Reklam
Reklam
2123
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Bugünün İhmali, Yarının Felaketi Bir Nesil Gidiyor, Farkında mıyız? Disiplin Gitti, Tehlike Geldi…

Şafak Zeki Akca yazdı

Bizim kuşak konuşmaya başladığında hep aynı yerden girer:
Eskiden…

Evet, eskiden.
Çünkü anlatacak şey var.

Bizim ilkokul, ortaokul yıllarımız bugünkü gibi “rahat” değildi.
Kimse kusura bakmasın…
Bugünün gençliğiyle kıyas kabul etmez.

Disiplin vardı.
Öyle tabelada yazan değil…
İçimize işleyen cinsten.

Evde baba otoritesi vardı.
Anne bakışı yeterdi.
Okulda öğretmen vardı.
Adı geçince bile toparlanırdık.

Korkardık.
Evet, korkardık.
Ama o korku adam ederdi.

Zenginmiş, fakirmiş… kimse umursamazdı.
Çünkü herkes aynıydı.

Aynı önlük.
Aynı sıra.
Aynı kurallar.

Şimdi bakıyorum…
Disiplin yok, sınır yok, çekinme yok.

Ama herkes “özgür”.

Özgür de…
Ne kadar doğru, orası tartışılır.

*

Son on yılda eğitimde bir şeyler değişti.
Ama iyiye mi gitti? Tartışılır.

Ailelerde başka bir kırılma yaşandı.
“Saldım çayıra, Mevlam kayıra” anlayışı aldı başını yürüdü.
Çocuk var… ama sorumluluk yok.

Sınır koymak yok.
“Hayır” demek yok.
Disiplin neredeyse suç gibi görülüyor.

Üstüne bir de sınırsız özgürlük masalı anlatıldı çocuklara.
Özgürlük var…
Ama rehber yok.
Özgürlük var…
Ama sorumluluk yok.

Bir de sosyal medya gerçeği var.
Denetimsiz.
Sınırsız.
Filtre yok.

Çocuk dediğin daha kim olduğunu bilmiyor…
Ama dünyanın en karanlık yüzleri cebinde.

Sonra ne oluyor?

Öfke birikiyor.
Kontrol kayboluyor.
Gerçeklik duygusu siliniyor.

Ve en acı tablo:
Okula bilgiyle değil…
Silahla gelen çocuklar.

Tüfekle.
Tabancayla.
Adeta cephanelikle…

Ortaya çıkan manzara bir tesadüf değil.
Bu, yıllardır adım adım kurulan bir düzenin sonucu.

Acı ama gerçek.

*

Devletin eğitim sistemiyle ilgili artık gerçek adımlar atması gerekiyor.
Çünkü mesele sadece okul değil.
Sadece öğretmen de değil.

Aile ayağı çökerse, sistem de çöker.

Bugün birçok ailede o eski sorumluluk bilinci yok.
Eskiden ne derdi anne-baba?
“Eti senin, kemiği benim.”

Bu sözün içinde bir teslimiyet vardı.
Bir güven vardı.
Bir sorumluluk paylaşımı vardı.

Şimdi?

Ne aile sorumluluk alıyor,
ne çocuk sınır tanıyor,
ne de sistem net bir duruş koyabiliyor.

Ortada bir boşluk var.
Ve o boşluk her geçen gün büyüyor.

Eğer devlet net, somut ve kararlı adımlar atmazsa…
Eğer aileler de “benim çocuğum” demenin hakkını vermezse…

Durum sadece kötü değil.
Vahim.

*

Asıl beka meselesi de budur.

Ne ekonomi tek başına…
Ne siyaset…
Ne de gündelik tartışmalar…

Bir ülkenin asıl beka sorunu;
nasıl nesil yetiştirdiğidir.

Eğer çocuklar yönsüz büyüyorsa,
Eğer aile sorumluluktan kaçıyorsa,
Eğer eğitim sistemi karakter inşa edemiyorsa…

Tehlike dışarıda değil.
İçeride.

Sessiz.
Ama derin.

Bugün görmezden gelinir…
Yarın bedeli ağır ödenir.

Çünkü mesele basit değil.
Bu doğrudan geleceğin meselesi.

Ve evet…
Asıl beka sorunu tam da budur.

Kalın Sağlıcakla