Reklam
Reklam
7257
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Bu Haberleri Yazmak İstemiyorum

Dün yine bir kaza haberi geldi…
Refleks haline gelmiş artık; hemen detaylara baktım. Olay yeri, zamanı, plakaları kontrol ettim…
Bir gazeteci olarak bunu yapmam gerekiyor, ama içimde başka bir ses de fısıldıyor:
“Tanıdık biri mi acaba?”

Her haberde bir ihtimal vardır.
O isimlerden biri sevdiklerinizden biri olabilir.
Haberci olmak demek duygularını bir kenara bırakmak değildir aslında…
Bizler de insanız. Bizler de acı çekiyoruz, üzülüyoruz, sarsılıyoruz.

Bundan iki hafta önce, arkadaşımı kaybettim…
Motor kazasında.
Motosiklet sesine karışan bir sessizlik kaldı geriye.

Yakın çevremde motor kullanan çok kişi var.
Kimi için özgürlük, kimi için tutku…
Ama ben her seferinde “Dikkat et” demekten kendimi alamıyorum.
Belki bir dua gibi, belki de artık bir alışkanlık oldu.
Bazen de takılıyorum onlara: “Kanka, bir gün senin haberini yazacağım” diye.
Aslında orada espri yaparken, içimde büyük bir korku gizlice hatırlatıyor kendini. Dile getirmiyorum.

Evet, kaza kaçınılmazsa olur, kaderse olur.
Ama şu “iki teker” var ya…
Güvenliği yok denecek kadar az.
Desem ki “Motosiklet yasaklansın, kimse binmesin,” biliyorum, tepki yağar.
Ama inanın, hiç problem değil.
Çünkü ben artık her motosiklet kazasında bir canın daha gidişini ne yazmak ne duymak ne de görmek istiyorum…

Haberci olmanın en zor yanı, kelimelere sığdıramadığın duygularını gizli tutmak.
Ama ben bugün tutmadım.
Bugün yazmak istedim.
Belki birilerine ulaşır,
Belki birileri bu satırları okurken kaskını biraz daha sıkı bağlar …

Belki de birinin hayatı kurtulur, kim bilir…