Kent için daha fazla demokrasiye ihtiyacımız var.
İçinde yaşadığımız kentin yaşam standartlarını daha yukarılara taşıyabilmek için elbette…
Karabük’te yerel demokratik yapılanma,kent gerçekleri dikkate alındığında ve sorunlar göz önünde tutulduğunda gereksinimleri karşılayacak düzeyde değil…
Karabük siyasetinin halk desteğinden yoksun kimliği dinamik ögeler içermediği için hedeflere ulaşma ve verilen sözlerin yerine getirilmesinde büyük sorunlar yaratıyor.
Demokrasi halk için vardır.
Kent demokrasisi dediğiniz zaman o kenti oluşturan insanların karar mekanizmalarını etkileme gücü akla gelmelidir.
Bu anlamda halk,işleyişe ne kadar çok katılırsa,içinde yaşadığı çevrenin sorunlarına ne kadar ilgiliyse ve duyarlılık gösteriyorsa sorunların çözümü de o kadar kolaylaşmaktadır….
Kent demokrasisi,bir kentin dinamik unsurlarını halktan aldığı güçle harekete geçirmesidir.
Bu güç,kentsel sorunların çözümünde denetleyici ve yönlendirici bir unsur olarak kamuoyu oluşturacak ve bu noktadan başlayarak aktivesini gösterecektir.
Karabük’te kent demokrasinin yeterli güç unsurlarından yoksun olması beklentilerin alınamaması sonucu doğurmaktadır.
Çünkü siyasetçi,oyları çantada keklik gördüğü için,yapılan işlerin sorgulanmaması ya da çabuk unutulması tezinden yola çıkarak gelecek kaygısı duymadan sözüm ona hizmet vermeye çalışmakta,sorumluluklarını halkla paylaşmadan kendi çıkarları doğrultusunda politika üretmekte,etrafa şirin görünerek günü kurtarmaya çalışmaktadır.
Her kentin geçmişinde,kendisini tanımlamaya yönelik bir özelliği vardır.
Kimi kentlerin mazisi çok derinlerdedir.
Böyle kentler,kendi kültürünün kuvveti ve mevcudiyeti çerçevesinde sorunları çözmede fazla zorluklarla karşılaşmazlar.
Kent olmanın getirdiği sorumluluğu üzerlerinde hissederler.
Yani ”Alim olana tarif gerekmez” deyişindeki anlamlı sözlere göre hareket ederler.
İstanbul,Kayseri,Bursa,İzmir gibi kentler bu duruma güzel bir örnek oluştururlar.
Karabük yani içinde yaşadığımız bu kentin kendi hayat damarlarına yön veren kaynaklarında geçmişten gelen bir güç unsuru bulunmadığından ,hayatlarını sürekli kılmaları, canlılıklarını korumaları ancak kent demokrasisi ortamında halktan alınacak destekle olabilir.
Halkın katılımcılığı,çoğunluğun istek ve görüşleri ve bunları ilgililer nezdinde gündeme getirebilmeleri gerçekten çok önemli bir durumdur.
Eğer sistem içersinde,hukuksal alanı ihlal etmeksizin böyle bir mekanizmayı kurabilmiş ve bunu işletebilme beceresi gösterebilmişseniz geleceği kurtarma noktasında çok önemli bir başarıya imza attınız demektir.
Öyleyse yapmanız gereken nedir?
Çok basit…
Çoğulculuk ve katılımcılığı sağlamak.
Herkesin sahiplendiği bir kent portesini esas çizgileriyle birlikte eksiksiz biçimde oluşturabilmek.
Buna uygun bir sivil platformda bir araya gelmek.
İşte Karabük’te esas sorun ….
Bu bir araya gelmeyi sağlayabilecek…
Birlikteliğin nasıl gerçekleştirileceği hususudur.
Böyle bir meseleye kafa yormamak kent için büyük müşkülatlar oluşturmaktadır.


ÇAKIR
•DEMOKRATİK KARABÜK RUMUZU İLE YAZAN ARKADAŞIM,HAY ELLERİNE,AĞZINA SAĞLIK, KARABÜKÜN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ VAHİM DURUM BU KADARMI GÜZEL ANLATILIR.YORUMUNDA KARABÜKÜN İÇLER ACISI FOTOĞRAFINI ÇEKMİŞSİN,KATILMAMAK ELDE DEĞİL,BURADA YETKİLİ YETKİSİZ TÜM KURUMLARI YÖNETENLERE ÇOK GÜZEL YAPICI ELEŞTİRİLERDE BULUNMUŞSUN,BUNDAN SONRADA YAZMAYA DEVAM ET ,BENİM ŞİMDİLİK BİR ŞEY EKLEMEME GEREK YOK,ANCAK SENİN BU YAZINI DİKKATE ALIP TA,BU ARKADAŞ KARABÜK HAKKINDA NE YAZMIŞ ELEŞTİRİLERİ DOĞRUMU DİYE OKUMAZLAR BİLE,AYRICA Bİ TEŞEKKÜR DE SAYIN ÜSTADIMA KARABÜK HAKKINDA HER GÜN ,İÇERİĞİ ZENGİN ,İNSANI DÜŞÜNDÜREN YAZILARINI ZEVKLE OKUYORUZ,FAYDALANIYORUZ.
demokratik karabük
•sayin hocam halk demokratik hakkini kullanip akp nin en guclu oldugu dönemde rafet vergiliyi belediye reisi secti. rafet bey halka karsi demokratik mi paylasimcimi soruyor mu mahallenizin ne ihtiyaci var sormuyor. halk ve mahalle roplantilari yapiyor sual edenleri yada serzeniste bulunanlari azarliyor. yanindakiler kraldan cok kralci soforu ne guc yetmiyor sen kimsin de halk ile baskanin arasina girip efelik yapiyorsun.. gereksiz yatirimlar yapiyor ana sorunlar sumen alti ediliyor. karabuk te icme suyu sorunu var defalarca halk tarafından dillendirildi camasir ve bulasik makinalari kirec yuzunden cok sık arizalaniyor caydanligin dibi 3 gunde kirec bagliyor zaten icmek mumkun degil diyerekten. rafet bey asli gorevi olan icilebilir sebeke suyu meselesini cozemedi.. bir kac asansor kopru cok guzel ve yerinde digerleri atil olan oglebeli kullanilmayan bagessan kayabasi yaya köprüsü hatta yeni yapimi devam eden halimderesi asansonsoru kim istedi sizden bu asansoru kime sorup yapiyorsunuz kimin parasini binlerce ton celigi topraga komuyorsunuz üstüne en az 3 tane eleman tahsis edilmeli vardiyali calisan inanin o asansore zaten ya 3 yada 5 kisi biner onlarda meraktan. sehir ici tam bir mezbelelik cozumu yok. marzinge bi efelendi her yere pankart asti sonra kanyon projesi icin kaynak oldular diye vazgecti mucadeleden. keza kendi oartisi icinde bile demokrasiyi birirdi il ilce yonetimlerini kendi belirliyor karsi liste yapilamiyor. ayni durum iktidar oartisinde yasaniyor tarihinin en buyuk yenilgisini akp ye yasatan il yönetimi cok basariliymis gibi tek liste secime gitti. beraber yuruyup beraber islandiklari dava arkadaslari demokratik hakkuni kullanıp aday olmak istedi tv lerde sonradan görme iki kelimeyi bir araya getiremeyen ukela kendinin nerden geldigini bilmeyen bir il yoneticisi tarafindan hain ilan edildi. sendika secimleri tek liste. esnaf odalari tek liste. tso tek liste. butun cemiyet ve dernekler in delegasyonu yoneticilerin es dost akrabalarindan olustugu icin ölunceye kadar yoneticilige devam ediyor. haliyle cogu 20 yildir ayni protokolerde yanyana kanka olduklari i in hic bir dernek cemiyet stk yineticisi halkin sezitim diyerek ne iktidari ne belediyeyi ne brokratlari nede diger stk lari ne uyaritor nede elestiriyor. ne sis yansin ne kebab. bana dokunmayan bin yasasin nemelazimcilik diz boyu halki kendilerine yalakaliga alistirdilar. halk kendi etti kendi buldu cunku bir sehirde tiyatro sinema muze sosyal aktivite kültürel aktivite yoksa halkida mutluysa hak ediyor demektir. baskanlar stk yoneticileri gayet sosyal ve kulturel yasiyorlar tabi sehrin icinde degil. daha onceki yazilarinizda yazmistiniz hocam aksam olup şatolarina cekilen koprulerini kaldiran halkla baglantisini koparan guruh. demokrasiye inanmiyorum cunku kullanim alani isine yarayanin izin verildigi kadar. hele karabuk icin hic umudum yok. saygilar