Reklam
Reklam
314
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

DİJİTAL TEHLİKE KAPIDA: BU SADECE MEDYANIN DEĞİL, ÜLKENİN MESELESİ

Şafak Zeki Akca yazdı…

Usta gazeteci Ahmet Hakan, “Cumhurbaşkanının dikkatine” diyerek çok hayati bir kapıyı araladı.
Öyle sıradan bir medya serzenişi değil bu.
Doğrudan Türkiye’nin dijital egemenliğine dair bir alarm.

Rakamlar ortada.
X, Meta, YouTube, TikTok, Google…
2025 yılında Türkiye’den yaklaşık 200 milyar lira kazandılar.
Reklam pastasının yüzde 70’i bu küresel platformların elinde.

Böyle diyor Ahmet HAKAN

*

Yerel İnternet Haber ve Gazete Grubu olarak biz ne yapıyoruz?

  • Yasalara uyuyoruz,
  • İstihdam sağlıyoruz,
  • Vergimizi ödüyoruz,
  • Sorumluluk alıyoruz.

Bu yabancı platformlar ise;

  • Ne ciddi bir istihdam sağlıyor,
  • Ne doğru dürüst vergi veriyor,
  • Ne de bu ülkenin hukukuna karşı bir hassasiyet taşıyor.

Ortada adaletsiz bir rekabet değil, tam anlamıyla bir sömürü düzeni var.

Daha vahimi şu:
Bu dijital devlerin sunduğu reklamların tüketiciye ne kadar yansıdığı bile belirsiz.
Reklam verene sağladığı fayda tartışmalı.
Ama bir gerçek var ki, oluşan bu yeni statükodan sadece birkaç küresel çıkar grubu besleniyor.

Ve bu düzen,

Yerel, bölgesel, ulusal…
Gazeteler birer birer nefessiz kalıyor.
Bugün açıkça bir varlık-yokluk mücadelesi veriyor.

Bu mesele sadece medya meselesi de değil.

Bu tablo, ülkenin ekonomik çıkarlarına aykırı.
Bu tablo, dijital egemenliğimizi tehdit ediyor.
Yarın herhangi bir kritik süreçte bu mecraların hangi amaçlarla, kimlerin lehine kullanılacağını gerçekten biliyor muyuz?

Elbette her konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan çözecek diye bir kaide yok.
Ama gelinen noktada açıkça görülüyor ki:

Bu mesele, ancak Cumhurbaşkanının iradesiyle çözülebilecek kadar büyük.

Ahmet Hakan’ın yaptığı tam da budur:
Doğru bir yere parmak basmak.
Zamanında ve cesur bir uyarı yapmak.

Ve bu mesele, sanıldığı gibi sadece İstanbul’un, Ankara’nın meselesi değil.

Karabük yerel basını da bu dijital kuşatmanın tam ortasında.

Bugün Karabük’te esnafı, Ticaret Erbabı hatta siyasetçisine kadar neredeyse tamamı reklamını sosyal medya üzerinden yapıyor.
Yerel gazeteyi kullanan yok denecek kadar az.
Oysa o gazeteler bu şehrin hafızasıdır, denetimidir, sesidir.

Yerel basın biterse;

  • Şehir sahipsiz kalır,
  • Denetim zayıflar,
  • Hakikat sessizleşir.

Ahmet Hakan’ın yazısı bu yüzden kıymetli.
Çünkü mesele sadece medya değil;
mesele ülkenin geleceği.

Dijital tehlike büyük.
Görmezden gelinirse daha da büyüyecek.

Kalın Sağlıcakla