Reklam
Reklam

BUYURUN DOSTLAR, HALİL İBRAHİM SOFRASINA…PAHALI ORGANİZASYONLAR…

Şafak Zeki Akca Avatarı
Şafak Zeki Akca
22 Şubat, 2026 13:49 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Şafak Zeki Akca yazdı…

Ramazan…

“On bir ayın sultanı” dediğimiz; rahmetin, bereketin ve arınmanın ayı…
İbadetin ayı…
Zekâtın ayı…
Sadakanın ayı…

Bu ayda yapılan her hayrın katbekat karşılık bulacağına inanırız. Dualar daha içten, gönüller daha yumuşaktır. Buna sözümüz yok…

Buna itirazımız yok…

Ramazan’ın en güzel yanı aynı sofrada buluşmaktır. Aynı ekmeği bölmek, aynı hurmayla oruç açmak, aynı duaya “âmin” demektir.

Ama zihnimizin bir köşesinde duran bir soru var:

Ramazan gerçekten paylaşmanın mı ayı,
yoksa paylaşır gibi görünmenin mi?

Bugün birçok yerde kalabalık iftar sofraları kuruluyor.

Gösterişli masalar…

Işıklar…

Süslü davetiyeler…

Protokol sıraları…

Basın köşeleri…

Sosyal medya paylaşımları…

PAHALI organizasyonlar…

Özellikle bazı vakıf ve dernekler için Ramazan adeta vitrin ayına dönüşmüş durumda.
İftar programları…

Protokol konuşmaları… Fotoğraf kareleri…

Oysa bu topraklarda vakıf geleneği başkadır.

Vakıf; adını gizleyen hayır sahibidir.
Vakıf; gece kapıya bırakılan erzak kolisidir.
Vakıf; kimseye minnet ettirmeden uzatılan eldir.

Elbette o sofralarda da bereket vardır.
Ama o sofralarda gerçekten ihtiyaç sahibinin yeri var mı?

Asıl mesele bu.

Gösterişli yapılan ibadet…
Gösterişli verilen zekât…
Gösterişli dağıtılan sadaka…

İyilik alkış ister mi?

Hayır.

Zekâtın makbulü, sağ elin verdiğini sol elin bilmemesidir.
Sadakanın kıymetlisi, mahcup etmeden ulaştırılandır.
İftarın bereketi ise gerçekten aç olanla bölüşülendir.

Ramazan vitrin ayı değildir.
Ramazan vicdan ayıdır.

Eğer kurulan sofralarda gerçekten ihtiyaç sahipleri yoksa…
Eğer yardımlar fotoğraf karesine sığacak kadar planlıysa…
Eğer ibadetler görünür olma kaygısıyla yapılıyorsa…

O zaman sormamız gerekir:

O sofralarda maneviyat mı ağır basıyor,
yoksa gösteriş mi?

Ramazan’ın ruhu sadelikken biz neden ihtişama yöneliyoruz?
Bu ay açın halini anlamak için değil mi?
Bir lokmanın kıymetini bilmek için değil mi?
Nefsi terbiye etmek için değil mi?

Halil İbrahim sofrası; herkese açık sofra demektir.
Kapısında protokol listesi olmayan…
Davetiyesi olmayan…
Fotoğrafçısı olmayan…
Ama duası olan bir sofra…

Gerçek Ramazan; komşusunun kapısını çalan, kimse görmeden bir poşet bırakan, bir yetimin başını okşayan, bir garibin gönlünü alan Ramazan’dır.

Gösteriş azaldıkça samimiyet artar.
Işıklar söndükçe vicdan parlar.

Buyurun dostlar…

Kalabalık masalara değil,
Gönül sofralarına oturalım.

Çünkü Ramazan; görünmek için değil, arınmak içindir.
Ramazan; organizasyon değil, samimiyettir.
Gösteri değil, gönüldür.

Vakıflar bu ayda gerçekten yük taşımalı.
Reklam değil, sorumluluk üstlenmeli.
Protokol masaları değil, mahalle araları kurulmalı.

Çünkü asıl iftar;
Aç olanın sustuğu değil,
Aç olanın doyduğu sofradır.

Ramazan vitrin değildir.
Ramazan vicdandır.

Kalın Sağlıcakla

Yorumlar

  1. [email protected]

    Çok güzel kalemime yüregine saglık allaj razı olsun

Yeni yorumlara kapalı.

Yazarın Kaleminden

Tümünü Oku

Haber Sıralaması

Genel

Türkiye’nin En Kalabalık Köyü Karabük’te

Asayiş

28 yaşındaki genç evinde ölü bulundu, kız arkadaşı gözaltında

Genel

Eskipazar Millet Bahçesi Hizmete Açıldı

Bartın

Bartın’da şiddetli fırtına: ağaçlar Otomobillerin üzerine devrildi

Bolu’da polis ekipleri kaza yapan aracı iterek trafiği rahatlattı

Video Haberler