Şafak Zeki AKCA yazdı…
Bugün Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni’nin, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü tarafından Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen Dünya Gelecekler Günü etkinliğinde Türkiye’yi temsil etmesi, tam da böyle bir izdir.
Bu sadece bir akademik katılım değildir.
Bu, Anadolu’da kurulmuş bir üniversitenin, dünyanın geleceğinin tartışıldığı masalarda söz sahibi olmasıdır.
Bu, Karabük Üniversitesi’nin tabeladan ibaret olmadığının, fikri olan bir kurum olduğunun ispatıdır.
*
Bir Emanetin Hikâyesi
Bu tabloyu özel kılan bir başka yön daha var.
Elif hocamız; Karabük Üniversitesi’nin kuruluş aşamasında büyük emekleri olan, gecesini gündüzüne katan, bu şehrin üniversite hayaline omuz veren, baba dostu, rahmetli Hamit Çepni’nin kızıdır.
Yani bugün Paris’te atılan her akademik adımda, geçmişte Karabük için atılmış binlerce adımın izi vardır.
Biz bu ülkede sık sık şunu söyleriz:
“Emanet ehline verilmiyor.”
“Liyakat yok.”
“Değer bilen kalmadı.”
Haklı olduğumuz çok yer var.
Ama hakkı teslim edilmesi gereken örnekler de var.
*
Tesadüf Değil, Birikimin Sonucu
Prof. Dr. Elif Çepni, Türkiye’nin öngörü çalışmaları, gelecek okuryazarlığı ve stratejik tahmin alanındaki ilk ve tek UNESCO Kürsüsü’nün başkanıdır.
UNESCO’nun dünya genelinde bulunan 1100’ü aşkın kürsüsü içinde, gelecek çalışmaları alanına odaklanan yalnızca 35 kürsü vardır.
Bu rakamlar bir süs değildir.
Bu rakamlar; sabrın, akademik disiplinin ve entelektüel emeğin özetidir.
Paris’te düzenlenen etkinlikte konuşulan başlıklar;
iklim krizi, teknolojik dönüşüm, demografik değişim ve küresel belirsizliklerdir.
Yani dünya, “yarın ne olacak?” sorusuna cevap ararken, o masada Karabük Üniversitesi’nden bir isim vardır.
Bu, küçük bir ayrıntı değildir.
Bu, merkezin artık sadece büyük şehirler olmadığının göstergesidir.
*
Bilim, Sadece Anlamak İçin Değil
Prof. Dr. Elif Çepni’nin, Paris Ecole des Ponts İşletme Okulu bünyesindeki Finansın Geleceği UNESCO Kürsüsü Başkanı Martin Calnan ile birlikte yönettiği çalıştayda verilen mesaj çok nettir:
Bilim, sadece değişimi anlamak için değil;
dayanıklı, kapsayıcı ve adil toplumlar inşa etmek için vardır.
Bugün bilimi üniversite duvarları arasına hapsedenler, yarını kaybeder.
Bugün geleceği konuşmaktan korkanlar, yarınla yüzleşemez.
*
Şehirler İnsanla Yükselir
Karabük’te yıllardır şunu konuşuyoruz:
Sanayi ne olacak?
Gençler neden gidiyor?
Bu şehir nasıl büyür?
Cevap çok basit ama çok zor:
Nitelikli insanla.
Bir üniversitenin dünyaya açılan penceresi varsa,
o şehir nefes alır.
Akademik akıl küresel masalara oturabiliyorsa,
o şehir küçülmez.
Bugün Karabük Üniversitesi’nin adı Paris’te anılıyorsa;
bu, geçmişte atılan doğru temellerin,
bugün sürdürülen akademik ciddiyetin
ve yarın için kurulan sağlam hayallerin sonucudur.
*
Bu başarı sadece Prof. Dr. Elif Çepni’nin kişisel kariyeri değildir.
Bu; Karabük Üniversitesi’nin kurumsal olgunluğudur.
Bu; Karabük’ün sessiz ama derin gururudur.
Ve evet…
Bu, bir babanın bıraktığı emanetin,
kızının omuzlarında dünyaya taşınmasıdır.
Bazen bir unvan değil,
bir sorumluluk büyütür insanı.
Ve bazen bir şehir,
kendini böyle hatırlatır dünyaya.
Kalın Sağlıcakla
