Bugünlerde Karabük için birkaç söz söylemek isteseydiniz, neler söylerdiniz?
Ama…
Kimsenin duyamayacağı şekilde…!
O zaman…
Hemen düşündüklerimi anlatmaya çalışayım.
Bir kere kenti mekânsal olarak yaşanmaz hale getirenlere kızgınlığımı dile getirirdim.
Neden mi?
Çünkü…
Karabük mekânsal boyutta karmaşaya teslim edilmiş durumda…
Mutfaktaki mikser misali…
Görüntü kirliliği dersen başlı başına bir sorun.
Estetik kavramı hiçe sayılmış.
Trafik ve kavşak sorunu baş ağrıtacak düzeyde.
Caddeler TIR’ların istilası altında tehditkar sürücülerin emrine terkedilmiş.
Taşıt istilası kenti esaretine altına almış.
Yayalar karşıdan karşıya geçmekte binbir güçlük çekmeye devam ediyor.
Hani Hürriyet caddesinin taşıtlara kapanmış hali de olması.
Karabük’te soluklanacak ,hareket edecek yer bulmakta mümkün değil.
Bu durumda hala birkaç söz söylemek gerekirse…
Kent yaşlanmış….
İhtiyarlamış…
Bizim yükümüzü çekecek durumda değil…
Hele şehir içi yollarının hali.
Sanki öksüz kalmışlar gibi.
Buralarda yol işi ile uğraşanlar sanki bir yere göç etmişler…!
Ya rögar kapakları…
Yolun ya altında ya da üstüne dizilmişler.
Taşıtlara yol üzerinde zikzak çizdiriyorlar.
Bunu yapanların hiç mi izanı yok…
Mektep medrese görmeden mi işe alınmışlar.!
Çok şaşırtıcı bir husus.
Zaten…
Gördüklerimiz ve yaşadıklarımız karşısında şaşıra şaşıra bir olduk.
Artık her şeyi olağan karşılıyoruz.
Kendimizi nasıl mı teselli ediyoruz.?
Kaderimiz buymuş diyerek tabi ki…!


önemli degil
•Avrupada tüm kablo boru ve tesisatlar yerin altından geçer. Yerin altındaki tunellerde çalışanlar araçla hareket ederler. Yer üstüyle hiç bir bağlantısı yoktur. Bizde dediğiniz gibi logar kapakları insana slalom yaptırıyor. Yeşil mah. Yada belenkoy toki yolu gibi. Bazen dediğiniz gibi kanal kapakları asfaltın üstünde kalıyor şu çekmesi için suyun yükselmesi gerekiyor. Birde şu osb yolu varki oradan hergun geçenler bilir. Kış geldi ne zaman yapılır Allah bilir. Açıkçası bir şeyler yapılıyor gibi görünüyor ama birileri sadece para kazanmak adına iş yapıldığını zannetmemizi istiyor.. Karabugun kaderi bu. Yazık bu insanlara…