Şafak Zeki Akca yazdı.
Bazı kelimeler vardır…
Söylenip geçilmez.
İnsanın zihninde değil, doğrudan gönlünde yer eder.
“YAKIN” da öyle bir kelime…
Bir makama yakın olmak değildir mesele.
Bir sofraya, bir sokağa, bir insanın derdine yakın olabilmektir.
Kalabalıkların önünde konuşmak kolaydır.
Protokolde görünmek kolaydır.
Asıl kıymetli olan; çarşıda, pazarda, kaldırımlarda hissedilebilmektir.
İnsanlar artık büyük vaatlerden çok, kendilerine dokunanları arıyor.
Bir selam verenleri…
Bir hatır soranları…
Bir çocuğun başını okşayanları…
Bir yaşlının elini tutanları…
Yakın olmak bazen bir esnafın çayına ortak olmaktır.
Bazen cenazede omuz vermek…
Bazen düğünde tebessüm etmek…
Bazen de hiç konuşmadan, sadece dinlemeyi bilmektir.
Millet şunu hemen anlar:
Kim gerçekten yanında…
Kim sadece görünmek için orada…
O yüzden “Başkan Herkese YAKIN” sözü sıradan bir slogan gibi durmuyor.
Bir anlayışı anlatıyor.
Makamla millet arasına duvar örmeyen bir anlayışı…
Çünkü siyaset bazen büyük projelerle değil;
İnsana verilen değerle hafızada kalır.
Ve günün sonunda geriye şunlar kalır:
Bir samimiyet…
Bir selam…
Bir dokunuş…
Bir de insanların dilindeki şu cümle:
“Özkan Başkan bize yakındı…”
*
Geçtiğimiz hafta Özkan Çetinkaya bir basın toplantısı yaptı.
Projeler anlatıldı.
Rakamlar açıklandı.
Hizmetler sıralandı.
Onları zaten herkes yazdı.
Ben başka bir şeye baktım.
Çünkü bazen insanın ne söylediğinden çok, nasıl söylediği kalır akılda.
Ve o toplantıda sık sık şu duygu geçti insanın içinden:
“Özkan Başkan herkese YAKIN.”
Bir…
Salona girişinden itibaren ölçülü bir görüntü vardı.
Gösteriş yok.
Şatafat yok.
Sade bir takım elbise.
Dik bir duruş.
Ama en önemlisi şu:
Mesafe koyan bir siyasetçi görüntüsü vermedi.
Sanki kürsüde değil de mahallenin içinde konuşuyordu.
Belki de vatandaşın sevdiği taraf biraz bu.
Çünkü Karabük insanı samimiyeti çabuk hisseder.
Yapmacığı da hemen anlar.
İki…
Konuşurken acele etmedi.
Cümlelerini tane tane kurdu.
Özellikle seçim vaatlerinin büyük bölümünü tamamladıklarını anlatırken yüzündeki ifade dikkat çekiciydi.
Ezber okuyan bir siyasetçi havası yoktu.
İnanmış bir yönetici görüntüsü vardı.
İnsan bazen bunu hisseder.
Bir kişi yaptığı işe gerçekten inanıyorsa…
O duygu salona geçer.
O toplantıda biraz böyle bir hava vardı.
Ve salonda dolaşan görünmeyen cümle şuydu:
“Özkan Başkan herkese YAKIN.”
Üç…
Üslubunu bozmadı.
Bağırmadı.
Polemik üretmedi.
Kimseyi hedef göstermedi.
Sakin ama kontrollü konuştu.
Bugün siyasette belki de en çok eksik olan şey bu.
İnsanlar artık sadece hizmete bakmıyor.
Üsluba da bakıyor.
Karabük’te yıllardır farklı belediye başkanları geldi geçti.
Kimi sertti.
Kimi fazla resmi kaldı.
Kimi vatandaşla arasında görünmez duvarlar kurdu.
Ama Özkan Çetinkaya için sokakta en çok kurulan cümlelerden biri şu:
“Başkan herkese YAKIN”
Dört…
Toplantının en dikkat çeken anı ise sert mesaj verdiği bölümdü.
Belediyenin yaptığı hizmetlere zarar verenlere yönelik konuşurken sesi biraz daha netleşti.
Ama öfkeye dönüşmedi.
Halkın anlayacağı dili kullandı.
Öyle diplomatik cümlelerin arkasına saklanmadı.
Karabük tabiriyle söyleyelim:
Biraz racon kesti.
Mesaj açıktı:
“Bu şehrin malına zarar verene göz yumulmayacak.”
Ve galiba vatandaş bazen bunu duymak istiyor.
Çünkü belediye başkanı sadece asfalt anlatmaz.
Bazen şehrin huzuruna sahip çıkacağını da hissettirir.
Kalın Sağlıcakla
