Reklam
Reklam
2742
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
1

ÜÇ: Rektör Fatih Kırışık’ın Karabük’e Kazanımları

Şafak Zeki Akca yazdı.

Karabük uzun yıllardır aynı cümlelerin içinde dolaşan bir şehirdi.

Demir-çelik…
Sanayi…
Emek…
Cumhuriyetin ilk ağır sanayi hamlesi…

Bunların hepsi doğruydu. Ama bir şehir sadece geçmişiyle yaşayınca, bir süre sonra kendi içine kapanmaya başlıyor.

Son dönemde ise Karabük’te başka bir hareketlilik dikkat çekiyor. İşte burada Karabük Üniversitesi ve Rektör Fatih Kırışık ismi öne çıkıyor.

Kim ne derse desin…

Karabük Üniversitesi artık daha görünür.

Eskiden üniversite kendi kampüsünde yaşayan bir yapı gibiydi. Şehir ayrı akıyordu, üniversite ayrı… Son dönemde bu mesafenin azaldığı hissediliyor. Festival organizasyonları, sosyal projeler, akademik çalışmalar ve şehirle kurulan temas, üniversiteyi biraz daha Karabük’ün içine taşıdı.

Bu küçümsenecek bir şey değil.

Çünkü Anadolu şehirlerinde en büyük problem bazen imkânsızlık değil, hareketsizlik oluyor. İnsanlar aynı gündemlerin içinde dönüp duruyor. Yeni bir şey olduğunda ise önce şaşırıyor, sonra tartışıyor.

Karabük’te yaşanan tam olarak bu.

Fatih Kırışık için kimisi “vizyon sahibi” diyor…
Kimisi “fazla ön planda” diyor…
Kimisi de yapılan işleri yeterli bulmuyor…

Ama herkesin kabul ettiği ortak bir gerçek var:

Karabük Üniversitesi bugün dünden daha fazla konuşuluyor.

Özellikle festival süreciyle birlikte Karabük’ün adı Türkiye’nin farklı şehirlerinde duyuldu. Üniversitenin sosyal bilimler alanında ortaya koyduğu çalışmalar dikkat çekti. Öğrenciler şehirle daha fazla temas etmeye başladı. Kampüs sınırlarının dışına taşan bir üniversite görüntüsü oluştu.

Bir başka önemli nokta da şu:

Karabük artık sadece sanayiyle değil, kültürel ve sosyal organizasyonlarla da anılmaya başladı.

Belki en büyük kazanım budur.

Çünkü şehir dediğiniz şey yalnızca bina yapmakla büyümez. Şehrin ruhunun da hareket etmesi gerekir. İnsanların şehre yeniden bakması gerekir. Heyecan oluşması gerekir.

Elbette eleştiri olacak.

Zaten eleştiri olmayan yerde gelişme de olmaz. Ama Karabük’te bazen şöyle bir problem var: Yapılan işi konuşmaktan çok, yapan kişiyi konuşuyoruz.

Önce niyet tartışılıyor, sonra ortaya çıkan sonuç…

Oysa mesele basit:

Karabük’te bir hareket oluştu mu?
Evet.

Üniversite şehirle daha fazla temas ediyor mu?
Evet.

Karabük daha görünür hale geldi mi?
Evet.

Asıl önemli olan bundan sonrası.

Çünkü bir kez organizasyon yapmak kolaydır. Zor olan devam ettirebilmektir. Bir kez gündem olmak kolaydır. Zor olan sürdürülebilir hale gelmektir.

Karabük’ün önündeki gerçek sınav da burada duruyor.

Eğer bu enerji devam ederse…
Üniversite ile şehir arasındaki bağ güçlenirse…
Karabük kendini sadece geçmişiyle değil, yeni hikâyeleriyle de anlatmaya başlarsa…

İşte o zaman bugün yapılan tartışmaların gerçekten bir anlamı olacak.

Kalın Sağlıcakla