Şafak Zeki AKCA yazdı,
Karabük Üniversitesi bünyesinde uzun yıllardır bilimsel çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ile eşi Prof. Dr. Eda Öz Çelikbaş, aynı dönemde profesörlük unvanına hak kazanarak başarı elde ettiler.
Akademisyen çiftin eş zamanlı yükselişi yalnızca üniversite çevresinde değil, şehir genelinde de büyük bir takdirle karşılandı. Çünkü bu başarı; tesadüfün değil, yıllara yayılan emeğin, fedakârlığın ve bilim aşkının sonucu.
*
Önce hakkını teslim edelim…
Ersin Çelikbaş öyle “sıradan bir akademisyen” değildir.
Uzun yıllardır tanırım.
Mesleğini yapanlardan değil…
Mesleğine âşık olanlardandır.
Kazı alanlarında sabahın ilk ışığıyla başlayan mesaisi, akşamın karanlığına kadar sürer.
Toprağın altındaki tarihi gün yüzüne çıkarırken gösterdiği titizlik, sabır ve disiplin; onun bilim insanı kimliğinin en net göstergesidir.
Özellikle Eskipazar’daki kazı çalışmalarında ortaya koyduğu emek, sadece akademik dünyada değil, Karabük’ün kültürel hafızasında da iz bırakmıştır.
Bu şehir, geçmişini tanıyacaksa…
Bunda Ersin Çelikbaş gibi isimlerin payı büyüktür.
Bugün aldığı Profesörlük unvanı, bir sürpriz değil;
Uzun bir emeğin, sabrın ve bilimsel kararlılığın doğal sonucudur.
Ben şahsen bu unvanın kendisine hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Ve şundan eminim:
Bu başarı bir son değil.
Karabük’e yapılacak daha büyük hizmetlerin sadece başlangıcıdır.
Karabük Üniversitesi ne yapıyor?
Sessiz sedasız akademisyen yetiştiriyor.
Evet,
Gündeme çok çıkmıyor olabilir.
Manşetlere çok taşınmıyor olabilir.
Ama Karabük Üniversitesi içinde ciddi bir akademik damar oluştuğu artık inkâr edilemez.
Demek ki doğru zemin kurulunca sonuç geliyor.
Kalın Sağlıcakla
