil…..

    Tek bir sonuç ortaya çıkıyor ki benim yazılarıma tahammül gösterme olgunluğunuz yok….Yazılarımın ortak paydası ülkeyi kötü yönetenler,iktidarın yandaşları,vatan hainleri,Atatürk ve cumhuriyet düşmanları olduğudur….Bu sayfada bu türden örnekleri daha fazla göreceğinizden emin olabilirsiniz…Bunu sizlerin o mesnetsiz bakış açılarınız engelleyemez…..Önemli olan sessiz çoğunluğun çığlığı,sesi olabilmektir. HAYIRlısı olsun.

  5. Mert

    Tamam, tamam pes ediyorum anlaşıldı.
    Sizinle aynı dili konuşmadığımız belli.

    1- İlke konusunda problem var. Başından beri hiç bir siyasi konuya girmemiş olmama rağmen nedense beni sürekli bu mecraya çekmeye çalışıyorsunuz.

    2- Elbette herkes, rumuz, mahlas ve nickname kullanabilir. (benim, sizin gibi) Fakat birine ithamda bulunuyorsanız (yazınızda beni ve BRTV yi itham ettiniz) o zaman isim yazma zorunluluğunuz doğmaz mı? Bu anlamda isim yazılmalı demiştim. “Mertçe, delikanlıca” falan bunlar elbette yazanı da ilgilendirir.

    3- Ben Sayın GÖLBEK’in avukatı yada savunucusu değilim. Köşesine müdahil de değilim. (en azından sizin kadar).Düşüncem odur ki muhtemelen bu yazılar Ahmey Beyin süzgecinden değil, onayından geçiyordur. Dolayısıyla bir köşe yazısı olması durumu atlanmış olabilir düşüncesiyle yazmıştım.

    4- Defaatle söylüyorum yazının içeriği ile ilgilenmiyorum. 7 şubat tarihli yazıda “evet” rumuzu ile yazan arkadaşımız da birebir alıntı yapmıştı. Zaten ilk rahatsızlığı o zaman hissetmiştim. Rol çalmadan kasıt “köşe yazarı gibi” davranılmasıdır.

    5- Sizinle daha fazla polemiğe girecek değilim. Bana bir sürü şey saydınız, önemli değil. Biraz takıntılı ve ön yargılısınız. Derdim ne size ne de başkasına bir şeyleri kabul ettirmek değil.

    Sevgilerimle.

Yeni yorumlara kapalı.