Şafak Zeki Akca yazdı,
Şimdi kimse kusura bakmasın.
Bu işin etrafından dolanmaya gerek yok.
İl Genel Meclis Başkanlığı meselesinde tablo netleşiyor.
Ve o tabloda bir isim var ki…
Diğerlerinin önünde.
Ahmet Sözen
*
Neden?
Çünkü iki dönemdir orada.
Çünkü işi biliyor.
Çünkü performansı tartışılmıyor.
Daha açık söyleyeyim:
Ortada başarısızlık hikâyesi yok.
Tam tersine…
“Devam etmeli” dedirten bir tablo var.
Siyaset bazen çok basit bir denklem kurar:
İşliyorsa dokunma.
Şimdi soru şu:
AK Parti bu basit denklemi bozacak mı?
*
Diğer isimler mi?
Ertan Mısırlı
Mesut Aydın
Hasan Yıldırım
Elbette her biri iddialı.
Her biri bu görevi yapabilecek isimler.
Ama mesele “yapabilir mi?” değil.
Mesele şu:
“Daha iyisini yapma ihtimali var mı?”
İşte siyaset bu soruya cevap arar.
Ve o cevap her zaman “değişim” değildir.
*
Bir de kenarda duran ama aslında kenarda olmayan bir isim var:
Ahmet Okan Kirman
“Aday değilim” diyor.
“Görev verilirse yaparım” diyor.
Bu cümle önemli.
Çünkü bu cümle şunu anlatır:
Ben yarışın içinde değilim…
Ama oyunun dışındayım da demiyorum.
Siyasetin en klasik, en stratejik duruşlarından biri.
*
Gelelim işin kırılma noktasına…
Adalet ve Kalkınma Partisi
Grup kararı alacak.
Yani diyecek ki:
“Biz bu isimle yürüyoruz.”
Peki herkes o karara uyacak mı?
Asıl mesele bu.
Özellikle Ertan Mısırlı cephesinden gelen kulisler…
Eğer doğruysa…
Ve eğer farklı bir hamle gelirse…
O zaman bu iş seçim olmaktan çıkar.
Doğrudan kriz olur.
*
Şimdi açık konuşalım.
AK Parti’nin önünde iki yol var:
Ya “başarıyı ödüllendirir”…
Ve Ahmet Sözen ile devam eder.
Ya da “değişim” der…
Ve yeni bir sayfa açar.
Ama şunu da unutmayalım:
Değişim, her zaman ilerleme değildir.
Bazen sadece risktir.
*
Bugün itibarıyla…
Sözen önde.
Hem de net şekilde önde.
Geri kalan her şey?
Detay.
Kalın Sağlıcakla
