Reklam
Reklam
68
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

İOANNA KUÇURADİ VE MARİLYN MONROE

Sanıyorum ki, başlığı görünce, bu iki ismin birbiri ile alakası ne diye aklınızda bir soru belirmiştir. Tesadüf diyeceğim ama biliyorsunuz tesadüfe inanmıyorum.

Tesadüf denilenlere ben tevafuk diyorum. Nasıl tevafuk oluyor onu da açıklayayım. Facebook her ay bir kadın sinema yıldızını konu alıyor. Eylül ayının konuğu Marilyn Monroe idi. Ben yazılarımı Facebookta yazıyorum. Haliyle Facebook’u her açtığımda Eylül boyunca Marilyn Monroe karşıma çıktı. Bir ay boyunca öyle çok fotoğrafını gördüm ki, sonunda bir iki gün önce onun için içim burkuldu, üzüldüm gerçekten. Üzülmemin nedeni hemen her fotoğrafında kendini seksapaliyle ortaya koymak zorunda kalması. Toplum olarak bir insanın, düşünen hisseden bir insan olduğunu kabul etmemek, onu sadece bir nesne olarak görmek, kuşkusuz ki o insana yapılmış en büyük haksızlıklardan birisidir ve bana göre insan haklarını çiğnemektir.

İoanna Kuçuradi ülkemizde yetişen önemli insanlardan birisi. O bir felsefe hocası. Felsefeyi severim, değişik düşünce tarzlarını öğrenmek güzel bir şeydir fakat güzel olmasının ötesinde gerekli birşeydir de. İoanna Kuçuradi de bize hayatı anlatan, hayatı nasıl yaşamamız gerektiği konusunda önemli ipuçları veren bir insan. O sevgi, güven, dürüstlük, şefkat konularında ufkumuzu genişletmiş birisi. Düzgün yaşamış, ruhen ve bedenen güzel bir insan. Vefatından sonra pek çok videosunun sosyal medyada sık sık önümüze çıkıyor olması, öldükten sonra bile, onun bizlere ulaşmasını sağlıyor. Toplumun daha iyiye gitmesi için gerekli olan uyarılarını yapmış ve en azından bir süre daha yapmaya bu yolla ve yazmış olduğu kitaplarla devam edebilecek bir insan. Ben hocamızın, fikirlerimiz ve saygı konusundaki açıklamasına şapkamı çıkarıyorum. O diyor ki;
– Her fikre saygı duyarım’ ifadesi doğru değil. İnsanlar saygı konusudur, fikirlerse değerlendirme konusudur.” Bunu söyleme cesaretini göstermiş olması, toplumumuzda dilimize pelesenk olmuş genel geçer bir düşünceyi yerle bir ediyor be bizlere başka bir ufuk açıyor.

-Marifet sevmediğimiz insanların da insan haklarını korumaktır.” sözü, bugünlerde ne kadar da ehemniyetli değil mi? İnsan haklarının kişisel sempatiye veya çıkarlara göre esnetilemeyecek evrensel bir ilke olduğunu vurguluyor.

– Hak ile çıkar hakkında söyledikleri de çok kıymetli. Kuçuradi, çıkar ile hakkın tamamen farklı kavramlar olduğunu vurgular. Çıkarı, kimin çıkarıysa onun hak ettiğinden fazlasını istemesi veya elde etmesi olarak tanımlar ve elde ettiği bu fazlalığın başkasından karşılandığını, başkasının yada başkalarının azalmasıyla mümkün olduğunu söyler!
Bir şey çıkar ise hak değildir, hak ise çıkar değildir.” der. Hak ile iyiliğin de sıklıkla karıştırıldığını söyler. İnsanların başkalarına hakkı olanı verdiğinde bunu bir “iyilik” veya lütuf gibi görerek vicdanlarını rahatlattığını, oysa hak tesliminin bir lütuf değil zorunluluk olduğunu ifade eder.

Başka bir videoda, bir arabanın içinde sorulan bir soruya verdiği cevap oldukça düşündürücü. Çocuklarımızın kendilerini tutmayı ve kontrol etmeyi öğrenmesinin gerekliliğine değiniyor burada ve hayatımızdaki pek çok sıkıntının buradan kaynaklandığını söylüyor.
Onun sevgi, dürüstlük, güven konusunda söyledikleri de çok değerli. Belki bilirsiniz ben insanların ismi ile müsemma yaşadıklarını düşünürüm. Bir insanın isminin onun hem kişiliğine hem de kaderine yansıdığına inanırım. İoanna’ nın anlamına baktığımda tanrının hediyesi anlamında olduğunu gördüm ve bir kez daha inancımın yerindeligine şahit oldum!

Marilyn Monroe’ya dönersek o çok büyük bir yıldız. Haliyle maddi olarak oldukça iyi durumda olduğunu tahmin etmek zor olmuyor fakat manen öyle olmadığını düşündüren pek çok ipucu olduğunu biyografilerinden öğrenebiliyoruz. Her insan anlaşılmak ve önemsemek ister. Bu ihtiyacımız o kadar büyüktür ki karşılayamadığımız durumda varlığımız anlamsızlaşır. Bir insanın milyonlar tarafından sevilmesi çok çok güzel bir şey olsa bile, bu duygusal tatmin oluşturmada yeterli olamıyor. İnsan önemli olduğunu, değerli olduğunu en çok sevildiğinde, sevildiğini bildiğinde, emin olduğunda anlar fakat bu sevginin de özel bir sevgi olması gerekiyor! Monroe’nun uyku problemleri olduğu, bu nedenle sürekli sakinleştirici ilaçlar kullandığı biyografilerinde yer alan bilgilerden.“Bütün bunlar, onun iç dünyasında ciddi sıkıntılar yaşamış olabileceğini düşündürüyor. Kitap okumayı seven bir insan olduğunu ve çok fazla kitap okuduğunu, filmlerde hep aptal sarışın rollerinde olsa da, aslında IQ sunun çok yüksek olduğunu yine bu biyografik bilgiler bizlere söylüyor. Birçok şiiri olduğunu da uzun yıllardır bilirim. Şiirlerine baktığımızda genel olarak karamsar şiirler olduğunu görebiliriz. Bu şiirlerde ölümden ve ölmek isteğinden sık sık bahsediyor. Ne var ki ölümü de tam olarak aydınlatılabilmiş mi şüpheliyim. Ben bir insanın söylemlerine dikkat etmek ve önemsemek gerektiğine inanırım. Birisi bir yerde bir şey söylüyorsa vardır bir nedeni mutlaka. Kulak vermek gerekir, önemsemek gerekir, öylesine söyledi diye geçiştirmemek gerekir. Dil genellikle beyinde yer edeni söyler. Bu konuda Yunus’un söylediği sanırım son noktayı koyuyor. Yunus ” Kişi neyi severse dilinde sözü o olur ” diyor. Burada neyi severse sözünün içinde düşüncenin de olduğunu bilmemiz gerekiyor. Kişi neyi severse, neyi düşünürse dilinde sözü o olur. Bunun böyle olduğunu kendimizden de bilebiliriz, diğer insanların yaptıklarına ve sözlerine baktığımızda da görebiliriz.

İoanna Kuçuradi’ye Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun. Marilyn Monroe’ya da Allahtan rahmet diliyorum, onun da mekanı cennet olsun! Sevgiyle hoşçakalın derken hocamızla ilgili yazdığım bir şiirimle bugünkü yazımı noktalıyorum.

İOANNA

Güven duymak için.
Güvenilir bir insanla,
Güven duyabilen bir insanın,
Karşılaşması gerekiyormuş.
Biz karşılaştık işte seninle.
Sen güvenilecek insan.
Ben güvenebilen insan.
Fakat bu da yeterli değilmiş.
Karşılaşmayı kaçırmamak da gerekliymiş.
Bazen kaçırılıyormuş çünki.
Kaçırmadık zaten biz de.
Ne iyi.
Kim söylüyor bunu?
Felsefe hocası söylüyor.
İoanna Kuçuradi söylüyor.
Bugün gitmiş.
Bizi bırakmış.
Allah rahmet eylesin.
Nurlu bir yüz gitti.
Sevdiğim bir insan gitti.
Tanışmak nasip olmadı burada.
Gidilen o yerde,
Tanışırız belki de.

Dyt. Güner Erbay