Şafak Zeki Akca yazdı
Karabük’ün gündeminde iki önemli konu var:
Birincisi CHP İl Başkanlığı seçimleri,
İkincisi ise Şehir Hastanesi ya da Devlet Hastanesi meselesi.
Başlayalım birincisinden…
CHP Karabük teşkilatında kavga, tartışma, iddia, kulis hiç bitmiyor.
Bir kongre daha geride kaldı ama ortada ne bir uzlaşı ne de bir huzur var.
Sanki parti değil, kişisel hırsların arenası…
İl başkan adayı Erdoğan Dinçel, kongrede yaşanan usulsüzlük iddiaları nedeniyle İl Seçim Kurulu’na resmî itirazını yaptı.
Dilekçesinde, bazı delegelerin listeden silindiği, bazı üst kurul delegelerinin ise delegelik haklarının düşebileceği gibi ciddi iddialar yer alıyor.
Bu, sıradan bir “kongre tartışması” değil;
CHP’nin kendi içinde adaleti ve eşitliği yitirmeye başladığının işareti.
Kongre öncesinde mevcut İl Başkanı Vedat Yaşar ile diğer aday Nejdet Kızılay arasında bir anlaşma yapıldığı da kulislerde konuşuluyor.
Dahası, Kızılay hakkında daha önce gündeme gelen “kaçak ve sahte içki dosyası” iddiasının bu süreçte bir tehdit unsuru olarak kullanıldığı söylentileri var.
Eğer bu iddialar doğruysa, mesele artık sadece bir kongre değil;
siyasi ahlak meselesidir!
CHP, Karabük’te kendi içindeki küçük iktidar savaşlarının, kişisel hesapların, koltuk pazarlıklarının arasında eriyor.
Bir zamanlar ilkeleriyle, emeğiyle, halkın sesiyle var olan bir örgüt; bugün birkaç kişinin kişisel çıkarları uğruna itibarsızlaştırılıyor.
Her kongre sonrası bir taraf sevinirken, diğer taraf küskün düşüyorsa orada “parti içi demokrasi” değil, parti içi ikiyüzlülük vardır.
Ne yazık ki Karabük’te bugün yaşanan tablo tam da budur.
CHP’nin en büyük sorunu, dışarıdaki rakipleri değil; içeride birbirine pusu kuran kendi kadrolarıdır.
İl Başkanlığı koltuğu, artık partiyi büyütecek bir makam değil; egoların doyurulduğu bir gösteri sahnesi haline gelmiştir.
Parti tabanı bu kavgadan bıkmış durumda.
Bu nedenle, İl Seçim Kurulu’na yapılan itirazdan da öte, tabanda artık “yeter” sesleri yükseliyor.
CHP, Karabük’te ya kendini toparlayacak ya da kendi kendini tüketecek.
Bu kadar basit.
*
Gelelim ikinci konuya:
Şehir Hastanesi meselesine.
Karabük yıllardır sağlık yatırımları konusunda üvey evlat muamelesi görüyor.
Devlet Hastanesi gitti, yerine yenisi gelmedi.
Şehir Hastanesi desen, hâlâ ortada yok.
Üniversite Hastanemiz var ama kapasite dolu yetmiyor.
*
Karabük’ün yeni bir Devlet Hastanesine veya Şehir Hastanesine gerçekten ihtiyacı var.
Bu sadece bir sağlık yatırımı değil, bir insanlık yatırımıdır.
Gerekirse bu yükün altına KARDEMİR’de el atabilir.
Sonuçta KARDEMİR’in Karabük’e kamu yararına inşaat yapma sözü var.
Ve buranın adı KARDEMİR ŞEHİR HASTANESİ olabilir.
Neden olmasın…
Ve unutmayalım:
Bir şehir, ancak sağlıklı insanlarıyla büyür.
*
Bir yanda parti içi çekişmeler, diğer yanda bitmeyen bekleyişler…
Kısacası Karabük’ün gündemi sıcak ama çözüm hâlâ soğuk.
Kalın Sağlıcakla


