Bugünlerde…
Kent için üretilen fikirler önemli görünse ortada yine de bir tuhaflık var.
Havanda su dövüyoruz sanki…
Bulvar siyaseti yapıyoruz…
Birbirimizi bir türlü anlamak istemiyoruz.
Yaptığımız iş sadece eleştirmekle sınırlı…
Sonuca bir türlü ulaşamıyoruz.
Neden acaba?
Ortada icraat yok.
Bizim için bu hiç önemli değil…
Konuşuyoruz ve eleştiriyoruz ya o yeter…!
Bir bakıma aslında boşuna konuştuğumuzun farkındayız…
Ama bunu kabullenmek bir türlü işimize gelmiyor…
Lütfen farlarınızı yakınız.!
Farlarınız yanmıyorsa yola çıkmayınız…
Çıkarsanız ne mi olur?
Bir kere işler aksar.
Yapılanlar işe yaramaz.
Huzursuzluk artar.
İnsanların şaşkınlığı yüzünden okunmaya başlar.
Okunmuyor mu?
Üretim ve emek kenti Karabük…
Mazideki o büyük kent…
Şimdilerde kara kara düşünmeye başladı.
Elindeki değerleri kaybetmenin hüznünü yaşıyor.
Neden böyle oldu acaba…!
Hiçbir konuda çözüm yok.
Sahipsizlik kimliğimiz olmuş.
Yarınlara umutla bakmak lükse karışmış.
İlgi ve alaka çıkarlara kurban edilmiş…
İçinde bulunduğumuz ortamda tek gerçek bu…
Son tahlilde Karabük…!
Söylenecek çok söz var.
Keza…
Anlatılacakta…
Dünkü yazımızda…
Karabük’ün ne olup olmadığını yazdık.
Tarihe gönderme yaptık.
O’ndan güç olmaya çalıştık.
Ama..
Nafile…
Kardemir AŞ’nin Karabükspor ile ilgili verdiği karar içimizi sızlattı.
Ne yani şimdi…
Takım göz göregöre alt liglere doğru itelenecek mi?
Olacaklara bak sen.
Bu kent halkına yapılmış büyük bir haksızlık değil mi?
8 Kasım 1994 olmasa…
Bu fabrika kapanacaktı…
Öyle değil mi?
Bu durumda…
Kardemir AŞ’den bir beklentimizin olması normal değil mi?
Böyle bir noktada kar-zarar hesabına girmenin anlamı var mı?
Söyleyiniz…
Var mı?…


Kirli sakallı karizmatik genç
•icraat iyidir. İcraat yapmak lazım.
Gönderen
•Kant için fikirler üretilirken bir tuhaflık olması normal. Karabükspr’u kurtarmak için fikirler üretiyorlar üretmesine de hepsi de aynı adresi gösteriyor. Koro halinde Kardemir kurtarsın deniliyor. Tuhaflık burada. Yani fikir üretenler başkasının kesesinden Karabükspor’u kurtarıyorlar. Bir kampanya başlatılsa Kardemir kurtarsın diyenlere “hadi 25’er bin lira bağışlayın” denilse bağışlayan kaç kişi çıkar?
Ama el kesesinden bağış yapan çok oluyor….
Nevşehirli bir öğretmen, dişinden tırnağından artırmış düzenli olarak gelecek vaad eden Kardemir şirketine 15 yıl boyunca yatırım yapmış. 100 bin lot Kardemir hissesi biriktirmiş ve ileride belki bir ev alırım veya emekliliğimde temettü alıp emekli maaşına ilave gelirim olur düşüncesi taşıyor. Karabükspor’u Kardemir kurtarsın diyenle bu vatandaşa “hadi 22 bin lira sökül bakalım” dediklerinin farkında mı?
Yada Denizlili bir vatandaş babasında miras kalan evini satmış, 150 bin lot Kardemir hissesi almış. Bu adama da “hadi bakalım Karabükspor’u kurtarmak için 33 bin lira sökül” deniliyor. Tuhaf değil mi?
Adam rıza göstermez ise bu bu gasp değil midir?
Karabükspor’u kurtarmak için 250 milyona gerek olduğu söyleniyor.
Kardemir’in toplam ödenmiş sermayesi 1.140.000.000 Tl.
Lot başına kurtarma parası;
250.000.000/1.140.000.000 = 0,22 Tl.
100 bin lotu olan bir vatandaşın gasp edilecek parası;
100.000 x 0,22 = 22.000 Tl.
10 bin lotu olan ve Karabüspor’a bağış yapmak istemeyen vatandaşın gasp edilecek parası 2.200 Tl.
5 Bin lotu olan ve Karabüspor’a bağış yapmak istemeyen vatandaşım gasp edilecek parası 1.100 liradır….