Reklam
Reklam
264
0

NASIL BİR ŞEY…!

Karabük’te yaşamak nasıl bir şey….
Böyle bir soruyu nasıl yanıtlardınız?
Kuşkusuz önce düşünürdünüz?
Sonra etrafa alıcı bir gözle bakardınız.?
Nesi fazla nesi eksik diye…
Bu yazıyı kaleme almadan önce ben de öyle yaptım.
Sorgulayıcı /eleştirel bir gözle Karabük’e baktım.
Kendimce notlar aldım.
Vatandaşların arasında dolaştım.
Hani ne derler…
Vatandaşın ve kentin önemli unsurlarının nabzını yokladım.
Neden şikayetçi neden memnun olduklarını sordum.
İyi ki de öyle yapmışım.
Yoksa yazdıklarım havada kalacaktı.
Yani…
Boş konuşmuş olacaktım.
Ama şimdi öyle mi?
Değil tabi…
Sonuç olarak son değerlendirme de…
Karabük’te yaşamanın hiç de kolay bir şey olmadığı ortaya çıktı.
Neden mi?
Bir kere….
Trafik sorunu hala önemini koruyor.
Akşam ve sabah kente giriş ve çıkışlarda büyük bir izdiham yaşanıyor.
Bu sorunun yol açtığı tıkanıklık vatandaşı iyice bezdirmiş durumda.
Kentin caddeleri taşıt yoğunluğu çekecek alt yapıdan yoksun bulunuyor.
Yayalar karşıdan karşıya geçemiyorlar.
Türk Telekom ile KARES arasındaki o meşhur dört yol evlere şenlik.
Herkese böyle bir şey olmaz dedirtiyor.
Resmen kentin trafik sorunu açısından iflas ettiğinin canlı tanığı oluyorlar.
Bu manzara elbette birçok yerde aynı şekilde tekrar ediyor.
Kentin yetkilileri bu açmazı/sorunu görmezlikten geliyor.
Popülist açıklamalarla vatandaşların dikkatini konu ile ilgisi olmayan yönlere çekiyorlar.
Bu bakımdan…
Karabük’te yaşamak gerçekten zorlaşıyor…
Buna bir de bir sıradanlaşmayı eklerseniz sorun iki misli daha artıyor.
Kentin sahiplerinin yaptıkları açıklamalar tamamen günü kurtarmaya yönelik beyanları konu alıyor.
Hiç kimse bu kentin betonlaşmasından bahsetmiyor.!
Bu duruma yol açan kişileri/etkenleri tartışmıyor.
İleride bu durumun yol açabileceği müşkülatları sorgulamıyor.
Biz kentin ferahlamasını,yayaların yaşamasına uygun hale gelmesini savunurken bazıları işi iyice içinden çıkılmaz hale sokuyor.
Ben her şeyi biliyorum anlayışıyla bir kente şekil veremeye kalkıyor.

Ben yaptım oldu anlayışıyla insanların geleceğine /yaşamına ipotek koyamazsınız.
Trafik sorunu ve betonlaşma bu kentin yaşam kalitesini/keyfini tehdit ediyor.
Karabük bu açıdan giderek çözümsüzlüğe gömülüyor.
Ey ortak akıl neredesin!
Neden sadece sorunları tespit ediyorsun da çözüm için bir adım atacak girişime vesile olmuyorsun.?….
İstasyon Caddesinden Balıkpazarı Mevkiine kadar olan yerde yapılan imar /inşaat faaliyetlerinin tam bir çılgınlık olduğunu görmüyor musun.?
Kentin elinde yalnızca DDY(Devlet Demiryolları) sahası kaldı….
Eğer orayı da bir şekilde betonlaşma başarısı gösterirsek kenti katletmiş olacağız.!
Bunu da çok büyük bir iş yapmış gibi kamuoyu ile paylaşacağız.
Hep öyle olmuyor mu?
Evet…
Ne diyorduk.
Karabük’te yaşamak git gide zorlaşıyor.
Biz ise bu zorluğun içinde yaşam kalitesinin yüzde oranına göre hesabını yapmaya çalışıyoruz.
Böyle giderse elimizde sadece hesap defteri kalacak.
Gerisi laf kalabalığında unutulup gidecek….!

Yorumlar

  1. Hüseyin Ersoy

    Hür hocam Macaristan’dan selam ve saygılarımı sunarım. Karabük, tarih, şehir, sosyal hayat, şehir ruhu, şehir estetiği, betonlaşan şehir, monotonlaşan toplum v.s üzerine yazılarınızı son yazınız da dahil okudum..Ben tekrar edip zat-ı alinizce en güzel şekilde ve yerinde tespitlerle dile getirdiğiniz malumu tekrar ile ilam etmeyeyim.. Bizde kent, şehir algısı maalesef bina değil, bina yok ki beton yığınları, sürtüşerek koşuşturma, gürültü vs, Fem-i Muhsinize sağlık, Ahmet abi ve gazete çalışanlarına selam ederim.

Yeni yorumlara kapalı.