ORMAN İŞLETMESİ…
Orman yangınları, yalnızca ağaçları değil; yaşamı, umudu ve geleceği yakar. Alevler söndüğünde, dumanlar dağıldığında her şeyin bittiğini sanırız. Oysa tam da o an başlar asıl mücadele… Çünkü ormanın kalbi, o yangının ardından bir kez daha canlanmak, yeniden filizlenmek ister. Ve işte burada devreye Orman İşletmesi girer.
Yangınla savaşan kahramanlar sadece alevlerle mücadele eden itfaiyeciler değildir. O anın ardından orman mühendisleri, işçiler, teknik personeller sahada görev alır. Her biri, küle dönmüş alanların envanterini çıkarır, zarar tespit raporları hazırlar, toprak analizi yapar. Yani doğaya ikinci bir nefes vermeye çalışırlar.
Bu süreçte yapılanlar sadece teknik işlemler değildir. Yeniden ağaçlandırma, erozyonla mücadele, yaban hayatının korunması gibi birçok başlık aynı anda devreye girer. Bu da büyük bir koordinasyon ve emek gerektirir. Toplumun gözünden kaçan, medyada pek yer bulamayan bu görünmeyen emek, aslında doğanın yeniden doğuşudur.
Ormanlar yanarken sadece yeşil değil, aynı zamanda ekolojik denge, hava kalitesi, su kaynakları ve biyolojik çeşitlilik de zarar görür. Bu nedenle orman işletmeleri, sadece ağaç diken kurumlar değil, aslında doğanın doktorlarıdır.
*
“KİM YAKTI?” DİYE SORARIZ…
AMA ASIL SORU ŞU: “NE YANDI?”
Orman yangınları çıktığında vatandaş olarak hepimiz bir fikir yürütürüz.
Kimi der: “Defineciler yaktı.”
Kimi der: “Maden sahası açmak için yaktılar.”
Kimi der: “Vatana ihanet!”
Bu tartışmalar uzar gider… Herkesin bir teorisi vardır. Ama çoğu zaman şu basit gerçeği görmezden geliriz:
Karabük’ün ciğerleri yandı.
Ve sadece ağaçlar değil… O ormanların içinde yaşayan binlerce canlı,
Geyikler, tilkiler, sincaplar, kuşlar, börtü böcek…
Kimi kaçamadı, kimi dumanla boğuldu, kimi yangının ortasında kaldı.
Bir yangın, sadece doğayı değil, o doğanın dengesini, geçmişini ve geleceğini de yok eder.
O yüzden asıl sorulması gereken soru şu değil midir?
“Kim yaktı?” değil, “Ne yandı?”
Ve “Biz bu kaybın ardından ne yaptık, ne yapıyoruz?”
Ormanlar bir günde yanar, ama yeniden yeşermesi yıllar, hatta on yıllar alır.
İşte bu yüzden söylentiler değil, sorumluluklar konuşmalı artık.
*
Bu yangının asıl sorumlusu sadece yanan ormanlar mı?
Hiç düşündük mü bunu?
Ormanlarda yangın çıkabilir; bu doğanın kaderidir.
Ama o yangınlara karşı hazırlıklı olmak,
tedbir almak, risk haritaları oluşturmak,
erken uyarı sistemlerini kurmak,
ulaşım yollarını açık tutmak,
havadan ve karadan müdahale planlarını güncel tutmak…
Bunlar kimin görevi?
Orman İşletmeleri, Bölge Müdürlükleri ve Orman Genel Müdürlüğü’nün! Görevi değil mi?
Ne yazık ki Karabük’te yaşadığımız bu son yangın, bu kurumların bu sınavdan başarılı çıkamadığını gösterdi.
Yangın çıktıktan sonra yapılan müdahaleler gecikti,
bazı alanlara ulaşım sağlanamadı,
bazı bölgelerde ise havadan müdahale yetersizdi.
Bu yangın bize şunu açıkça gösterdi:
Orman Kanunlarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.
Türkiye’nin en büyük bütçesine sahip kurumu olan Orman Genel Müdürlüğü,
ve ona bağlı yapılar;
önleyici değil, reaktif kalmış durumda.
Kurumlar dersine iyi çalışmamış.
Ve en acısı ne biliyor musunuz?
Kurumlar sınavdan kaldı… Ama cezayı doğa çekti.
*
“EN BASİT HATA” DEMEYİN… ORMANI ATEŞE ATAR
Gördüğüm ve bizzat şahit olduğum en basit ama en can alıcı hatayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bundan birkaç yıl önce ormanın içlerine kısmi yollar açılmıştı.
Amacı gayet yerindeydi:
– Yangın anında ulaşım kolaylığı sağlansın.
– Alevler diğer bölgeye sıçramasın.
– Ekipler hızlıca müdahale edebilsin.
Fakat bu yollar açıldıkları gibi bırakılmış.
Ne bir bakım, ne bir temizlik, ne bir kontrol!
Zaman içinde bu yollar bakımsızlıktan otluk alana dönmüş.
Ve o otlar, bugün yangını taşıyan fitillere dönüşmüş durumda.
Araçların geçemeyeceği, müdahalenin mümkün olmadığı,
ve en acısı da yangının daha da büyümesine sebebiyet veren bir zemin haline gelmiş.
Bu; teknik değil, basit bir idari hata.
Ama sonucu koskoca bir ormanın kül olması…
Ve şimdi sormak gerekiyor:
Bu yollar neden kontrol edilmedi?
Her yıl milyonlarca lira ayrılan orman bütçesi, neden bu temel bakım işine dahi yönlendirilmedi?
Yoksa sadece kağıt üzerinde mi hazırlık yapılıyor?
Ormanın içindeki yollar bile sahipsizse, orman nasıl korunabilir?
*
Bu sadece bir yangın değil; geleceğimizin sınavıdır.
Karabük, Türkiye’nin en büyük orman havzalarından birine sahiptir.
Ancak Orman İşletme Müdürlüğü Karabük’te olmasına rağmen, Orman Bölge Müdürlüğü Kastamonu’dadır.
Bu kabul edilemez bir durumdur.
Buradan sesleniyorum:
AK Parti Karabük Milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç ve CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay…
Acilen, ama çok acilen Orman Bölge Müdürlüğü Karabük’e alınmalıdır.
Yerinde yönetim oluşturulmalıdır.
Bu yanan alanların yeniden dizaynı, rehabilitasyonu, ağaçlandırılması, yaban hayatının korunması ve takibi
Karabük merkezli bir yapıyla yürütülmelidir.
Lütfen bu çağrımızı dikkate alın.
Bu sadece bir idari mesele değil, Karabük’ün hayati meselesidir.
Sizlere düşen büyük bir görev var:
Liderlik.
Cem Şahin, Ali Keskinkılıç… Hadi şimdi görevinizi yapma zamanı.
*
Ve Bu Yangın Bize Bir Şeyi Daha Gösterdi…
Bütün olumsuzlukların, eksikliklerin, ihmallerin yanında…
Bu yangın bize bir gerçeği daha hatırlattı:
Dayanışmayı.
Duyarlılığı.
Yardımlaşmayı.
Karabük halkı, elinden ne geliyorsa yaptı.
Su taşıdı, yemek yaptı, el uzattı, dua etti.
Birlik ve beraberliğin en saf, en güzel örneğini ortaya koydu.
Teşekkürler Karabük Halkı…
Ayrıca bu süreçte canla başla çalışan
Sayın Valimiz Mustafa Yavuz’a,
Milletvekillerimize,
Belediye Başkanlarımıza,
Sivil toplum kuruluşlarına ve
sahada ter döken orman çalışanlarına da içten bir teşekkür borçluyuz.
Yangın bittiğinde sadece küller kalmaz…
Birlik de kalır, umut da…
Ve biz bu umudu yaşatacağız.
*
Halen daha Karabük’ün muhtelif yerlerinde yangınlar devam ediyor olsa da kısmen kontrol altına alınmış gözüküyor.
Allah bir daha böyle acılar göstermesin.
NOT: Değerli okuyucularımız artık dinlenme vakti, Eylül’de siz okuyucularımızla Allah nasip ederse buluşmak dileğiyle…
Kalın Sağlıcakla

Ormancı
•Sayın Zeki Akça, yazınızı okudum ve bazı eksiklikler var Kastamonu da orman bölge müdürlüğü var Sinop’ta bölge müdürlüğü var Bolu’da bölge müdürlüğü var fakat Karabük Zonguldak Bölge Müdürlüğüne bağlı gelin hep beraber Karabük Orman Bölge Müdürlüğü olması adına valimize milletvekillerimize belediye başkanımıza siyasi partiler hep birlikte olalım Türkiyenin alansal olarak en çok orman alanına sahip Karabük ilimize Orman bölge müdürlüğünü kazandıralım ve teknik olarak evraksal olarak sorunumuz yokken Karabük’e gelin bir Bölge Müdürlüğü kazandıralım. Orman Genel Müdürlüğü çok büyük bir bütçeye sahip doğrudur. Fakat ilimizde yaşanan bu yangın felaketi doğanın bize verdiği bir derstir. Orman işçileri orman çalışanlarımız müdürümüz elinden gelen herşeyi yaptılar bu kadar büyük bir yangın felaketinde muhakkak ki bazı aşamalarda eksiklikler olur. Ama bu yangın sahasında arazi şartları hava koşulları orman işletmesinde ki çalışanlarımızın hakkını yemek olur Karabük halkı kurumlarımız ve orman teşkilatımız elinden geleni yaptimıştır. EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜRÜ BİR BORÇ BİLİRİZ. ALLAH BİZLERE BİR DAHA BÖYLE BÜYÜK BİR FELAKET GÖSTERMESİN