Şafak Zeki AKCA yazdı.
Siyasette bazen öyle anlar vardır ki…
Bir istifa, sadece bir istifa değildir.
Bir ayrılık, sadece bir ayrılık değildir.
Hele hele bir partide il başkanı, belediye başkanı, meclis üyeleri ve örgütün önemli isimleri aynı anda kapıyı gösteriyorsa…
Orada durup bakmak gerekir.
CHP’de yaşanan tam da böyle bir tablo.
“Mutlak Butlan” tartışmasıyla başlayan süreç, parti içinde kapanması zor bir yara açtı.
Sular bir türlü durulmuyor.
Dalgalar büyüyor.
Ve CHP’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.
Karabük’teki gelişmeler ise bu dalganın en çarpıcı örneklerinden biri oldu.
Önce CHP Karabük İl Başkanlığı’nda toplu istifalar geldi.
Ardından Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse ve belediye meclis üyeleri partiden ayrıldıklarını açıkladı.
Adres ise belli:
Yeni Parti…
Yani CHP’den kopan bir siyasi hareket, yeni bir çatı altında yoluna devam etme kararı aldı.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
CHP Karabük’te ne olacak?
Yeni il yönetimi kimlerden oluşacak?
Boşalan örgüt nasıl toparlanacak?
Yıllardır emek veren kadroların ayrıldığı bir teşkilat nasıl yeniden ayağa kalkacak?
Sorular çok…
Cevaplar henüz yok.
Ama ortada çok net bir görüntü var.
CHP Karabük’te büyük bir siyasi boşluk oluştu.
Ve insan ister istemez şu cümleyi kuruyor:
Işıkları en son çıkan kapatsın!
*
CHP Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar’ın istifa açıklamasındaki bazı cümleler dikkat çekiciydi.
Çünkü bu sadece bir görev bırakma açıklaması değildi.
Bir dönemin kapandığını, yeni bir siyasi yolculuğun başladığını ilan eden bir metindi.
Yaşar diyor ki:
“17 yaşında girdiğim, yaklaşık 53 yıldır hiçbir sapma olmadan sadece Cumhuriyet Halk Partisi yazan kartvizitimle yürüdüğüm partimden ayrılmak zorunda kalıyorum.”
Bu cümle önemli.
Çünkü 53 yıllık bir siyasi geçmişten söz ediyoruz.
Bir insanın ömrünün yarısından fazlasını verdiği bir yapıdan ayrılması kolay değildir.
Bu, sıradan bir siyasi tercih değildir.
Bu, bir kopuştur.
*
Ancak siyasetin bir başka gerçeği daha var.
Siyasette hiçbir boşluk uzun süre boş kalmaz.
Birileri gider…
Birileri gelir.
Bir yapı çözülür…
Yeni bir yapı kurulur.
Asıl mesele şudur:
Gidenlerin arkasından kim gelir?
Yeni gelenler tabanı ikna edebilir mi?
Kırılan güven yeniden inşa edilebilir mi?
Ve en önemlisi…
Vatandaş bu değişime nasıl bakacak?
Çünkü siyasetin gerçek hakemi ne genel merkezlerdir ne de parti binalarıdır.
Gerçek hakem sandıktır.
*
Karabük siyaseti önümüzdeki dönemde önemli bir sınav verecek.
CHP açısından bu bir yeniden yapılanma süreci olacak.
Yeni Parti açısından ise büyük bir başlangıç…
Ama siyasette başlangıç yapmak kolaydır.
Zor olan kalıcı olmaktır.
Bugün atılan adımların yarın nasıl sonuç vereceğini zaman gösterecek.
Fakat şu bir gerçek:
Karabük siyasetinde dengeler değişiyor.
Ve bu değişimin yankısı sadece bir partinin içinde değil, şehrin tamamında hissedilecek gibi görünüyor.
Kalın Sağlıcakla
